Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Serdar Al, astımda doğru ve uzun süreli tedavinin çocukların gelecekteki akciğer sağlığı açısından hayati önem taşıdığını bildirdi.

Yeşilay’dan sosyal medya kullanımı uyarısı
Yeşilay’dan sosyal medya kullanımı uyarısı
İçeriği Görüntüle

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, koşarken durmak zorunda kalan ya da geceleri öksürükle uyanan çocuklarda astım çoğu zaman yalnızca atak dönemlerinde hatırlanan bir hastalık gibi görülüyor. Ancak belirtiler ortadan kalksa bile akciğerlerde kronik sürecin devam ettiği vurgulanıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Serdar Al, astımın sadece öksürük, hırıltı veya nefes darlığıyla sınırlı bir hastalık olmadığını belirtti. Al, “Şikayetler olmasa bile akciğerlerde kronik ve süreğen bir enflamasyon devam eder. Solunum yollarında sürekli varlığını sürdüren sessiz bir yangın gibidir. Bu yangın bazen alevlenir, bazen ise yalnızca dumanıyla kendini belli eder.” ifadelerini kullandı.

“Amaç Sessiz Yangını Söndürmek”

Astım tedavisindeki temel hedefin bu enflamasyonu baskılamak olduğunu kaydeden Al, tedavi sürecinde mutlaka yangıyı kontrol altına alacak ilaçların yer alması gerektiğini belirtti. Aksi halde solunum yollarında kalıcı daralmalar gelişebileceğine dikkat çeken Al, bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini ifade etti.

Astım tedavisinin amacının çocukların günlük yaşamdan kopmaması olduğunu vurgulayan Al, çocukların spor yapabilmesi, beden eğitimi derslerine rahatça katılabilmesi ve uzun vadede akciğer fonksiyonlarının korunmasının en önemli hedef olduğunu dile getirdi.

Astımda Doğru Ve Uzun Süreli Tedavi Çocukların Akciğer Sağlığını Koruyor (2)

Erken Tedavi KOAH Riskini Azaltıyor

Sık buhar tedavisi gerektiren, yılda üçten fazla atak yaşayan, ağızdan ya da damardan kortizon kullanmak zorunda kalan veya hastane yatışı gereken çocuklarda uzun vadeli koruyucu tedavinin şart olduğunu belirten Al, bu tedavilerin normal bir yaşam için kritik rol oynadığını aktardı.

Çocukluk çağında en sık alerjik astımın görüldüğünü hatırlatan Al, “Erken dönemde düzenli tedavi ve takip, ilerleyen yaşlarda KOAH gibi ciddi solunum hastalıklarının gelişmesini önlemede büyük avantaj sağlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi