Sağlık Bakanlığının Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), 2025 yılında tarihi bir yoğunluğa sahne oldu. Yıl boyunca sistem üzerinden 388 milyon 95 bin 539 randevu oluşturuldu.
Bu rakam, MHRS’nin yalnızca bir randevu platformu olmadığını, sağlık hizmetlerine erişimde temel bir dijital altyapıya dönüştüğünü gösterdi.
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda sürdürülen çalışmalarla birlikte hem hastanelerdeki yük azaltıldı hem de vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşması sağlandı.
Koruyucu sağlık politikaları, dijital çözümler ve yerli üretim hamleleriyle 2025, sağlık alanında birçok başlığın öne çıktığı bir yıl oldu.
MHRS’DE GÜNLÜK ORTALAMA 1,7 MİLYON RANDEVU VERİLDİ
MHRS, 2025 boyunca Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezleri ile aile hekimliklerinde yoğun biçimde kullanıldı.
Günlük ortalama randevu sayısı 1,7 milyona ulaştı. Yapılan teknik düzenlemeler sayesinde 81 ilde 72 branşta, 73 ilde ise tüm branşlarda aynı güne randevu verilebilir hale gelindi.
Bu iyileştirmeler, randevu bekleyen hasta sayısını 4 milyondan 400 binin altına düşürdü. Bekleme oranındaki yüzde 90’lık azalma, sistemin etkinliğini somut biçimde ortaya koydu.
Ayrıca şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları için MHRS’de randevu önceliği tanındı.
KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ VE ERKEN TEŞHİS ÇALIŞMALARI
2025’te koruyucu sağlık hizmetleri ön plana çıktı. 40-69 yaş arasındaki 1 milyon 40 bin 885 kişiye mamografi taraması yapıldı.
Ulusal Mamografi Raporlama Sistemi sayesinde son bir yılda 25 binden fazla kadında kanser erken evrede tespit edildi. Ücretsiz kanser taramalarına katılımı artırmak amacıyla yaklaşık 15 milyon vatandaşa SMS yoluyla bilgilendirme yapıldı.
Hastalık Yönetim Platformu üzerinden diyabetten obeziteye kadar birçok kronik hastalık için 69 milyon tarama ve 43,6 milyon izlem gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, hastalık ortaya çıkmadan önce risklerin belirlenmesine katkı sağladı.
AŞI TAKVİMİ GENİŞLEDİ, YENİ UYGULAMALAR BAŞLADI
Çocukluk çağı aşı takviminde önemli değişiklikler yapıldı. Hepatit B ve beşli karma aşıyı birleştiren Altı Bileşenli Karma Aşı uygulamaya alındı.
Bunun yanında Tetanos-Difteri-Aselüler Boğmaca (TDAB) aşısı da programa eklendi. Bu adımlar, bağışıklama hizmetlerinin daha bütüncül yürütülmesini hedefledi.
Aile hekimliklerinde akupunktur ve fitoterapi gibi tamamlayıcı tıp uygulamalarının başlaması da dikkat çeken yenilikler arasında yer aldı.
DİJİTAL SAĞLIK UYGULAMALARI YAYGINLAŞTI
e-Nabız sistemi, 2025’te daha fazla hizmet sunar hale geldi. “NeyimVar?” uygulamasıyla 5,9 milyon kişi belirtilerine göre doğru branşa yönlendirilerek randevu aldı.
Evde Sağlık Yönetim Sistemi’ne entegre edilen e-Rapor uygulaması sayesinde 80 yaş üstü ve tam bağımlı bireylere ait yüz binlerce rapor otomatik yenilendi.
Dijital organ bağışı uygulamasıyla ekim ayından itibaren 45 binden fazla vatandaş e-Nabız üzerinden bağış beyanında bulundu. Yapay zeka destekli Risk Esaslı Denetim Sistemi ise denetimlerde yüzde 90’ın üzerinde başarı sağladı.
ÜRETEN SAĞLIK MODELİYLE YERLİ TEKNOLOJİLER ÖNE ÇIKTI
“Üreten Sağlık” modeli kapsamında 41 yerli ürün geliştirme projesi başlatıldı. ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen yerli kalp-akciğer makinesi test aşamasını başarıyla geçti.
Yerli sürekli glikoz izleme cihazının üretimi tamamlanarak klinik çalışmalara başlandı. CAR-T hücre tedavisi, mobil dijital röntgen cihazı ve ev tipi mekanik ventilatör gibi projeler sağlık teknolojilerinde yerli kapasitenin arttığını gösterdi.
Ayrıca SMA ilacının yerli üretimi için imzalanan protokolle 2026 hedefi belirlendi.




