Samsun’un Bafra ilçesinde yer alan ve bölgenin en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilen İkiztepe Höyüğü’nde bu yılki kazılarda dikkat çekici bir buluntuya ulaşıldı. Kazılarda, milattan önce 4. bin yıla tarihlendirilen ve yoğun olarak midye kabuklarının bulunduğu bir katman ortaya çıkarıldı. Bu keşif, yerleşimde yaşayan toplulukların beslenme alışkanlıklarına ışık tutuyor.
İkiztepe köyü sınırları içerisinde bulunan höyükte 51 yıl önce başlayan kazılar kesintisiz olarak devam ediyor. Bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 15 bin buluntu, bölgede milattan önce 4500 ile 2000 yılları arasında sürekli bir yaşam olduğunu gösteriyor. Bu yılki çalışmalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yürütülüyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve kazı başkanı Doç. Dr. Aslıhan Beyazıt, elde edilen bulguların Anadolu arkeolojisine önemli katkılar sunduğunu belirtti.
AKDENİZ MİDYESİ İZLERİ DİKKAT ÇEKTİ
Doç. Dr. Beyazıt, kazılarda yoğun şekilde yeşil milli toprağa rastladıklarını ve bu toprak içinde çok sayıda midye kabuğu bulduklarını ifade etti. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapılan analizler sonucunda bu kabukların günümüzde de tüketilen ve “Akdeniz midyesi” olarak bilinen türden olduğu saptandı. Bu durum, İkiztepe halkının binlerce yıl önce besin ekonomisini su ürünleri üzerine yoğunlaştırdığını ortaya koyuyor.
Kazı ekibinin incelemelerine göre, o dönem yaşayan topluluklar midyeleri lagünlerden doğrudan taşımak yerine kumuyla birlikte bölgeye getirdi. Böylece höyüğün farklı alanlarında yeşil renkte, midye kabuklarıyla dolu katmanlar oluştu. Bu bulgu, sadece beslenme alışkanlıklarına değil, aynı zamanda dönemin ekonomik faaliyetlerine de dair önemli ipuçları sunuyor.

İKLİM VE TOPLUM YAPISI ÜZERİNE YENİ VERİLER
İkiztepe Höyüğü’nde sürdürülen yarım asrı aşkın kazılar, sadece günlük yaşamı değil, aynı zamanda toplum yapısını ve çevresel değişiklikleri de anlamaya katkı sağlıyor. Doç. Dr. Beyazıt, bölgedeki besin ekonomisindeki değişimlerin yanı sıra iklimsel ve çevresel faktörlerin de toplumsal yapıyı etkilediğini vurguladı.
Bu nedenle İkiztepe’de disiplinler arası araştırmaların daha da önem kazandığını ifade eden Beyazıt, hedeflerinin toplumun sosyal, ekonomik ve çevresel dönüşümünü kapsamlı şekilde anlamak olduğunu söyledi. Elde edilen bulgular, Anadolu’nun tarih öncesi dönemlerine dair yeni verilerin ortaya konulmasına olanak tanıyor.




