Suriye’de yıllarca süren savaşın geride bıraktığı yıkım, milyonlarca insanın hayatını kökten değiştirdi. Bu hikâyelerden biri de Şam’ın doğusundaki Kabun Mahallesi’nde doğup büyüyen Yamen Abdülbari’ye ait.

Esed rejiminin saldırıları sırasında ailesinden 47 kişiyi kaybeden Abdülbari, geride kalan tek hatıra olan evinin anahtarını 15 yıl boyunca yanında taşıdı. Yıllar sonra yıkılmış mahallesine geri dönen Abdülbari için bu anahtar artık sadece geçmişin değil, yeniden başlama umudunun da sembolü. Enkazın ortasında bile memleketine dönmeyi seçen Abdülbari’nin hikâyesi, savaşın yıkıcılığı kadar insanın direncini de gözler önüne seriyor.

SAVAŞIN GÖLGESİNDE KAYBEDİLEN BİR HAYAT

Abdülbari ailesi, Suriye’de rejime karşı durdukları için ağır bedeller ödeyen binlerce aileden biri oldu. Tutuklamalar, işkenceler ve zorla yerinden edilme süreci, ailenin hayatını altüst etti. Savaş yıllarında Abdülbari’nin dört kardeşi de dahil olmak üzere toplam 47 akrabası hayatını kaybetti. Bu kayıplar, yalnızca bir ailenin değil, bir toplumun yaşadığı büyük acının yansıması olarak hafızalara kazındı.

Kabun Mahallesi ise bu yıkımın en çarpıcı örneklerinden biri haline geldi. Rejim güçleri tarafından büyük ölçüde tahrip edilen mahallede binaların yaklaşık yüzde 90’ı yerle bir edildi. Bir zamanlar kalabalık ailelerin yaşadığı, çocuk seslerinin yükseldiği sokaklar bugün sessiz ve harabe halde. Abdülbari için bu manzara, hem kayıplarının hem de geçmişinin somut bir hatırlatıcısı.

Kütahya’da trafikte bayram yoğunluğu yaşandı
Kütahya’da trafikte bayram yoğunluğu yaşandı
İçeriği Görüntüle

15 YIL SAKLANAN ANAHTARIN ANLAMI

Abdülbari’nin yıllar boyunca sakladığı ev anahtarı, sıradan bir eşya olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. O anahtar, çocukluğunu, ailesini ve kaybettiği huzurlu günleri temsil ediyor. Her kapıyı açtığında hissettiği güven duygusunu hatırlatan bu küçük nesne, onun için geçmişle kurduğu en güçlü bağlardan biri.

Ancak bu anahtar sadece geçmişi simgelemiyor. Abdülbari’ye göre aynı zamanda yeni bir başlangıcın da işareti. Yıkılmış bir evin kapısını açamayacak olsa bile, o anahtarın temsil ettiği değerler hâlâ canlı. Umut, aidiyet ve yeniden kurma arzusu… Tüm bunlar, savaşın yarattığı yıkıma rağmen varlığını sürdürüyor.

YILLAR SONRA MEMLEKETE DÖNÜŞ

2014 yılında Kabun’dan ayrılmak zorunda kalan Abdülbari, önce Suriye’nin kuzeyine, ardından Avrupa’ya sığındı. Ancak yıllar geçse de memleketine duyduğu özlem hiç azalmadı. Rejimin yıkılmasının ardından ülkesine dönme kararı alan Abdülbari, aradan geçen 15 yılın ardından yeniden doğduğu topraklara ayak bastı.

“Bir yığın moloz ya da hiçlik olsa bile ülkemize döndük” sözleri, onun bu kararlılığını özetliyor. Enkaz haline gelmiş bir mahalleye dönmek, çoğu insan için zor bir tercih olabilir. Ancak Abdülbari için bu dönüş, kaybettiklerini anmak ve yeniden başlamak anlamına geliyor. Memleketine dönme arzusu, tüm zorlukların önüne geçmiş durumda.

ACININ GÖLGESİNDE GECİKEN VEDALAR

Savaşın Abdülbari’ye bıraktığı en ağır yüklerden biri de kaybettiği yakınlarıyla vedalaşamamak oldu. Yıllar boyunca akıbeti bilinmeyen kardeşi Muhammed’in durumu, bu acının en somut örneklerinden biri. 2013 yılında tutuklanan Muhammed’den uzun süre haber alınamadı. Rejimin yıkılmasının ardından bir umutla bekleyen Abdülbari, sonunda kardeşinin hayatını kaybettiğini öğrendi.

Bu süreç, ailenin yıllar sonra taziye yapmasına neden oldu. Abdülbari, kardeşi için 13 yıl sonra taziye düzenlemek zorunda kaldıklarını anlatırken, savaşın sadece can kaybıyla değil, geciken vedalarla da derin izler bıraktığını vurguluyor.

ENKAZIN ORTASINDA YENİDEN UMUT

Bugün Kabun Mahallesi’nde ayakta kalan çok az yapı bulunuyor. Bir zamanlar yüzlerce ailenin yaşadığı sokaklar, artık savaşın izlerini taşıyan sessiz alanlara dönüşmüş durumda. Ancak Abdülbari için bu manzara, sadece bir yıkım değil; aynı zamanda yeniden inşa edilecek bir geleceğin başlangıcı.

Kaynak: AA