Artan enerji tüketimi ve soğutma ihtiyacı, modern teknolojinin en büyük sorunları arasında yer alıyor. Bu soruna çözüm arayan bilim insanları ise rotayı doğaya çevirdi.
Bal arılarının son derece gelişmiş yön bulma yeteneğinden ilham alan araştırmacılar, enerji tüketimini milyonlarca kat azaltabilecek yeni nesil GPS sistemleri üzerinde çalışıyor. Hedef, doğadaki verimliliği teknolojiye birebir uyarlamak.
AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ YENİ PROJE
Avrupa Birliği bünyesinde faaliyet gösteren bir bilim ekibi, bal arılarının beyin yapısını model alan ultra düşük enerji tüketimli GPS çipleri geliştirmek üzere çalışmalara başladı. “InsectNeuroNano” adı verilen proje kapsamında, geleneksel elektronik sistemlerden tamamen farklı bir yaklaşım benimseniyor.
Araştırmacılar, bal arılarının minimum enerjiyle maksimum navigasyon performansı göstermesini teknolojiye aktarmayı amaçlıyor.
MUAZZAM ENERJİ VERİMLİLİĞİ HEDEFLENİYOR
Proje kapsamında geliştirilen işlemcilerin, bir tohum tanesinden bile küçük olması ve yalnızca mikrovat seviyesinde enerji harcaması planlanıyor.
Karşılaştırma yapıldığında, bir bal arısı saniyede trilyonlarca işlem gerçekleştirerek kusursuz bir yön bulma yeteneği sergilerken, aynı işlem yükünü üstlenen modern bir işlemci arıdan yaklaşık bir milyon kat daha fazla enerji tüketiyor. Bu fark, doğanın mühendisliğinin ne kadar ileri seviyede olduğunu gözler önüne seriyor.

NANOFOTONİK DEVRELERLE DOĞAL ZEKA TAKLİDİ
Lund Üniversitesi öncülüğündeki bilim insanları, klasik yapay zeka algoritmaları yerine ışığı yönlendiren nanofotonik devreler kullanıyor.
Bu teknoloji sayesinde çipler, harici bir işlem gücüne ihtiyaç duymadan konum belirleyebiliyor. Böylece hem enerji tüketimi hem de donanım yükü minimum seviyeye indiriliyor. Araştırmacılar, bu yaklaşımın GPS teknolojilerinde devrim yaratabileceğini ifade ediyor.
MİKRO ROBOTLAR İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR
Geliştirilen teknolojinin başarıya ulaşması halinde, ortaya çıkacak çiplerin birçok alanda kullanılması bekleniyor. Özellikle çevre kirliliğini temizleyen, inşaat faaliyetlerinde görev alan, tarımda tozlaşmayı artıran otonom mikro robotların bu sistemlerle donatılması planlanıyor.
Ancak uzmanlar, laboratuvar ortamında geliştirilen prototiplerin gerçek dünyada aktif olarak kullanılabilmesi için yaklaşık on yıllık bir geliştirme sürecine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.





