Uzmanlar, doğadan toplanan mantarların ölümcül zehirlenmelere yol açabileceğini belirterek özellikle 6 saatten sonra başlayan belirtilere dikkat çekti.
Sonbahar yağışlarının ardından ormanlık alanlarda mantarların görülmeye başlaması, doğadan mantar toplamaya yönelik ilgiyi artırıyor. Ancak yenilebilir ve zehirli mantarların birbirine benzemesi, bilinçsiz tüketim nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Özellikle kırsal bölgelerde doğadan toplanan mantarların tüketilmesi konusunda uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Zehirli mantarların bazı türleri mide ve bağırsak şikâyetlerine neden olurken bazıları karaciğer ve böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen ağır tablolara yol açabiliyor.
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, mantar zehirlenmelerinde belirtilerin ortaya çıkış süresinin önemli olduğunu belirtti. Bazı zehirlenmelerde şikâyetlerin ilk saatlerde görülebildiğini, bazı tehlikeli türlerde ise belirtilerin altı saat veya daha sonra başlayabildiğini ifade etti.
Uzmanlar, mantarın pişirilmesi, kaynatılması veya kurutulmasının her zaman zehirli maddeleri etkisiz hale getirmediğini vurgulayarak kaynağı bilinmeyen yabani mantarların tüketilmemesini öneriyor.
MANTAR ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELER?
Mantar zehirlenmesinde ortaya çıkan belirtiler, tüketilen mantarın türüne ve içerdiği toksinlere göre değişebiliyor.
Bazı kişilerde ilk birkaç saat içerisinde mide ve bağırsak şikâyetleri görülürken bazı zehirli mantarlarda belirtiler daha geç ortaya çıkabiliyor.
Mantar zehirlenmesinde görülebilecek belirtiler arasında bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, aşırı terleme, salya artışı ve baş dönmesi bulunuyor.
Daha ağır zehirlenmelerde bilinç değişiklikleri, karaciğer hasarı ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gelişebiliyor.
Uzmanlar, mantar tüketiminin ardından ortaya çıkan olağan dışı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor.

6 SAATEN SONRA BAŞLAYAN BELİRTİLERE DİKKAT
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, bazı mantar zehirlenmelerinde belirtilerin geç ortaya çıkmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Özellikle mantar tüketiminden altı saat veya daha uzun süre sonra başlayan bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi şikâyetlerin ağır zehirlenmelerin habercisi olabileceğini belirtti.
Bazı zehirli mantarların içerdiği toksinler, karaciğer ve böbreklerde ciddi hasara neden olabiliyor.
Bu tür zehirlenmelerde ilk saatlerde belirti görülmemesi, tüketilen mantarın güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
Ayrıca erken başlayan belirtilerin de zararsız kabul edilmemesi gerekiyor. Zehirlenme şüphesi bulunan kişilerin belirtilerin şiddetlenmesini beklemeden sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.
PİŞİRMEK VEYA KURUTMAK ZEHRİ YOK ETMİYOR
Doğadan toplanan mantarlarla ilgili yaygın yanlış inanışlardan biri, pişirme işleminin zehirli maddeleri tamamen ortadan kaldırdığı düşüncesi.
Prof. Dr. Göral, bazı mantar toksinlerinin yüksek sıcaklığa dayanıklı olduğunu ve pişirme, kaynatma veya kurutma işlemleriyle etkisiz hale gelmediğini belirtti.
Bu nedenle zehirli bir mantarın uzun süre kaynatılması ya da kurutularak saklanması, güvenli şekilde tüketilebileceği anlamına gelmiyor.
Uzmanlar, mantarın hazırlanma yönteminden önce doğru türün belirlenmesinin önemli olduğunu ancak yabani mantarlarda bunun uzman olmayan kişiler için güvenilir biçimde yapılamayabileceğini vurguluyor.

ZEHİRLİ MANTAR GÖRÜNÜŞÜNDEN ANLAŞILIR MI?
Zehirli mantarların renk, şekil veya yetiştiği yere bakılarak güvenilir biçimde ayırt edilmesi mümkün olmayabiliyor.
Bazı zehirli mantarlar, yenilebilir türlerle oldukça benzer görünüme sahip olabiliyor.
Ağaç üzerinde yetişmesi, böcekler veya salyangozlar tarafından yenilmesi ya da hoş bir kokuya sahip olması, mantarın insanlar için güvenli olduğunu göstermiyor.
Prof. Dr. Göral, vatandaşların çevrelerinden duydukları bilgilerle yabani mantar tüketmemesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, doğadan toplanan mantarlar yerine güvenilir satış noktalarından temin edilen, denetimli ve etiketli kültür mantarlarının tercih edilmesini öneriyor.
MANTAR ZEHİRLENMESİNDE NE YAPILMALI?
Mantar zehirlenmesinden şüphelenildiğinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.
Zehirlenme şüphesi bulunan kişinin kusturulması, süt veya yoğurt gibi yiyeceklerle evde tedavi edilmeye çalışılması önerilmiyor.
Bu tür uygulamalar zehirlenmeyi ortadan kaldırmadığı gibi ek sağlık risklerine de neden olabiliyor.
Şüpheli mantar tüketiminin ardından belirtiler ortaya çıkarsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalı.
Tüketilen mantardan kalan örneklerin ya da fotoğrafların sağlık ekiplerine gösterilmesi, türün belirlenmesine yardımcı olabiliyor. Ancak örnek toplamak için sağlık kuruluşuna başvuru geciktirilmemeli.
Türkiye'de zehirlenmeler konusunda Ulusal Zehir Danışma Merkezi'nin 114 numaralı hattından da bilgi alınabiliyor.

KARACİĞER VE BÖBREK YETMEZLİĞİNE YOL AÇABİLİR
Bazı zehirli mantar türleri, vücutta özellikle karaciğer ve böbrekleri etkileyen toksinler içerebiliyor.
Bu tür zehirlenmelerde başlangıçta mide ve bağırsak şikâyetleri görülse de ilerleyen süreçte organ fonksiyonlarında ciddi bozulmalar meydana gelebiliyor.
Bazı hastalarda ilk şikâyetlerin geçici olarak hafiflemesi de yanıltıcı olabiliyor.
Uzmanlar, belirtilerin azalmasının zehirlenmenin tamamen geçtiği anlamına gelmeyebileceğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle şüpheli mantar tüketimi sonrasında hastanede değerlendirme yapılması ve gerekli görülen durumlarda hastanın takip edilmesi önem taşıyor.
ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DA RİSK ALTINDA
Mantar zehirlenmeleri her yaş grubunda görülebiliyor.
Çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişilerde zehirlenmenin sonuçları daha ağır olabiliyor.
Ancak genç ve sağlıklı bireylerde de ciddi organ hasarı gelişebileceği için yaşın tek başına koruyucu bir faktör olmadığı belirtiliyor.
Uzmanlar, özellikle ailece tüketilen yabani mantarların ardından bir kişide bile zehirlenme belirtisi görülmesi halinde aynı mantarı tüketen diğer kişilerin de sağlık ekiplerine bilgi vermesini öneriyor.

DOĞADAN TOPLANAN MANTARLARA KARŞI UYARI
Sonbahar döneminde mantar toplamak amacıyla ormanlık alanlara giden vatandaşların, yenilebilir türlerle zehirli türleri karıştırma riskine karşı dikkatli olması gerekiyor.
Mantar toplama etkinliklerinin uzman rehberliğinde yapılması, doğadaki türlerin tanınması açısından yararlı olabilse de yalnızca görünüşe dayanarak mantarın tüketim için güvenli olduğuna karar verilmemesi önem taşıyor.
Prof. Dr. Vedat Göral, kaynağı bilinmeyen yabani mantarların tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak denetimli satış noktalarındaki etiketli ürünlerin tercih edilmesini önerdi.
Uzmanlar, mantar zehirlenmelerinde erken tıbbi müdahalenin hayati önem taşıdığını ve şüpheli durumlarda belirtilerin ilerlemesinin beklenmemesi gerektiğini belirtiyor.




