Uykuda salya akıtmak, zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir durum olsa da düzenli hale geldiğinde bazı sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabiliyor. Uzmanlar, özellikle her gece tekrarlayan ve yastığın ıslanmasına neden olan salya akıntısının uyku apnesi, ağızdan nefes alma, reflü, burun tıkanıklığı ve bazı nörolojik hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Gece uyurken ağızdan salya gelmesi çoğu zaman tek başına bir hastalık belirtisi olarak değerlendirilmiyor. Fazla alkol tüketimi, ağır bir yemek sonrasında uyuyakalmak veya uyuma pozisyonu gibi geçici nedenler de bu duruma yol açabiliyor. Ancak salya akıntısının sürekli hale gelmesi ve kişinin neredeyse her sabah ıslak bir yastıkla uyanması durumunda altta yatan nedenin araştırılması öneriliyor.
Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Bölümü'nden Dr. Landon Duyka, sürekli salya akıntısının özellikle yeni ortaya çıkması halinde doktor değerlendirmesi gerektirebileceğini belirtiyor. Duyka, bunun bazı durumlarda uyku bozukluklarına veya Parkinson hastalığı gibi nörolojik rahatsızlıklara işaret edebileceğini ifade ediyor.
UYKUDA SALYA AKITMAK UYKU APNESİYLE İLİŞKİLİ OLABİLİR
Uykuda salya akıtmanın nedenleri arasında uyku apnesi de bulunuyor. Uyku apnesinde kişi gece boyunca defalarca nefes almayı bırakabiliyor. Solunumun kesildiği dönemlerde vücut yeniden yeterli hava alabilmek için ağızdan nefes almaya başlayabiliyor.
Ağızdan solunum yapılması, tükürüğün ağız içerisinde birikmesine ve dışarı taşmasına neden olabiliyor. Horlama, sabahları ağız kuruluğuyla uyanma ve gece boyunca salya akıtma, uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Tedavi edilmeyen uyku apnesinin kalp hastalıkları, diyabet, inme ve depresyon gibi sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, ABD'de uyku apnesi bulunan milyonlarca kişinin henüz tanı almadığını bildiriyor.

AĞIZDAN NEFES ALMA VE BURUN TIKANIKLIĞI ETKİLİ OLABİLİR
Burundan yeterli hava geçmemesi de gece boyunca ağızdan nefes alınmasına yol açabiliyor. Burun kanallarının dar olması, septum eğriliği veya geniz eti büyümesi bu duruma neden olabiliyor.
Mevsimsel alerjiler, soğuk algınlığı, sinüs enfeksiyonları ve bademcik iltihabı gibi rahatsızlıklar da burun ve boğaz bölgesinde şişmeye yol açarak solunumu etkileyebiliyor. Bu tür enfeksiyonlarda vücut savunma mekanizmasının bir parçası olarak daha fazla tükürük üretebiliyor.
Kulak burun boğaz uzmanı Dr. Neil Hockstein, burun tıkanıklığı veya septum eğriliğinden şüphelenilmesi halinde uzman muayenesinin gerekli olabileceğini belirtiyor. Bazı hastalarda fiziksel tıkanıklığın giderilmesine yönelik tedaviler uygulanabiliyor.
Sosyal medyada uyurken ağız bantlama yöntemi de ağızdan nefes almayı önlemek amacıyla öneriliyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin özellikle burun tıkanıklığı veya uyku apnesi bulunan kişilerde risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Ağız bantlamasının uyku apnesi ve horlama üzerindeki faydalarını destekleyen bilimsel kanıtların da sınırlı olduğu belirtiliyor.

REFLÜ VE DİŞ SORUNLARI DA SALYA AKINTISINA YOL AÇABİLİYOR
Mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkan reflü de gece saatlerinde tükürük üretiminin artmasına neden olabiliyor. Reflüsü bulunan kişilerde ağızda kötü tat, göğüs ağrısı, mide içeriğinin ağza gelmesi ve gece öksürüğü gibi belirtiler görülebiliyor.
Dr. Duyka, reflü sırasında vücudun yemek borusundaki asidi nötralize etmek amacıyla daha fazla tükürük üretebildiğini belirtiyor. Bu nedenle bazı kişiler sabah uyandıklarında boğazlarında yoğun mukus bulunduğunu fark edebiliyor.
Diş ve çene yapısıyla ilgili sorunlar da göz ardı edilmiyor. Diş gıcırdatma veya üst ve alt dişlerin kapanışındaki bozukluklar, kişinin uyku sırasında ağzını tamamen kapatmasını zorlaştırabiliyor. Bu durumda diş hekimi tarafından yapılacak değerlendirme, sorunun ağız ve diş yapısından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesine yardımcı olabiliyor.
UYKU POZİSYONU SALYA AKIŞINI DEĞİŞTİREBİLİYOR
Uyuma şekli de uykuda salya akıtma ihtimalini etkileyebiliyor. 
SÜREKLİ SALYA AKINTISINDA DOKTOR DEĞERLENDİRMESİ ÖNERİLİYOR
Salya akıntısının yutma güçlüğüyle birlikte görülmesi durumunda daha ayrıntılı bir değerlendirme gerekebiliyor. Dr. Hockstein, bazı nadir vakalarda yutma güçlüğünün yanı sıra yürümede küçük adımlar atma veya yüz ifadelerinde azalma gibi belirtilerin Parkinson hastalığı ya da diğer nörodejeneratif hastalıkların erken bulguları arasında yer alabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, özellikle daha önce görülmeyen ve düzenli biçimde tekrarlamaya başlayan salya akıntısında kulak burun boğaz uzmanına başvurulmasını öneriyor. Muayene sırasında horlama, sabah baş ağrısı, diş sıkma, diş gıcırdatma, gündüz yorgunluğu ve öğleden sonra uyku hali gibi belirtiler de değerlendirilebiliyor.
Altta yatan nedenin uyku sırasında solunum bozukluğu olduğundan şüphelenilmesi halinde uyku testi yapılabiliyor. Fiziksel bir tıkanıklık veya uyku kaynaklı solunum sorunu bulunmadığında ise salya akıntısının çoğu zaman ciddi bir sağlık sorunundan kaynaklanmadığı belirtiliyor. Alerji veya soğuk algınlığı gibi geçici durumların tetiklediği vakalarda ise uygun tedaviyle şikâyetin azalması mümkün olabiliyor.




