Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkan reflü, toplumda sık görülen sindirim sistemi sorunları arasında bulunuyor.

Özellikle yemeklerden sonra göğüste yanma, ağza ekşi sıvı gelmesi ve boğazda rahatsızlık hissiyle kendini gösteren hastalık, bazı kişilerde günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor.

Reflü her yaşta görülebilmekle birlikte fazla kilo, mide fıtığı ve sigara kullanımı gibi faktörler hastalığın gelişme riskini artırabiliyor. Yağlı yiyecekler, alkol ve bazı içecekler ise reflü şikayetlerinin şiddetlenmesine neden olabiliyor.

Hastalığın belirtileri çoğunlukla yemeklerden sonra ve uzanıldığında artıyor. Bazı kişilerde göğüste yanma ön planda olurken bazılarında kronik öksürük, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi şikayetler görülebiliyor.

Reflü tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlar önemli yer tutarken bazı hastalarda cerrahi yöntemler de değerlendirilebiliyor.

REFLÜ RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER NELER?

Reflü, mide ile yemek borusu arasındaki geçişi kontrol eden mekanizmanın yeterince çalışmaması sonucunda mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşuyor.

Mide fıtığı bulunan kişilerde reflü görülme olasılığı artabiliyor. Fazla kilo da karın içi basıncını artırarak mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırabiliyor.

İleri yaş ve sigara kullanımı, reflüyle ilişkili diğer risk faktörleri arasında bulunuyor.

Beslenme alışkanlıkları da hastalığın belirtilerini etkileyebiliyor. Özellikle aşırı yağlı yiyecekler, büyük porsiyonlar ve alkol tüketimi bazı kişilerde şikayetlerin artmasına neden olabiliyor.

Baharatlı ve asitli yiyecekler ise herkeste aynı etkiyi göstermiyor. Bu nedenle hastaların kendilerinde şikayet oluşturan besinleri belirlemesi önem taşıyor.

GÖĞÜSTE YANMA VE AĞZA EKŞİ SIVI GELMESİNE DİKKAT

Reflünün en sık görülen belirtileri arasında göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma ve mide içeriğinin ağza geri gelmesi bulunuyor.

Her gün 1 avokado kolesterolü düşürebilir
Her gün 1 avokado kolesterolü düşürebilir
İçeriği Görüntüle

Yanma hissi genellikle yemeklerden sonra ortaya çıkıyor ve uzanıldığında daha belirgin hale gelebiliyor.

Bazı hastalarda yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi ve göğüs ağrısı da görülebiliyor.

Reflüyle ilişkili olabilen diğer şikayetler arasında kronik öksürük ve ses kısıklığı yer alıyor. Özellikle gece saatlerinde mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması, bazı kişilerde solunum yollarıyla ilgili yakınmaları artırabiliyor.

Ancak bu belirtiler yalnızca reflüye özgü olmadığı için başka hastalıkların da değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya baskı tarzındaki göğüs ağrısına nefes darlığı, terleme ya da kola ve çeneye yayılan ağrı eşlik ediyorsa kalp kaynaklı acil durumların dışlanması gerekiyor.

Reflüye Neden Olan Alışkanlıklar Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler2

YEMEKTEN HEMEN SONRA UZANMAK ŞİKAYETLERİ ARTIRABİLİYOR

Reflü şikayetlerinin azaltılmasında günlük alışkanlıkların düzenlenmesi önemli rol oynuyor.

Büyük porsiyonlar yerine daha küçük öğünlerin tercih edilmesi, yemek sonrasında mide üzerindeki baskının azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Özellikle gece reflüsü yaşayan kişilerin yatmadan en az 2-3 saat önce yemek yemeyi bırakması öneriliyor. Bazı hastalarda bu sürenin 3-4 saate çıkarılması da yarar sağlayabiliyor.

Yatak başının yaklaşık 15-20 santimetre yükseltilmesi, gece mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını azaltabiliyor.

Fazla kilolu kişilerde kilo verilmesi ve sigaranın bırakılması da reflü şikayetlerinin kontrolüne katkı sağlayabiliyor.

Kahve, çikolata, yağlı yiyecekler ve asitli içecekler bazı hastalarda yakınmaları artırabiliyor. Ancak tüm bu besinlerin her reflü hastası tarafından tamamen bırakılması gerekmiyor.

REFLÜ TEDAVİSİNDE İLAÇLAR NE ZAMAN KULLANILIYOR?

Reflü tedavisi, hastalığın belirtilerine, sıklığına ve yemek borusunda oluşturduğu etkilere göre planlanıyor.

Hafif şikayetleri bulunan bazı kişilerde beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabiliyor.

Daha sık veya şiddetli belirtileri bulunan hastalarda ise mide asidini azaltan ilaçlar kullanılabiliyor.

Özellikle proton pompa inhibitörü olarak bilinen ilaçlar, mide asidi üretimini azaltarak yemek borusundaki tahrişin iyileşmesine yardımcı olabiliyor.

Ancak ilaçların kullanım süresi ve dozu hastanın sağlık durumuna göre hekim tarafından belirlenmeli.

Uzun süren reflü şikayetlerinde yalnızca belirtileri baskılamak yerine hastalığın nedeninin değerlendirilmesi gerekiyor.

REFLÜ HASTALIĞINDA AMELİYAT GEREKEBİLİYOR

Reflü hastalarının önemli bir bölümünde yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisiyle şikayetler kontrol altına alınabiliyor.

Bununla birlikte bazı hastalarda tedaviye rağmen yakınmalar devam edebiliyor.

Özellikle büyük mide fıtığı bulunan, uygun ilaç tedavisine rağmen sorun yaşayan veya belirli koşullarda uzun süreli ilaç kullanmak istemeyen hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilebiliyor.

Reflü ameliyatlarında mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını önlemeye yönelik işlemler uygulanıyor.

Ancak cerrahi tedavi her hasta için uygun olmuyor. Ameliyat öncesinde reflü tanısının doğrulanması ve yemek borusunun işlevlerinin değerlendirilmesi gerekiyor.

Reflüye Neden Olan Alışkanlıklar Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler5

UZUN SÜREN REFLÜ ŞİKAYETLERİ İHMAL EDİLMEMELİ

Sık tekrarlayan reflü, bazı hastalarda yemek borusunda iltihaplanmaya ve uzun dönemde farklı komplikasyonlara neden olabiliyor.

Özellikle yutma güçlüğü, istemsiz kilo kaybı, sürekli kusma, kanlı kusma veya siyah renkli dışkılama gibi belirtilerin bulunması halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Reflü belirtilerinin haftada birkaç kez tekrarlaması veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda da hekim değerlendirmesi öneriliyor.

Hastalığın kontrolünde uygun beslenme alışkanlıkları, kilo yönetimi ve gerektiğinde ilaç tedavisi birlikte uygulanıyor. Tedavi planı ise şikayetlerin sıklığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ