Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akçal, daha önce anafilaksi geçirmiş çocukların adrenalin otoenjektörünü her zaman yanlarında bulundurmaları gerektiğini belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, besin, arı sokması veya nedeni belirlenemeyen alerjik reaksiyonlar sonucunda gelişebilen anafilaksi, dakikalar içerisinde ilerleyerek hayatı tehdit edebiliyor.
Alerjik reaksiyonların en ağır tablolarından biri olan anafilaksi, çocuklarda çok kısa sürede ciddi solunum ve dolaşım sorunlarına neden olabiliyor. Böyle bir durumda müdahalenin gecikmesi hayati risk oluştururken, doğru zamanda uygulanan adrenalin tedavisi kritik önem taşıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Ömer Akçal, özellikle daha önce anafilaksi geçiren çocukların ailelerinin acil durumlara hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.
Akçal, adrenalin otoenjektörünün çocukların yanında hazır bulundurulması gerektiğini vurgulayarak, besin alerjisi ile ilişkili anafilaksi yaşayan çocukların, arı alerjisine bağlı anafilaksi olgularının ve özellikle daha ileri yaş gruplarında herhangi bir sebebi saptanamayan idiyopatik anafilaksi geçiren hastaların adrenalin otoenjektörünü temin edip yanlarında bulundurmaları gerektiğini kaydetti.
Anafilaksinin öngörülemeyen ve hızlı ilerleyebilen bir tablo olduğuna dikkati çeken Akçal, ailelerin acil durumda kullanılacak ilaca ulaşabilecekleri şekilde hazırlıklı olmalarının önem taşıdığını aktardı.
Adrenalin otoenjektörünün uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Akçal, ilacın 25 derecenin altında, çok soğuk veya çok sıcak ortamlardan uzak, ışık görmeyen bir yerde ve orijinal ambalajı içerisinde tutulmasını istedi.
Ailelerin ilacın son kullanma tarihini de düzenli olarak kontrol etmesi gerektiğini belirten Akçal, özellikle küçük çocukların ilaca ulaşamayacağı ancak acil durumlarda ebeveynlerin kolayca erişebileceği güvenli bir alanın tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

SOLUNUM VE DOLAŞIM SİSTEMİYLE İLGİLİ BELİRTİLER ÖNEM TAŞIYOR
Doç. Dr. Akçal, anafilaksinin belirtilerinin hızlı şekilde tanınmasının müdahale açısından kritik olduğunu belirterek, çok yaygın bir döküntüyle beraber saniyeler veya dakikalar içerisinde gelişen ve hayati organların tutulduğu bir tablo varsa mutlaka adrenalin uygulanması gerektiğini ifade etti.
Özellikle solunum ve dolaşım sistemiyle ilgili belirtilerin önem taşıdığını aktaran Akçal, öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve solunum güçlüğünün yanı sıra bilinç bulanıklığı, aşırı uyku hali ve bayılma gibi belirtilerin de ciddi reaksiyonun göstergesi olabileceğini kaydetti.
Bu durumda ailelerin daha önce kendilerine öğretilen şekilde adrenalin otoenjektörünü doğru anatomik bölgeye uygulaması ve ardından en yakın acil servise başvurması gerektiğini belirtti.
Adrenalin otoenjektörünü kullanma konusunda ebeveynlerin endişe yaşayabildiğini anlatan Akçal, ailelerin "Çocuğuma zarar verir miyim, yanlışlıkla uygular mıyım veya gereksiz yere kullanır mıyım?" şeklinde kaygılar yaşayabildiğini aktardı.
Akçal, poliklinikte demo preparatlarla anne ve babalara uygulamalı eğitim verdiklerini belirterek, eğitim sırasında otoenjektörün kilidinin nasıl açılacağının, çocuğun doğru pozisyonunun ve ilacın doğru anatomik bölgeye nasıl uygulanacağının birkaç kez uygulamalı olarak gösterildiğini kaydetti.
Ailelere ayrıca bilgilendirici formlar, video içerikleri ve görseller ulaştırıldığını ifade eden Akçal, anafilaksi riski bulunan çocukların ailelerinin özellikle seyahat dönemlerinde daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Akçal, ailelerin hayatı tehdit eden ağır reaksiyon olan anafilaksi durumlarında adrenalin otoenjektörünü mutlaka yanlarında taşımaları gerektiğini belirterek, özellikle yurt içi veya yurt dışı tatillerde sağlık kuruluşundan uzak bir noktaya seyahat ediliyorsa ilacın yanlarında olduğundan ve son kullanma tarihinin geçmediğinden emin olmaları gerektiğini ifade etti.





