Yılın başından bu yana değerli metallerde gözlenen yükseliş trendine platin de dahil oldu. ABD yönetiminin Grönland’ın kontrolüne ilişkin söylemlerini sertleştirmesi ve yeni bir gümrük vergisi savaşının başlayabileceğine dair girişimleri, küresel piyasalarda belirsizliği artırırken güvenli liman varlıklara olan talep sürüyor.
Grönland merkezli gelişmelerin yanı sıra ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri hamleleri ve İran kaynaklı jeopolitik riskler, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasını hızlandırdı.
Öte yandan ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerini sürdüreceğine yönelik beklentiler ile Fed’in bağımsızlığına dair tartışmalar ve başkanlık koltuğuna kimin geçeceğine ilişkin belirsizlikler, değerli metal fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki sert açıklamalarının, dolar endeksi, ABD tahvilleri ve hisse senetleri dahil olmak üzere ABD varlıklarında geniş çaplı satışlara yol açması, değerli metallerde güçlü yükselişleri destekledi.

ALTIN VE GÜMÜŞE ARTAN ALIM PLATİN FİYATLARINI DA ETKİLEDİ
Küresel piyasalarda artan risk iştahsızlığıyla birlikte altın ve gümüşte görülen alım ağırlıklı seyir, platin fiyatlarına da yansıdı. Endüstriyel talebin güçlü kalması ve arz tarafındaki sorunlar, platin fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu.
Platin arzındaki daralma ve talebin canlılığını koruması, fiyatlardaki yukarı yönlü hareketi destekleyen diğer unsurlar arasında yer aldı.
Bu gelişmelerin etkisiyle platinin onsu uluslararası piyasalarda 2 bin 517,7 dolara kadar yükselerek tarihi rekor kırdı. Ancak bu seviyelerde kalıcı olamayan platin, 2 bin 472 dolar civarında dengelendi.
Geçtiğimiz yılı 2 bin 54,55 dolardan tamamlayan platin, yıl başından bu yana yatırımcısına yüzde 20’nin üzerinde getiri sağladı.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ FİYATLARI DESTEKLİYOR
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yaptığı değerlendirmede, platin fiyatlarındaki yükselişin temel nedeninin faiz indirimi beklentileri ve 2026 yılında küresel ekonomilerde toparlanma öngörüsü olduğunu ifade etti.
Uzak Doğu’da, özellikle Çin ekonomisine yönelik toparlanma beklentilerinin güçlendiğini belirten Ergezen, şu ifadeleri kullandı:
“Platin tarafında geçmişte arz fazlası vardı ancak son dönemde bu tablo değişmeye başladı. Arz cephesinde bir gerileme söz konusu. Bunun en önemli nedeni ise dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Güney Afrika’da yaşanan enerji sorunları ve sel felaketleri nedeniyle maden faaliyetlerinin yavaşlaması. Bu durum, platin arzının azalmasına ve fiyatların yükselmesine katkı sağlıyor.”
Ergezen ayrıca, özellikle Uzak Doğu’da otomotiv sektörünün oldukça güçlü seyrettiğini, bunun da hem platin hem de paladyuma olan talebi artırdığını sözlerine ekledi.



