Kuduz, nadir görülmesine rağmen belirtileri ortaya çıktıktan sonra neredeyse daima ölümcül seyreden bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor.
Isırık veya tırmalama gibi riskli temasların ardından yaranın en az 15 dakika boyunca bol su ve sabunla yıkanması, ardından gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Memorial Diyarbakır Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Yakup Demir, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü kapsamında hastalıktan korunma ve temas sonrası yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.
KUDUZDA RİSKLİ TEMAS NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Kuduz, virüslerin neden olduğu ve sinir sistemini etkileyen zoonotik bir enfeksiyon.
Hastalıkta belirtiler başladıktan sonra tedavi seçenekleri son derece sınırlı olurken, temas sonrasında uygulanan uygun koruyucu yöntemlerle hastalığın gelişmesi önlenebiliyor.
Kuduz riski yalnızca köpek ısırıklarıyla sınırlı değil. Kedi başta olmak üzere enfekte memelilerin salyasının açık yara, göz, ağız veya burun gibi mukozalara temas etmesi de değerlendirmeye alınıyor.
Deriyi bozan tırmalamalar da riskli temas kapsamında ele alınabiliyor.
Temasın kanamaya yol açmaması tek başına risk olmadığı anlamına gelmiyor. Hayvanın türü ve durumu, temasın şekli, yaranın özellikleri, hayvanın aşı durumu ve gözlem altında tutulup tutulamayacağı gibi unsurlar birlikte değerlendiriliyor.
ISIRIK VE TIRMALAMA SONRASI İLK 15 DAKİKA
Riskli temasın ardından ilk yapılması gerekenlerden biri yaranın gecikmeden temizlenmesi. Uz. Dr. Yakup Demir, yaranın bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanmasını öneriyor.
Bu uygulamanın virüs yükünün azaltılmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Yıkama işleminin ardından uygun bir antiseptik kullanılabiliyor. Ancak yaranın üzerine biber, kül, bitkisel ürün veya kimyasal maddeler gibi tahriş edici ürünlerin uygulanmaması gerekiyor.
İlk müdahalenin ardından aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. Burada kuduz profilaksisinin yanı sıra kişinin tetanoz durumu ve yarada gelişebilecek bakteriyel enfeksiyon riski de değerlendiriliyor.

HAYVANIN SAĞLIKLI GÖRÜNMESİ RİSKİ ORTADAN KALDIRMIYOR
Temas sırasında hayvanın sağlıklı görünmesi, kuduz ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Özellikle kedi ve köpeklerde uygun koşullarda yapılan 10 günlük gözlem, risk değerlendirmesinde kullanılabiliyor.
Bununla birlikte hayvanın durumunun kişi tarafından değerlendirilerek sağlık kuruluşuna başvurunun ertelenmemesi gerekiyor.
Temasın niteliği, hayvanın sahipli olup olmadığı, aşı durumu ve gözlem imkânı sağlık çalışanları tarafından birlikte değerlendiriliyor.
Riskli temasın ardından kuduz aşısına ihtiyaç olup olmadığı da bu değerlendirmeye göre belirleniyor. Şüpheli durumlarda hayvanda hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasının veya laboratuvar sonucunun beklenmesi, gerekli koruyucu uygulamaların gecikmesine yol açabiliyor.
KUDUZ AŞISI VE İMMÜNGLOBULİNNE ZAMAN DEĞERLENDİRİLİR?
Kuduz temas sonrası profilaksisinde aşının yanı sıra bazı durumlarda kuduz immünglobulini de kullanılabiliyor. Hazır antikorlar içeren immünglobulin, aşının oluşturacağı bağışıklık gelişene kadar geçici koruma sağlıyor.
Her riskli temasta immünglobulin uygulanması gerekmiyor. Özellikle ağır riskli temaslarda ve daha önce kuduz aşısı olmamış kişilerde gerekli olup olmadığı hekim tarafından belirleniyor. Uygulamadaki amaç, virüsün erken dönemde etkisiz hale getirilmesine yardımcı olmak.
Temasın üzerinden birkaç gün geçmiş olması da sağlık kuruluşuna başvurmak için geçerli bir neden oluşturmuyor.
Kuduzun kuluçka süresi değişkenlik gösterebildiğinden, kişi temasın üzerinden zaman geçti diye kendi kendine risk değerlendirmesi yapmamalı.
Özellikle hayvanın durumu veya temasın niteliği bilinmiyorsa en kısa sürede sağlık kuruluşunda değerlendirme yapılması gerekiyor.

ÇOCUKARDA KÜÇÜK YARALAR GÖZDEN KAÇABİLİYOR
Çocukların hayvanlarla daha yakın temas kurabilmesi, küçük tırmalama ve ısırıkları önemsememelerine neden olabiliyor.
Bazı çocuklar yaşadıkları teması ailelerine de anlatmayabiliyor. Bu nedenle açıklanamayan çizik veya ısırıkların nasıl meydana geldiğinin sorgulanması önem taşıyor.
Çocuklara yabancı hayvanlara yaklaşmama, yemek yiyen veya yavrularını koruyan hayvanları rahatsız etmeme ve herhangi bir ısırık ya da tırmalamayı vakit kaybetmeden bir yetişkine bildirme konusunda bilgi verilmesi gerekiyor.
Her kedi veya köpek teması aynı risk düzeyinde değerlendirilmiyor. Sağlam deriye temas ile deriyi bozan ısırık veya tırmalama arasında fark bulunuyor.
Riskli temas yaşandığında ise yaranın gecikmeden temizlenmesi ve sağlık kuruluşuna başvurulması, kuduzun ortaya çıkmasını önlemeye yönelik temel yaklaşımı oluşturuyor.




