Kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerinden kaynaklanan multipl miyelom, özellikle ileri yaşlarda görülse de her yaş grubunda ortaya çıkabilen ciddi bir kan kanseri türü olarak biliniyor.

Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın kontrol altına alınmasında önemli başarılar elde edilirken, hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesinde de dikkat çekici artışlar yaşanıyor.

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Ünitesi’nden Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik, multipl miyelom ve güncel tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.

GEÇMEYEN AĞRILAR VE SIK ENFEKSİYONLAR UYARI OLABİLİR

Multipl miyelomun en sık görülen belirtileri arasında kemik ağrıları, özellikle sırt ve bel bölgesindeki uzun süreli ağrılar yer alıyor.

Mide yanmasını hafife almayın reflü tehlikesi
Mide yanmasını hafife almayın reflü tehlikesi
İçeriği Görüntüle

Bunun yanı sıra halsizlik, yorgunluk, kansızlık, sık enfeksiyon geçirme, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve kemik kırıkları da hastalığın önemli işaretleri arasında bulunuyor.

Ancak bu belirtilerin farklı sağlık sorunlarında da görülebilmesi nedeniyle kesin tanının uzman değerlendirmesiyle konulması gerekiyor.

Hastalığın teşhisinde kan ve idrar testleri, kemik iliği incelemeleri ile çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor.

Uzmanlar, erken teşhisin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Kanser Için Yeni Bir Umut Daha Tümörleri Yok Ediyor (3)

OTALOG KÖK HÜCRE NAKLİ TEDAVİDE ÖNEMLİ YER TUTUYOR

Multipl miyelom tedavisinde günümüzde akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler, bağışıklık sistemini destekleyen ajanlar ve yeni nesil antikor tedavileri etkin şekilde kullanılıyor.

Bu gelişmeler sayesinde hastalık geçmiş yıllara kıyasla daha başarılı biçimde kontrol altına alınabiliyor.

Özellikle yaşı ve genel sağlık durumu uygun olan hastalarda uygulanan otolog kök hücre nakli ise tedavinin temel yöntemlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bu yöntemde hastanın kendi kök hücreleri özel işlemlerle toplanıyor. Ardından yüksek doz tedavi uygulanarak kemik iliğindeki kanser hücrelerinin mümkün olan en yüksek oranda yok edilmesi hedefleniyor.

Daha sonra önceden toplanan sağlıklı kök hücreler yeniden hastaya verilerek kemik iliğinin normal işleyişine dönmesi sağlanıyor.

BAĞIŞÇI ARAMAYA GEREK KALMIYOR

Otolog kök hücre naklinin en önemli avantajlarından biri, hastanın kendi hücrelerinin kullanılması nedeniyle uygun donör arayışına ihtiyaç duyulmaması olarak öne çıkıyor.

Bu durum hem tedavi sürecini hızlandırıyor hem de bazı nakil risklerini azaltabiliyor.

Deneyimli merkezlerde gerçekleştirilen uygulamalar sayesinde hastalar güvenli bir şekilde tedavi edilirken, elde edilen sonuçlar da umut verici seviyelere ulaşıyor.

YENİ TEDAVİLER HASTALARA UMUT VERİYOR

Uzmanlara göre kök hücre nakli, birçok hastada daha derin ve uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabiliyor.

Nakil sonrasında uygulanan yeni nesil tedaviler ise hastalığın daha uzun süre baskı altında tutulmasına yardımcı oluyor.

Son yıllarda geliştirilen hücresel tedaviler ve bağışıklık sistemini hedef alan yenilikçi yöntemler de multipl miyelom tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Bu gelişmeler sayesinde hastaların yalnızca yaşam süreleri değil, günlük yaşam kaliteleri de önemli ölçüde artıyor.

ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR

Uzmanlar, uzun süre geçmeyen kemik ağrıları, sık enfeksiyonlar ve açıklanamayan halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Erken dönemde yapılan tanı ve doğru tedavi planlaması, multipl miyelomun kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor.

Gelişen tıbbi teknolojiler ve yenilikçi tedavi seçenekleri sayesinde multipl miyelom hastaları için geleceğe dair umutlar her geçen gün daha da güçleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi