Kemik kırıklarının iyileşmesinde yeterli beslenme, kan dolaşımı ve kırığın uygun şekilde tedavi edilmesi önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanları, kırıkların iyileşme evreleri, beslenmenin sürece etkisi ve sigaranın olumsuz sonuçları hakkında bilgi verdi.
KEMİK KIRIĞI SONRASI ONARIM HEMEN BAŞLIYOR
Kemik, kendini onarabilen dokulardan biri olarak biliniyor. Kırık meydana geldiği anda vücudun onarım mekanizması devreye giriyor. Bu süreç; büyüme faktörleri, hormonlar, aminoasitler, besin maddeleri ve kırık bölgesindeki kan dolaşımı gibi birçok etkene bağlı olarak ilerliyor.
Kırık iyileşmesi üç temel evreden oluşuyor. İlk dönem, kırığın meydana gelmesiyle başlayan inflamasyon evresi. Birkaç gün süren bu aşamada kırık çevresindeki damarlar ve dokulardan sızan kan nedeniyle pıhtı oluşuyor. Ciltte görülen morluk da bu sürecin sonucu ortaya çıkıyor.
Morluk, halk arasında zaman zaman kangren belirtisi olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanların verdiği bilgilere göre kırık çevresindeki morluk, çoğu durumda onarım sürecinin doğal bir parçası. Kırığı onaracak hücrelerin bölgeye ulaşmasıyla birlikte çeşitli sinyal molekülleri salgılanıyor. Osteoblast adı verilen kemik üreten hücrelerle kondroblast adı verilen kıkırdak üreten hücreler de bu dönemde devreye giriyor.

KIRIK İYLEŞMESİ AYLAR SÜREN BİR SÜREÇ
İkinci aşama, yaklaşık iki hafta sonra başlayan tamir evresi. Osteoblast ve kondroblastların ürettiği proteinlerin üzerine kalsiyum minerallerinin birikmesiyle kırık bölgesinde “yumuşak kallus” adı verilen yapı oluşuyor.
Bu doku zaman içerisinde sertleşiyor. Yaklaşık 6 ila 12 hafta içerisinde yük taşıyabilecek özellikteki “sert kallus” meydana geliyor. Hekimlerin hastaya kemiğin iyileştiğini söylediği dönem, genel olarak bu sert kallus oluşumuyla ilişkilendiriliyor.
İyileşmenin son aşaması ise yeniden yapılanma, diğer adıyla remodelling dönemi. Bu süreçte oluşan yeni kemik dokusu zaman içerisinde eski kemiğin yapısına yaklaşacak şekilde yeniden düzenleniyor. Yeniden yapılanma aylar boyunca devam edebiliyor.
SİGARA KEMİK KIRIKLARININ İYLEŞMESİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Kırık tedavisinde yalnızca beslenme değil, kişinin genel sağlık durumu da etkili oluyor. Sigara kullanımı, yüksek kan şekeriyle seyreden diyabet, hormonal bozukluklar ve damar sorunları kemik iyileşmesini olumsuz etkileyebiliyor.
Steroidler ve bağışıklık sistemini etkileyen bazı ilaçların yanı sıra kırık bölgesinde gelişebilecek enfeksiyonlar da iyileşme sürecini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle kırık sonrası dönemde sigaranın bırakılması ve mevcut hastalıklarla kullanılan ilaçların hekimle değerlendirilmesi gerekiyor.
PAÇA ÇORBASI VE PROTEİN TÜKETİMİ
Kırıkların iyileşmesinde yeterli beslenme de önemli bir yer tutuyor. Kemik dokusunun onarımı yüksek miktarda enerji gerektiriyor. Sağlıklı bir yetişkinin günlük enerji ihtiyacı yaklaşık 2 bin 500 kalori civarındayken, birden fazla kırığı bulunan ve hareket kısıtlılığı yaşayan yetişkinlerde enerji ihtiyacının 6 bin kaloriye kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Onarım sürecinde protein ihtiyacı da artıyor. Kemik dokusunun önemli bileşenlerinden biri olan kollajen, bu süreçte kullanılan proteinler arasında yer alıyor. Günlük protein tüketiminin 10-20 gram artırılmasının kırık iyileşmesine katkı sağlayabileceğini gösteren çalışmalar bulunduğu aktarılıyor.
Halk arasında kırık tedavisiyle birlikte sıkça gündeme gelen kelle-paça çorbasında kollajen ve kalsiyum bulunuyor. Ancak kırık iyileşmesinin yalnızca tek bir gıdaya bağlı olmadığı, yeterli ve dengeli beslenmenin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

SÜT ÜRÜNLERİ VE VİTAMİNLER BESLENMEDE YER ALIYOR
Kırık oluşumu sırasında serbest oksijen radikalleri de ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle antioksidan özellikleri bulunan besinler de beslenme sürecinde yer alıyor. E vitamini, kollajen üretiminde rol oynayan C vitamini ve kalsiyum emilimine katkı sağlayan D vitamini bu açıdan değerlendiriliyor.
Kalsiyum içeren süt, yoğurt ve peynir gibi besinler de kemik dokusunun ihtiyaçlarının karşılanmasına destek oluyor. Balık yağı ile likopen içeren havuç ve domatesin yanı sıra maydanoz, yaban mersini, siyah çay, kakao ve yer fıstığında bulunan flavonoidlerin de kırık iyileşmesiyle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Kırık tedavisinde beslenmenin yanı sıra kırığın uygun biçimde sabitlenmesi ve doktor tarafından belirlenen tedavi planına uyulması gerekiyor. İyileşme sürecinin süresi ise kırığın türü, bulunduğu bölge ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebiliyor.




