Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Cihangir Uyan, ölçülü kafein tüketiminin çoğu kişi için sorun oluşturmadığını, ancak yüksek miktarların özellikle kalp hastalarında çarpıntıyı tetikleyebileceğini söyledi.

Uyan, kahveye eklenen şeker, krema ve tatlandırıcıların da kan şekeri ve kolesterol seviyeleri üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.

FAZLA KAFEİN ÇARPINTIYA NEDEN OLABİLİYOR

Prof. Dr. Uyan, günlük kafein tüketiminde miktara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, yüksek kafein alımının çarpıntı ve tansiyon yükselmesi gibi etkiler oluşturabileceğini aktardı.

Uyan, "Günlük kafein tüketimi sınırı 400 miligramdır. Kişi bu miktarı geçtiği zaman özellikle çarpıntıyı tetikleyici ve diğer sıkıntılı etkileri ortaya çıkabiliyor.

400 miligram da yaklaşık 4 Türk kahvesi fincanına denk geliyor." ifadelerini kullandı.

Kahvenin içeriğine eklenen şeker ve krema gibi ürünlerin kan şekeri ile kolesterolü artırabileceğini belirten Uyan, özellikle filtresiz kahvelerin kolesterol açısından daha fazla dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Yüksek kolesterol ve kan şekeri değerlerinin kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörleri arasında bulunduğunu aktaran Uyan, bu durumların damarlardaki aterosklerotik plakların ilerlemesine ve damar darlığının artmasına katkıda bulunabileceğini dile getirdi.

Türkiye'nin En Iyi Türk Kahvesi Markası Belli Oldu (2)

KAHVENİN TÜKETİLDİĞİ SAAT UYKU KALİTESİNİ ETKİLİYOR

Kafeinin uyarıcı özelliğinin uyku düzeni üzerinde de etkili olabileceği belirtiliyor. Uyan, kalp sağlığı açısından düzenli uykunun önemine işaret ederek özellikle gece saatlerinde kahve tüketiminin sınırlandırılmasını önerdi.

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nden Uzm. Dr. Servet Emir de kafeinin yorgunluğu ortadan kaldırmadığını, yorgunluk hissinin ortaya çıkmasını geçici olarak engellediğini belirtti.

Kafeinin yarı ömrünün yaklaşık 4-6 saat olduğunu aktaran Emir, bu nedenle günün ilerleyen saatlerinde tüketilen kahvenin akşam saatlerindeki uyku düzenini etkileyebileceğini söyledi.

Emir, "Kafein alımını saat 15.00-16.00 gibi kesmek gerekiyor ki akşam uyku düzenimizi bozmasın, uyku kalitemizi azaltmasın." dedi.

Fazla kafein tüketiminin uyku bozukluğuna bağlı olarak gün içinde uyuklama ve dikkat eksikliği gibi sorunlara da yol açabileceği ifade edildi.

DEMİR EKSİKLİĞİ BULUNANLARIN TÜKETİM ZAMANINA DİKKAT ETMESİ GEREKİYOR

Uzmanlar, kahve ve çayın demir emilimi üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor. Prof. Dr. Uyan, özellikle kansızlık ve demir eksikliği bulunan kişilere kafeinli içecekleri önermediklerini belirterek, bu içeceklerin gastrointestinal sistemde demir emilimini azaltabileceğini söyledi.

Uzm. Dr. Emir de kafeinin yanı sıra çayda bulunan teofilinin demir emilimini etkileyebildiğini ifade etti. Bu nedenle demir eksikliği bulunan kişilerin kafeinli içecekleri tükettiği zamana dikkat etmesi gerektiğini aktardı.

Kalp hastalığı, ritim bozukluğu ve hipertansiyonu bulunan kişilerin de kafein tüketiminde daha dikkatli olması gerektiği belirtildi. Yüksek miktarda kafeinin damar kasılmasına bağlı olarak çarpıntı ve tansiyon yükselmesine neden olabileceği kaydedildi.

Fazla Kahve Tüketiminin Zararları Neler İşte Dikkat Edilmesi Gerekenler (1)

GEBELİKTE VE ÇOCUKLARDAKAFEİN TÜKETİMİNE DİKKAT

Uzmanlar, gebelik döneminde de kafein tüketiminin kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Uyan, gebelik sırasında kafeinin çarpıntıyı tetiklemesi halinde tüketimin bırakılması gerektiğini ifade etti.

Çocukların ise kafeinli içeceklere alıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Uyan, kafein tüketiminde aşırıya kaçılmamasının önem taşıdığını söyledi.

Uyan, "Her şeyin aşırısı her yönden zarar. Dolayısıyla bunu belli ölçüde tüketerek hayatımıza devam etmemiz en akıllıca olan. Bu, kalp sağlığı yönünden çarpıntıları tetiklemeden, kolesterolümüzü, şekerimizi yükseltmeden dikkat etmemiz gereken en uygun yol." diye konuştu.

KAHVENİN TÜRÜ VE HAZIRLANMA ŞEKLİ DE ÖNEMLİ

Uzm. Dr. Emir, kahvenin türünün de tüketim açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çekirdek kahveden hazırlanan kahvenin, şekersiz ve kremasız tüketilmesi halinde ölçülü bir tüketim alışkanlığı içinde değerlendirilebileceğini ifade etti.

Emir, "Çekirdek kahveden yapılması kaydıyla günlük 2-3 fincan Türk kahvesi veya espresso karaciğer yağlanması ve fibrozisten koruyucu etkiye sahip. Granül kahveler yerine öğütülmüş kahvelerin tüketilmesi, yağlanmada hem tedavi edici hem de koruyucu gibi değerlendirebiliriz." ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, kahve ve çay tüketiminin kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle kalp-damar hastalığı, ritim bozukluğu, hipertansiyon veya demir eksikliği bulunan kişilerin kafein tüketim miktarı ve zamanlaması konusunda sağlık profesyonellerinden görüş alması öneriliyor.

Motosiklet kazalarında en büyük tehlike belli oldu
Motosiklet kazalarında en büyük tehlike belli oldu
İçeriği Görüntüle

Kaynak: AA