Kemik erimesi, belirti vermeden ilerleyerek kırık riskini artırabiliyor. Uzmanlar, beslenmeden egzersize kadar günlük alışkanlıkların önemine dikkat çekiyor.

Kemiklerin zamanla güç kaybetmesine neden olan osteoporoz, özellikle ileri yaşlarda karşılaşılan önemli sağlık sorunları arasında bulunuyor. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen hastalık, kemiklerin daha kırılgan hale gelmesine ve küçük darbelerde bile kırık oluşmasına yol açabiliyor.

Osteoporozun en dikkat çekici özelliklerinden biri, uzun süre belirgin bir şikâyete neden olmadan ilerleyebilmesi. Bazı kişiler hastalığı ancak düşme veya hafif bir zorlanma sonrasında meydana gelen kırık nedeniyle öğrenebiliyor.

Uzmanlar, kemik sağlığının korunması için yalnızca ileri yaşlarda değil, çocukluk ve gençlik dönemlerinden itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanılması gerektiğini belirtiyor. Yeterli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, kemik kaybı riskinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.

Yaşın ilerlemesi, menopoz, düşük vücut ağırlığı, bazı ilaçların uzun süre kullanılması ve ailede osteoporoz öyküsü bulunması da hastalığın gelişme riskini artırabiliyor.

KEMİK ERİMESİ NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?

Osteoporoz, kemik dokusunun yoğunluğunun ve dayanıklılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor.

Kemikler yaşam boyunca sürekli yenileniyor. Ancak yaş ilerledikçe kemik yıkımı ile yeni kemik oluşumu arasındaki denge değişebiliyor.

Bu süreçte kemik kaybının artması, kemiklerin kırılmaya daha yatkın hale gelmesine neden olabiliyor.

Özellikle menopoz sonrasında östrojen hormonunun azalması, kadınlarda kemik kaybını hızlandırabilen etkenler arasında yer alıyor.

Bunun yanında yetersiz kalsiyum alımı, D vitamini eksikliği, hareketsizlik, sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.

Kemik Erimesine Karşı Alınabilecek 6 Önemli Önlem2

KEMİK SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN 6 ÖNEMLİ YÖNTEM

Osteoporoz riskini azaltmak ve kemik sağlığını desteklemek amacıyla günlük yaşamda uygulanabilecek altı temel önlem bulunuyor.

1. Kalsiyum ve D vitamini alımına dikkat edin

Kalsiyum, kemiklerin yapısını ve dayanıklılığını korumak için gerekli mineraller arasında bulunuyor.

Süt, yoğurt, peynir ve uygun diğer besin kaynakları günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olabiliyor.

D vitamini ise kalsiyumun bağırsaklardan emilmesinde önemli rol oynuyor.

Vitamin ve mineral takviyelerinin gerekli olup olmadığına kişinin beslenme düzeni, sağlık durumu ve doktor değerlendirmesine göre karar verilmesi gerekiyor.

2. Güneş ışığından güvenli şekilde yararlanın

Vücut, güneş ışığının etkisiyle D vitamini üretebiliyor.

Ancak D vitamini üretimi mevsim, yaş, cilt özellikleri ve güneşe maruz kalma koşullarına göre değişebiliyor.

Bu nedenle yalnızca güneşlenmenin herkes için yeterli D vitamini düzeyi sağlayacağı düşünülmemeli.

Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmak ve gerektiğinde D vitamini düzeyini hekim önerisiyle değerlendirmek önem taşıyor.

3. Düzenli fiziksel aktivite yapın

Hareketli yaşam, kemiklerin ve kasların güçlenmesine katkı sağlıyor.

Yürüyüş, dans ve kişiye uygun direnç egzersizleri, kemik sağlığını destekleyen aktiviteler arasında yer alıyor.

Kas gücünün ve dengenin geliştirilmesi, özellikle ileri yaşlarda düşme riskinin azaltılmasına da yardımcı olabiliyor.

Osteoporoz tanısı bulunan kişilerin ise egzersiz programlarını kırık risklerine uygun şekilde sağlık uzmanlarıyla planlaması gerekiyor.

4. Sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçının

Sigara kullanımı, kemik sağlığını olumsuz etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor.

Aşırı alkol tüketimi de kemik kaybı ve düşme riskini artırabiliyor.

Bu alışkanlıklardan uzak durmak, kemik sağlığının yanı sıra genel sağlık açısından da önem taşıyor.

5. Evde düşme riskini azaltın

Osteoporozda kemiklerin kırılganlığının artması nedeniyle düşmeler ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Özellikle ileri yaştaki bireylerde ev ortamının güvenli hale getirilmesi önem taşıyor.

Kaygan zeminlere karşı önlem alınması, yeterli aydınlatma sağlanması ve takılmaya neden olabilecek eşyaların kaldırılması düşme riskini azaltabiliyor.

Gerektiğinde banyolarda tutunma barlarının kullanılması da güvenliği artırabiliyor.

6. Doktor kontrollerini ihmal etmeyin

Osteoporozun erken dönemde fark edilmesi, kırık riskinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Özellikle menopoz sonrası kadınlar, ileri yaştaki bireyler, daha önce düşük travmalı kırık geçirenler ve uzun süre kortizon kullanan kişiler risk açısından değerlendirilmesi gereken gruplar arasında bulunuyor.

Doktor muayenesi ve gerekli görülen kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın belirlenmesine yardımcı olabiliyor.

KEMİK ERİMESİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİR

Osteoporoz çoğu zaman erken dönemde ağrıya veya belirgin bir şikâyete neden olmuyor.

Bu nedenle hastalığın yalnızca belirtilere bakılarak anlaşılması mümkün olmayabiliyor.

Kemik yoğunluğundaki azalma ilerlediğinde özellikle kalça, omurga ve el bileğinde kırık riski artabiliyor.

Omurga kırıkları bazı kişilerde boy kısalması, sırt ağrısı ve duruş değişiklikleriyle kendini gösterebiliyor.

Uzmanlar, risk grubunda bulunan bireylerin kırık meydana gelmesini beklemeden sağlık değerlendirmesinden geçmesinin önemine dikkat çekiyor.

Kemik Erimesine Karşı Alınabilecek 6 Önemli Önlem3

Mantar yedikten saatler sonra ortaya çıkan tehlike
Mantar yedikten saatler sonra ortaya çıkan tehlike
İçeriği Görüntüle

KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ KİMLERE ÖNERİLİYOR?

Osteoporozun değerlendirilmesinde kullanılan temel yöntemlerden biri, DEXA adı verilen kemik mineral yoğunluğu öl

Kaynak: HABER MERKEZİ