Kadınların üreme döneminin sona erdiği doğal bir süreç olan menopoz, bazı belirtiler nedeniyle yaşam kalitesini etkileyebiliyor. Sıcak basması, gece terlemesi, uyku sorunları ve ruh hali değişimleri bu dönemde sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alıyor.
Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Prof. Dr. Onur Erol, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla menopoz sürecine ilişkin güncel yaklaşımlar hakkında bilgi verdi. Erol, menopoz yaşının belirlenmesinde genetiğin önemli bir etken olduğunu, ancak yaşam tarzının da erken menopoz riski üzerinde rol oynayabileceğini ifade etti.
MENOPOZU GECİKTİRMENİN KANITLANMIŞ BİR YÖNTEMİ YOK
Menopozun tamamen önlenmesini veya geciktirilmesini sağlayan, klinik olarak kanıtlanmış ve güvenli bir yöntemin henüz bulunmadığını belirten Erol, hormon tedavisinin menopozu geciktirmek yerine bu dönemde yaşanan şikayetleri hafifletmeyi amaçladığını söyledi.
Rapamisin ve yumurtalık dokusunun dondurulup yeniden yerleştirilmesi gibi yöntemlerin araştırıldığını aktaran Erol, bu yaklaşımların henüz kanıtlanmış rutin uygulamalar arasında yer almadığını kaydetti.
Sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve stresi yönetmek sağlıklı yaşlanma açısından önem taşıyor. Ancak bu alışkanlıklar menopozun gecikmesini garanti etmiyor.

MENOPOZ ŞİKAYETLERİ İÇİN TEDAVİ SEÇENEKLERİ BULUNUYOR
Erol, menopoz dönemindeki sıcak basması ve gece terlemesi gibi şikayetlerin hafifletilmesinde menopozal hormon tedavisinin etkili seçeneklerden biri olduğunu belirtti. Uygun hastalarda bu tedavi kemik kaybının yavaşlatılmasına ve vajinal kuruluk gibi sorunların azaltılmasına da yardımcı olabiliyor.
Hormon tedavisinin uygunluğu; kişinin yaşı, menopozdan bu yana geçen süre, sağlık geçmişi ve olası riskleri değerlendirilerek belirleniyor. Özellikle meme kanseri öyküsü ve damar hastalıkları riski gibi durumlarda doktor değerlendirmesi önem taşıyor.
Hormon tedavisini kullanamayan veya tercih etmeyen kadınlar için de farklı seçenekler bulunuyor. Bazı ilaçlar, bilişsel davranışçı terapi ve uygun durumlarda diğer destekleyici yaklaşımlar menopoz belirtilerinin yönetilmesine yardımcı olabiliyor. Vajinal kuruluk için ise hormon içeren veya içermeyen yerel ürünler değerlendirilebiliyor.
BESLENME VE EGZERSİZ ÖNEM TAŞIYOR
Menopoz döneminin daha rahat geçirilmesi için Akdeniz tipi beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve uyku düzeninin korunması öneriliyor. Sebze, meyve, tam tahıl, zeytinyağı ve balık ağırlıklı beslenmenin yanı sıra haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapılması, genel sağlık açısından önem taşıyor.
Kas ve kemik sağlığını desteklemek için direnç egzersizleri de öneriler arasında yer alıyor. Odanın serin tutulması, düzenli uyku saatlerinin belirlenmesi ve stres yönetimi uygulamaları da bazı şikayetlerin hafifletilmesine yardımcı olabiliyor.
Soya ürünleri, keten tohumu ve çeşitli vitamin-mineral takviyelerinin etkilerine ilişkin bilimsel kanıtlar sınırlı olabiliyor. Bu ürünlerin ilaçlarla etkileşime girebilmesi nedeniyle doktor önerisi olmadan kullanılmaması gerekiyor.

ADET DÜZENSİZLİĞİ VE SICAK BASMASI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Adet düzensizliği, sıcak basması, uyku sorunları veya ruh hali değişimleri yaşayan kadınların bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması öneriliyor. Gerekli görüldüğünde hormon testleri ve yumurtalık rezervini değerlendirmeye yönelik incelemeler yapılabiliyor.
Menopoz doğal bir süreç olsa da belirtilerin kişiye özel değerlendirilmesi, uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin sürdürülmesi yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabiliyor.





