Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü verilerine göre, dünya genelinde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı ülkeler arasında büyük farklılık gösteriyor. Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2 ile ilk sırada yer alırken, Türkiye’de 18 yaş altı nüfusun oranı yüzde 25,4 olarak kaydedildi. Türkiye, 140 ülke ve bölgenin yer aldığı listede 123’üncü sırada bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü tarafından yayımlanan tabloda, ülkelerin nüfusları içindeki 18 yaş altı çocukların oranı karşılaştırıldı. Oranlar, toplam nüfusun ne kadarının çocuklardan oluştuğunu gösteriyor.
Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2 ile listenin ilk sırasında yer aldı. Bu ülkeyi yüzde 53,3 ile Nijer, yüzde 53 ile Somali, yüzde 52,9 ile Mali ve yüzde 52,7 ile Çad izledi.
İlk 10 sırada yer alan diğer ülkeler ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Burundi, Mozambik, Angola ve Uganda oldu. Bu ülkelerde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 50’nin üzerinde bulunuyor.
Listenin ilk 30 sırasında 28 Afrika ülkesi yer alıyor. Afganistan ve Yemen, Afrika dışındaki iki ülke olarak sıralamaya girdi. Afrika ülkelerindeki yüksek oranlar, kıtadaki genç nüfus yapısının belirginliğini ortaya koyuyor.
TÜRKİYE’DE ÇOCUK NÜFUSU ORANI YÜZDE 25,4
Türkiye, Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü verilerine göre yüzde 25,4 oranıyla 123’üncü sırada yer aldı. Bu oran, Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte birinin 18 yaş altındaki kişilerden oluştuğunu gösteriyor.
Türkiye’nin bulunduğu sıralamada Saint Vincent ve Grenadinler yüzde 25,5 ile 122’nci, Yeni Kaledonya yüzde 25,4 ile 124’üncü sırada bulunuyor. Bhutan ise yüzde 25,3 ile Türkiye’nin hemen altında yer alıyor.
Listenin orta ve alt sıralarında yer alan ülkelerde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı daha düşük seviyelerde seyrediyor. Hindistan yüzde 29,4, Endonezya yüzde 29,2, Meksika yüzde 29,2, Brezilya yüzde 23,5 ve Arjantin yüzde 25,8 oranlarıyla listede yer aldı.
AFRİKA’DA GENÇ NÜFUS ORANI YÜKSEK
Veriler, Afrika ülkelerinin büyük bölümünde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payının yüksek olduğunu gösteriyor. Araştırmada, yüksek doğurganlık oranlarının bu genç yaş yapısının oluşmasında etkili olduğu belirtiliyor.
Aile büyüklüğüne ilişkin tercihler ve doğurganlık oranlarındaki düşüşün farklı hızlarda ilerlemesi, ülkelerin yaş dağılımını etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. Nüfus artışının hızlı olduğu ülkelerde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı da yüksek olabiliyor.
Bu ülkelerde eğitim, sağlık, konut ve ilerleyen yıllarda istihdam alanlarında artan talebin karşılanması gerekiyor. Genç nüfusun büyüklüğü, kamu hizmetlerinin planlanmasında belirleyici unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

DOĞU ASYA’DA ÇOCUK NÜFUSU AZALIYOR
Doğu Asya ülkelerinde ise farklı bir demografik tablo görülüyor. Güney Kore, Japonya, Tayvan ve Singapur’da 18 yaş altı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 15’in altında bulunuyor.
Listenin tamamında en düşük oran yüzde 12,6 ile Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde kaydedildi. Ülkeler arasında ise Güney Kore, yüzde 12,9 ile son sırada yer aldı.
Doğum oranlarının düşmesinde yüksek çocuk bakım maliyetleri, yoğun çalışma koşulları ve evlilik ile ebeveynliğe yönelik değişen yaklaşımlar etkili olan faktörler arasında sayılıyor. Çocuk nüfusunun azalması, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte iş gücüne katılacak kişi sayısının ilerleyen yıllarda düşmesine yol açabiliyor.
GENÇ NÜFUS VE YAŞLANAN TOPLUMLAR
Çocuk nüfusu yüksek ülkeler, artan eğitim ve sağlık hizmetleri ihtiyacını karşılamak durumunda. Bu ülkelerde genç nüfusun iş gücüne katılacağı dönem için de istihdam olanaklarının artırılması gerekiyor.
Çocuk nüfusunun düşük olduğu ülkelerde ise yaşlı nüfusun artışı, sosyal güvenlik ve iş gücü politikaları açısından farklı bir planlama gerektiriyor. Demografik yapıdaki değişimler, ülkelerin gelecekteki nüfus dağılımını ve ekonomik ihtiyaçlarını etkiliyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü verileri, 18 yaş altı nüfus oranının ülkeler arasında aynı düzeyde olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin yüzde 25,4’lük oranı, ülkenin genç nüfus yapısının Afrika ülkelerine kıyasla daha düşük, Doğu Asya ülkelerine kıyasla ise daha yüksek bir seviyede bulunduğunu ortaya koyuyor.




