2026 Radford/FGCU Seri Katil İstatistikleri Raporu’na göre, ülkeler bazında tespit edilen seri katil sayısında Amerika Birleşik Devletleri ilk sırada yer alıyor. Raporda ABD’de 3 bin 803, İngiltere’de 188, Rusya’da ise 172 seri katil kaydedildi. Türkiye, 16 tespit edilmiş seri katille 25’inci sırada bulunuyor. Veriler, suçları birden fazla ülkeye yayılan failler hariç tutularak hazırlanırken, sıralamanın belgelenmiş vakaları yansıttığı belirtildi.
SERİ KATİL SAYISINDA ABD İLE DİĞER ÜLKELER ARASINDAKİ FARK
Radford Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda, seri katil tanımı ayrı olaylarda iki veya daha fazla kişinin yasa dışı şekilde öldürülmesini gerçekleştiren fail üzerinden yapılıyor. Çalışmada, ülkelerin tespit edilmiş seri katil sayılarına yer veriliyor.
ABD, 3 bin 803 seri katille listenin ilk sırasında bulunuyor. Bu sayı, raporda yer alan seri katillerin yüzde 62,91’ine karşılık geliyor. İngiltere 188 kişiyle ikinci, Rusya 172 kişiyle üçüncü sırada yer alıyor. Avustralya’da 153, Japonya’da 145, Hindistan’da 135, Güney Afrika’da 132, Kanada’da ise 130 seri katil tespit edildi.
Listenin devamında Almanya 105, İtalya 102, Fransa 97, Meksika 73, Çin 69, Brezilya 46, Polonya ve İspanya 31’er, Macaristan 30, Avusturya 25, Kolombiya 24, Hollanda 21, Belçika 19, Çekya ve Arjantin 18’er kişiyle yer aldı.
İsveç ile Türkiye’nin her ikisinde de 16 seri katil kaydedildi. Türkiye’nin ardından Tayland 15, İskoçya, Nijerya ve Pakistan 14’er, Yunanistan, Kenya ve İran 13’er, Ukrayna 12, Güney Kore ise 11 kişiyle sıralandı.
TÜRKİYE SERİ KATİL SIRALAMASINDA 25’İNCİ SIRADA
Rapordaki verilere göre Türkiye’de tespit edilen seri katil sayısı 16 olarak kaydedildi. Türkiye, toplam seri katillerin yüzde 0,26’sını oluşturuyor.
Türkiye’nin yer aldığı sıralama, ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. ABD ile İngiltere arasındaki fark 3 bin 615 kişi olarak hesaplanırken, ABD’deki tespit edilmiş seri katil sayısı İngiltere’nin 20 katından fazla.
Ancak bu rakamlar, ülkelerdeki seri cinayetlerin gerçek yaygınlığını tek başına ortaya koymuyor. Raporda, ülkelerin kayıt sistemleri, kolluk kuvvetlerinin çalışma biçimi, vakaların sınıflandırılması ve kamuya açık bilgilere erişim gibi unsurların sonuçları etkileyebileceği belirtiliyor.

RAPOR BELGELENMİŞ VAKALARI GÖSTERİYOR
Radford Üniversitesi araştırmacısı Mike Aamodt, ABD’de polis, cezaevi ve kamu kayıtlarına erişimin görece kolay olması nedeniyle vakaların daha rahat tespit edilip belgelenebildiğini ifade ediyor. Bu durum, ABD’nin listenin ilk sırasında yer almasının nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Kayıtların daha az erişilebilir olduğu ülkelerde ise bazı vakalar hiç tespit edilmemiş veya belgelenmemiş olabilir. Bu nedenle rapor, seri cinayetlerin ülkeler arasındaki gerçek yaygınlığını ölçen bir çalışma olarak değil, tespit edilmiş vakaların karşılaştırması olarak ele alınıyor.
Benzer ölçüm sorunları, ülkelerin suç oranlarının karşılaştırılmasında da görülüyor. Hangi suçların kayda alındığı, olayların nasıl sınıflandırıldığı ve verilerin ne ölçüde erişilebilir olduğu, ülkeler arasındaki sıralamaları etkileyebiliyor.
ABD’DE SERİ CİNAYETLER GEÇMİŞE GÖRE AZALDI
Raporda yer verilen değerlendirmelere göre, ABD’de seri cinayetlerin sayısı geçmişteki zirve dönemlerine kıyasla geriledi. Northeastern University tarafından aktarılan araştırma, 1970’lerde yaklaşık 300 bilinen seri katilin aktif olduğunu, bu sayının 2010’larda 50’nin altına düştüğünü belirtiyor. Bu, yüzde 80’den fazla azalma anlamına geliyor.
DNA kanıtlarının kullanımı, güvenlik kameralarının yaygınlaşması ve polis birimleri arasındaki bilgi paylaşımının gelişmesi, faillerin birden fazla suç arasında kimliklerini gizlemelerini zorlaştıran etkenler arasında gösteriliyor.
Toplumsal davranışlardaki değişimlerin de bu düşüşte rol oynamış olabileceği ifade ediliyor. Otostop çekmek ve insanların yabancılarla baş başa kalmasına yol açan diğer durumlar, seri cinayetlerin arttığı dönemlerde daha yaygındı.
SERİ CİNAYETLERDEKİ DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ ARAŞTIRILIYOR
Seri cinayetlerin geçmişteki artışını ve sonraki düşüşünü açıklamak için farklı görüşler bulunuyor. Yazar Caroline Fraser, çevresel kurşun maruziyetini şiddet içeren davranışlardaki artışa katkıda bulunmuş olabilecek etkenlerden biri olarak ele aldı.
Kriminolog James Alan Fox ise demografik yapı, polislik uygulamalarındaki gelişmeler ve adli bilimlerdeki ilerlemelere vurgu yapıyor. Araştırmacılar, seri cinayetlerdeki artış ve düşüşü tek başına açıklayan bir teori bulunmadığını belirtiyor.
Radford/FGCU raporu, ülkeler bazında tespit edilmiş seri katil sayılarını karşılaştırırken, kayıt ve raporlama farklılıklarının sonuçlar üzerindeki etkisine de işaret ediyor. Türkiye’nin 16 kişiyle 25’inci sırada yer aldığı liste, bu çerçevede belgelenmiş vakaların dağılımını ortaya koyuyor.




