Yeni rapora göre Türkiye'de fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölümle ilişkilendiriliyor. Ekonomik maliyet 55 milyar doları buluyor.

Türkiye'de fosil yakıt kullanımının insan sağlığına ve ekonomiye etkilerini ortaya koyan yeni bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Rapora göre, ülkede ince partikül madde (PM2.5) kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 52'si fosil yakıtlardan kaynaklanıyor.

Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) tarafından hazırlanan raporda, fosil yakıt kullanımına bağlı hava kirliliğinin yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölümle ilişkili olduğu tahmin edildi.

Araştırmada hava kirliliğinin yalnızca sağlık üzerindeki etkileri değil, iş gücü kaybı ve ekonomik sonuçları da değerlendirildi. Fosil yakıt kaynaklı PM2.5 kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin yaklaşık 55 milyar dolar olduğu hesaplandı.

Uzmanlar, kömür, petrol ve doğal gaz kullanımından kaynaklanan kirliliğin azaltılması için enerji politikalarında dönüşümün önemine dikkat çekti.

HAVA KİRLİLİĞİ YILDA 26 BİN 500 ERKEN ÖLÜMLE İLİŞKLENDİRİLDİ

"Fosil Yakıtların Türkiye'ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti" başlıklı raporun sonuçları düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.

Araştırmaya göre fosil yakıtlardan kaynaklanan ince partikül madde kirliliği, Türkiye'de yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölümle ilişkilendiriliyor.

Raporda hava kirliliğinin kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabet gibi sağlık sorunları üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Açıklanan ölüm sayısının, hava kirliliğine maruz kalma ve sağlık riskleri üzerinden yapılan bilimsel hesaplamalara dayalı bir tahmin olduğu belirtildi.

Türkiye'de Hava Kirliliğinin Ağır Bilançosu Açıklandı

PM2.5 NEDİR, SAĞLIĞI NASIL ETKİLİYOR?

PM2.5, çapı 2,5 mikrometre veya daha küçük olan ince partikül maddeleri ifade ediyor.

Bu parçacıklar, küçük boyutları nedeniyle solunum yoluyla akciğerlerin derin bölgelerine ulaşabiliyor. Bazıları kan dolaşımına da geçebiliyor.

Uzun süreli PM2.5 maruziyeti, kalp ve damar hastalıkları ile solunum sistemi rahatsızlıkları açısından önemli riskler oluşturuyor.

Özellikle çocuklar, ileri yaştaki bireyler, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişiler hava kirliliğinin olumsuz etkilerine karşı daha hassas olabiliyor.

Rapora göre Türkiye'deki PM2.5 kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 52'si fosil yakıt kullanımına atfediliyor.

HAVA KİRLİLİĞİNİN MALİYETİ 55 MİLYAR DOLAR

Raporda fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin ekonomik etkilerine de yer verildi.

Araştırmacılar, sağlık sorunları ve bunların yol açtığı kayıplar üzerinden hesaplanan yıllık ekonomik maliyetin yaklaşık 55 milyar dolar olduğunu belirtti.

Bu tutarın, Türkiye'nin 2024 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının yüzde 4,1'ine karşılık geldiği ifade edildi.

Hava kirliliğiyle bağlantılı hastalıkların iş gücü üzerinde de etkili olduğu kaydedildi.

Rapora göre fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği, yılda yaklaşık 8,5 milyon iş günü kaybıyla ilişkilendiriliyor.

Söz konusu veriler, hava kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğurduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye'de Hava Kirliliğinin Ağır Bilançosu Açıklandı5

BEBEKLER VE ÇOCUKLAR DA HAVA KİRLİLİĞİNDEN ETKİLENİYOR

Temiz Hava Hakkı Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, hava kirliliğinin etkilerinin anne karnındaki dönemden itibaren görülebildiğini belirtti.

Çağlayan'ın paylaştığı rapor sonuçlarına göre, hava kirliliğiyle yılda yaklaşık 8 bin erken doğum ilişkilendiriliyor.

Ayrıca yaklaşık 8 bin 200 bebeğin düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelmesinin de hava kirliliğiyle bağlantılı olduğu tahmin ediliyor.

Çocuklarda ise yılda yaklaşık 5 bin 100 yeni astım vakası ve astım nedeniyle 6 bin 500 acil servis başvurusunun hava kirliliğine atfedildiği bildirildi.

Uzmanlar, özellikle çocukların gelişim döneminde temiz hava koşullarının sağlanmasının önemine dikkat çekiyor.

TÜRKİYE'DE ELEKTRİK ÜRETİMİNİN YÜZDE 54'Ü FOSİL YAKITLARDAN

Raporda Türkiye'nin enerji tüketiminde fosil yakıtların payına ilişkin verilere de yer verildi.

Buna göre 2024 yılında Türkiye'deki elektrik üretiminin yüzde 35'i kömürden, yüzde 19'u doğal gazdan karşılandı.

Böylece yalnızca bu iki fosil yakıtın elektrik üretimindeki toplam payı yüzde 54 oldu.

Kara yolu ulaşımında tüketilen enerjinin ise yüzde 66'sının dizelden, yüzde 17'sinin LPG'den ve yüzde 16'sının benzinden sağlandığı belirtildi.

Sanayi sektöründe fosil yakıtların nihai enerji tüketimindeki payının yaklaşık yüzde 60 olduğu kaydedildi.

Bu veriler, elektrik üretimi, ulaşım ve sanayide fosil yakıtların önemli bir yer tutmaya devam ettiğini gösteriyor.

ENERJİ İHTİLATINDAKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ

Raporda fosil yakıt kullanımının ekonomik etkileri değerlendirilirken Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı da ele alındı.

Uluslararası enerji fiyatlarında yaşanan değişimlerin, ithalat maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtildi.

Araştırmada Türkiye'nin enerji ithalat faturasının Ağustos 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,8 arttığı bilgisine yer verildi.

Uzmanlar, fosil yakıt ithalatına bağımlılığın enerji fiyatlarındaki küresel dalgalanmalara karşı ekonomik kırılganlığı artırabildiğine işaret etti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ İÇİN ÇAĞRI YAPILDI

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, fosil yakıt kullanımının azaltılması için kapsamlı bir yol haritası hazırlanması gerektiğini belirtti.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin ise yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının önemine dikkat çekti.

Şahin, küresel enerji dönüşümünde elektrik kullanımının payının yükseltilmesi ve fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca Türkiye'nin COP31 kapsamında üstlendiği sorumlulukların iklim politikalarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını dile getirdi.

Türkiye'de Hava Kirliliğinin Ağır Bilançosu Açıklandı3-1

Kütahya'da Abdurrahman Karaa Bulvarı'nda temizlik
Kütahya'da Abdurrahman Karaa Bulvarı'nda temizlik
İçeriği Görüntüle

HAVA KİRLİLİĞİNİN AZALTILMASI İÇİN HANGİ ADIMLAR ÖNE ÇIKIYOR?

Raporda yer alan bulgular, hava kalitesinin iyileştirilmesinde enerji üretimi, sanayi ve ulaşım sektörlerinin önemini ortaya koyuyor.

Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve enerji verimliliğinin artırılması, hava kirletici emisyonların düşürülmesine katkı sağlayabilecek uygulamalar arasında bulunuyor.

Sanayi tesislerinde emisyon kontrolünün güçlendirilmesi ve ulaşımda daha temiz teknolojilere geçilmesi de hava kalitesini iyileştirebilecek önlemler arasında değerlendiriliyor.

Uzmanlar, hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin azaltılması için uzun vadeli ve kapsamlı politikaların uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: AA