Omurga sağlığı, günlük hareket kabiliyetinin korunmasında önemli rol oynuyor.
Uzun süre oturmak, yanlış duruş, uygun olmayan uyku ürünleri, fazla kilo ve tütün kullanımı omurga üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.
Memorial Bahçelievler Hastanesi İleri Omurga Merkezi'nden Prof. Dr. Turgut Akgül, günlük yaşamda alınabilecek önlemler ve omurgayı korumaya yönelik alışkanlıklar hakkında bilgi verdi.
Omurga; omurlar, diskler, eklemler, bağlar ve kaslardan oluşan karmaşık bir yapıdan meydana geliyor.
Gün içinde uzun süre aynı pozisyonda kalmak veya yanlış hareket etmek bu yapıların üzerine binen yükü artırabiliyor. Uzmanlar, düzenli hareketten çalışma ortamının ergonomisine, uyku pozisyonundan kilo kontrolüne kadar çeşitli başlıklara dikkat edilmesini öneriyor.
OMURGA SAĞLIĞI İÇİN DURUŞA DİKKAT
Duruş bozuklukları, omurganın doğal eğriliklerinin değişmesine neden olabiliyor. Bilgisayar kullanırken, ayakta dururken veya yürürken başın omuzların üzerinde tutulması, omuzların geride olması ve omurganın mümkün olduğunca doğal pozisyonda bulunması öneriliyor.
Özellikle uzun süre masa başında çalışanların aynı pozisyonda kalmaması gerekiyor.
Yaklaşık 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek, kısa yürüyüşler yapmak ve uygun germe hareketleri uygulamak omurganın uzun süre hareketsiz kalmasının önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.
YERDEN YÜK KALDIRIRKEN BELDEN EĞİLMEYİN
Yerden bir cisim kaldırırken dizleri kilitleyerek belden öne doğru eğilmek, omurgaya binen mekanik yükü artırabiliyor.
Bunun yerine diz ve kalçayı bükerek çömelmek, kaldırılacak cismi vücuda mümkün olduğunca yakın tutmak ve hareket sırasında yükü bacak kaslarıyla kaldırmak öneriliyor.
Ağırlık taşırken gövdenin sağa veya sola doğru döndürülmesinden de kaçınılması gerekiyor. Özellikle ağır cisimlerin kaldırılması sırasında yapılan ani ve kontrolsüz hareketler bel bölgesinde zorlanmaya neden olabiliyor.
Omurgayı destekleyen kasların güçlendirilmesi de korunma açısından önem taşıyor. Karın, bel ve pelvik bölgedeki kaslardan oluşan merkez bölgenin güçlendirilmesiyle omurganın desteklenmesine katkı sağlanabiliyor. Klinik pilates, yüzme ve uygun statik egzersizler bu amaçla tercih edilebilecek aktiviteler arasında gösteriliyor.
UYKU VE ÇALIŞMA ORTAMI OMURGA SAĞLIĞINI ETKİLİYOR
Günün yaklaşık üçte birinin uykuda geçirildiğine işaret eden Prof. Dr. Turgut Akgül, uyku sırasında omurganın doğal eğriliklerini destekleyen yatak ve yastık seçiminin önemine dikkat çekiyor. Orta sertlikte ve kişinin vücut yapısına uygun bir yatağın yanı sıra uygun bir yastık kullanılması öneriliyor.
Yüzüstü yatışın boyun bölgesinde uzun süreli dönmeye neden olabileceği belirtilirken, sırtüstü veya yan yatış pozisyonlarının tercih edilebileceği aktarılıyor.
Çalışma ortamının düzenlenmesi de omurga sağlığının korunmasında etkili unsurlar arasında yer alıyor. Bilgisayar ekranının üst bölümünün göz hizasında bulunması, klavye ve mouse kullanırken dirseklerin desteklenmesi, belin doğal eğriliğini destekleyen bir sandalye kullanılması ve ayakların yere tam basması öneriliyor.
FAZLA KİLO VE TÜTÜN KULLANIMI RİSKİ ARTIRABİLİYOR
Vücut ağırlığındaki artış, özellikle bel bölgesindeki omurga yapılarının taşıdığı yükü artırabiliyor. Bu nedenle dengeli beslenme ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması, mekanik kaynaklı bel sorunlarının önlenmesinde destekleyici unsurlar arasında gösteriliyor.
Tütün ürünleri de omurga sağlığı açısından risk oluşturabilecek alışkanlıklar arasında bulunuyor. Kaynakta yer alan uzman değerlendirmesine göre nikotin ve tütün ürünlerindeki diğer kimyasallar damarların daralmasına neden olarak omurga disklerinin beslenmesini ve oksijenlenmesini olumsuz etkileyebiliyor.
DÜZENLİ EGZERSİZ OMURGAYI DESTEKLİYOR
Yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi düşük etkili egzersizlerin omurga çevresindeki kasların çalışmasına, hareketliliğin korunmasına ve genel fiziksel kapasitenin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Genel fiziksel aktivite için haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılması öneriliyor. Egzersiz programının kişinin yaşına, mevcut sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine uygun şekilde belirlenmesi gerekiyor.

UZUN SÜREN AĞRILAR İHMAL EDİLMEMELİ
Bel veya boyun ağrısının uzun sürmesi ya da başka belirtilerle birlikte görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Özellikle istirahatle geçmeyen veya gece uykudan uyandıran ağrılar, kollara ya da bacaklara yayılan uyuşma, karıncalanma, elektriklenme ve güç kaybı gibi belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor.
Ayak bileğini kaldıramama gibi belirgin güç kayıplarında ise gecikmeden hekime başvurulması öneriliyor. Omurga sağlığının korunmasında düzenli hareket, uygun ergonomi, sağlıklı vücut ağırlığı ve doğru günlük alışkanlıkların birlikte ele alınması önem taşıyor.




