Kış aylarında artan grip, RSV ve pnömokok enfeksiyonlarına karşı aşılama, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde ağır hastalık riskini azaltabiliyor.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunma yöntemleri yeniden gündeme geliyor. Grip, Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) ve pnömokok bakterisinin neden olduğu hastalıklar, özellikle ileri yaştaki kişilerde ve kronik rahatsızlığı bulunanlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu enfeksiyonlara karşı geliştirilen aşılar, hastaneye yatış ve ağır hastalık riskinin azaltılmasında kullanılıyor.

Kış döneminde kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi, solunum yolu virüslerinin yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Grip ve RSV gibi enfeksiyonlar çoğu kişide hafif belirtilerle geçirilse de risk grubundaki bireylerde zatürre ve solunum yetmezliği gibi komplikasyonlara neden olabiliyor.

Aşılama programları ise kişinin yaşı, sağlık durumu, daha önce yaptırdığı aşılar ve mevcut risk faktörlerine göre belirleniyor.

Kış Aylarında Üç Aşı Solunum Yolu Hastalıklarına Karşı Koruyor1

GRİP AŞISI HER YIL YENİLENİYOR

Grip, influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olarak biliniyor. Yüksek ateş, öksürük, kas ağrısı, baş ağrısı ve halsizlik, hastalığın yaygın belirtileri arasında bulunuyor.

Soğuk algınlığından farklı olarak grip, bazı kişilerde ağır seyrederek zatürre ve mevcut kronik hastalıkların kötüleşmesine yol açabiliyor.

Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler, hamileler, bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler ve astım, KOAH, diyabet veya kalp hastalığı bulunanlar daha yüksek risk taşıyor.

Grip virüsleri zaman içerisinde değişime uğradığından aşıların içeriği de dolaşımda olması beklenen virüs türlerine göre düzenli olarak güncelleniyor.

Bu nedenle grip aşısının her yıl tekrarlanması öneriliyor. Kuzey Yarımküre'de aşılama genellikle sonbahar aylarında gerçekleştiriliyor.

Grip aşısı, hastalığa yakalanma olasılığını azaltabildiği gibi enfeksiyon gelişmesi halinde ağır hastalık ve komplikasyon riskinin düşürülmesine de yardımcı oluyor.

RSV AŞISI ÖZELLİKLE İLERİ YAŞTAKİ KİŞİLER İÇİN ÖNEM TAŞIYOR

Respiratuar Sinsityal Virüs, solunum yollarını etkileyen ve özellikle sonbahar ile kış dönemlerinde görülebilen bir virüs olarak biliniyor.

RSV enfeksiyonu çoğu sağlıklı yetişkinde burun akıntısı, öksürük ve hafif ateş gibi belirtilerle seyredebiliyor. Ancak ileri yaştaki kişilerde, bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde ve kronik hastalığı bulunanlarda alt solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor.

İnmede erken müdahale kalıcı engellilik riskini azaltıyor
İnmede erken müdahale kalıcı engellilik riskini azaltıyor
İçeriği Görüntüle

Bu kişilerde bronşit, zatürre ve solunum yetmezliği gibi daha ağır tablolar gelişebiliyor.

RSV'ye karşı geliştirilen aşılar, belirli yaş gruplarında ve risk taşıyan yetişkinlerde ağır alt solunum yolu hastalıklarının önlenmesi amacıyla kullanılıyor.

Gebelik döneminde uygulanan bazı RSV aşıları ise annede oluşan antikorların bebeğe geçmesini sağlayarak doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin ağır RSV hastalığına karşı korunmasına yardımcı olabiliyor.

Gebelikte aşılama için uygun hafta aralığı, kullanılan aşının ruhsat koşullarına ve ulusal sağlık otoritelerinin önerilerine göre belirleniyor.

Kış Aylarında Üç Aşı Solunum Yolu Hastalıklarına Karşı Koruyor6

ZATÜRRE AŞISI PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINA KARŞI KULLANILIYOR

Pnömokok bakterisi, zatürre başta olmak üzere menenjit, kan dolaşımı enfeksiyonları, sinüzit ve orta kulak iltihabı gibi hastalıklara neden olabiliyor.

Bu enfeksiyonlar özellikle ileri yaştaki kişilerde, kronik hastalığı bulunanlarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde daha ağır seyredebililiyor.

Pnömokok aşıları, bakterinin belirli türlerine karşı bağışıklık yanıtı oluşturarak ciddi enfeksiyon riskinin azaltılmasını amaçlıyor.

Kullanılan aşılar arasında PCV13, PCV20 gibi konjuge aşılar ile PPSV23 olarak bilinen polisakkarit aşı bulunuyor.

PCV20, pnömokok bakterisinin 20 farklı serotipine karşı koruma sağlamak üzere geliştirilmiş bir aşı olarak kullanılıyor.

Ancak aşılama şeması herkes için aynı değil. Kişinin yaşı, sağlık durumu ve daha önce yaptırdığı pnömokok aşıları, uygulanacak doz ve aralıkların belirlenmesinde etkili oluyor.

Bazı yetişkinlerde tek doz yeterli olabilirken farklı risk gruplarında ek doz veya farklı aşılama planları gerekebiliyor.

ÜÇ AŞI AYNI GÜN UYGULANABİLİYOR

Grip, RSV ve pnömokok aşıları, uygun görülen kişilerde aynı sağlık kuruluşu ziyaretinde uygulanabiliyor.

Birden fazla aşının aynı gün yapılması durumunda enjeksiyonlar farklı anatomik bölgelere uygulanıyor. Uygulama kararı, kişinin sağlık durumu ve ilgili aşıların kullanım önerileri doğrultusunda veriliyor.

Aşıların ardından enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık ve hassasiyet görülebiliyor. Hafif ateş, halsizlik, kas ağrısı ve baş ağrısı da karşılaşılabilecek yan etkiler arasında bulunuyor.

Bu belirtiler genellikle kısa süre içerisinde azalıyor. Bununla birlikte her aşıda olduğu gibi nadiren ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebiliyor.

Daha önce herhangi bir aşıya veya aşı bileşenine karşı ciddi alerjik reaksiyon geçiren kişilerin, aşılama öncesinde sağlık çalışanlarını bilgilendirmesi gerekiyor.

Kış Aylarında Üç Aşı Solunum Yolu Hastalıklarına Karşı Koruyor4

KIŞ AYLARINDA AŞILAMA PLANI KİŞİYE GÖRE BELİRLENİYOR

Grip, RSV ve pnömokok aşıları farklı hastalık etkenlerine karşı koruma sağlıyor. Bu nedenle her üç aşının bütün yetişkinlere rutin olarak uygulanması gerekmiyor.

Grip aşısı genel olarak 6 ay ve üzerindeki bireyler için önerilirken RSV ve pnömokok aşılarının uygulanması yaşa, risk faktörlerine ve ulusal aşılama programlarına göre değişiyor.

Özellikle kronik akciğer ve kalp hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi bozuklukları ve dalağın bulunmaması gibi durumlar, pnömokok aşılamasının değerlendirilmesini gerektirebiliyor.

Aşıların koruyuculuğu yüzde 100 olmadığından el hijyeni, kapalı ortamların havalandırılması ve hastalık belirtileri bulunan kişilerle yakın temastan kaçınılması gibi önlemler de önemini koruyor.

Kış dönemi öncesinde hangi aşıların gerekli olduğunun belirlenmesi için kişinin mevcut hastalıkları, önceki aşı kayıtları ve yaşı değerlendirilerek aile hekimi veya ilgili uzman hekim tarafından aşılama planı oluşturulabiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ