Japonya'da yapılan bir araştırmada, kefirden elde edilen Lentilactobacillus kefiri YRC2606 adlı bakteri suşunun yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişiklikleri üzerindeki etkisi incelendi.
Shinshu Üniversitesi ve Yotsuba Milk Products Co., Ltd. araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada, ısıyla etkisiz hâle getirilen bakterinin yaşlı farelerde iltihaplanmayla ilişkili bazı proteinlerin düzeylerini azalttığı belirlendi. Araştırma, yaşlanma sürecinde bağışıklık işlevlerini desteklemeye yönelik fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi açısından değerlendiriliyor.
Çalışmanın sonuçları, 10 Ekim 2025'te çevrim içi yayımlandı. Araştırma, 1 Kasım 2025'te Journal of Functional Foods dergisinin 134. cildinde yer aldı. Ekipte Shinshu Üniversitesi'nden doktora öğrencisi Hiroka Sasahara ile Profesör Sachi Tanaka, Yotsuba Milk Products Co., Ltd. Ar-Ge Merkezi'nden Dr. Kenji Uchida ve Ikumi Fujioka görev yaptı.
YAŞLANMA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?
Yaşlanma, bağışıklık sisteminin koruyucu işlevlerinde azalma ve bağışıklık hücrelerinin çalışma hızında düşüşle ilişkilendiriliyor. İmmünosenesans olarak adlandırılan bu süreçte hücre bölünmesi yavaşlıyor veya duruyor. Düşük düzeyli, sürekli iltihaplanma da yaşlanmayla birlikte görülen değişiklikler arasında yer alıyor.
Timüs ve karaciğer gibi organlarda küçülme ya da atrofi gelişmesi de yaşlanma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Timüs, bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden T lenfositlerinin gelişiminde görev yapıyor.
Araştırmacılar, fermente süt ürünlerinin sağlığa etkilerinin uzun süredir incelendiğini, ancak bu etkilerin ardındaki mekanizmaların tam olarak açıklanamadığını belirtti. Kefir gibi ürünlerde bulunan laktik asit bakterilerinin antimikrobiyal ve iltihap karşıtı özellikler gösterebildiği bildiriliyor.

KEFİR BAKTERİSİ YAŞLI FARELERDE İNCELENDİ
Çalışmada, kefirden izole edilen L. kefiri YRC2606 suşu kullanıldı. Araştırmacılar, yaşlı farelere 8 hafta boyunca ısıyla etkisiz hâle getirilmiş bakteri verdi. Ardından hayvanların bağışıklık işlevleri ve bazı organlarındaki değişiklikler değerlendirildi.
YRC2606 ile beslenen farelerde timüs ve karaciğerde yaşlanmaya bağlı değişikliklerin azaldığı gözlendi. Hücre bölünmesini engelleyen p16 ve p21 adlı proteinlerin ifadesinde de düşüş saptandı.
Araştırmanın bir bölümünde, bakterinin iltihaplanma üzerindeki etkisi lipopolisakkarit aracılı süreç üzerinden incelendi. YRC2606 verilen hayvanlardan alınan hücrelerin, interlökin-6 (IL-6) ve tümör nekroz faktörü alfa (TNF-α) adlı iltihaplanma sitokinlerini daha düşük düzeylerde salgıladığı belirlendi.
İltihaplanma süreçlerinde görev alan STAT3 adlı sinyal proteininin fosforilasyon düzeyinde de azalma görüldü. Araştırmacılar, bu bulguların bakterinin yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişiklikleri üzerindeki etkisini anlamaya yardımcı olduğunu belirtti.
ARAŞTIRMACILAR IL-6/STAT3 YOLUNA ODAKLANDI
Çalışmanın eş sorumlu yazarı Hiroka Sasahara, araştırmanın amacının günlük gıdalardan elde edilen fonksiyonel yaklaşımların yaşlanma sürecindeki potansiyelini incelemek olduğunu söyledi.
Sasahara, “İmmünosenesans üzerine çalışmaya ilgim, herkesin deneyimlediği evrensel bir biyolojik süreç olan yaşlanmaya duyduğum derin meraktan kaynaklanıyor. Amacım, günlük gıdalardan elde edilen fonksiyonel yaklaşımları ve bunların yaşlanmaya karşı kanıta dayalı stratejilere dönüşme potansiyelini araştırmak.” dedi.
Araştırmacılar, çalışmanın etkisizleştirilmiş L. kefiri bakterisinin IL-6/STAT3 yolunu düzenleyerek immünosenesansı azaltabileceğini gösteren ilk araştırma olduğunu belirtti. Sasahara, bu bulguların yaşlanmaya bağlı bağışıklık gerilemesine karşı probiyotik kullanımına ilişkin araştırmalara katkı sağlayabileceğini ifade etti.
FONKSİYONEL GIDA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Sasahara, YRC2606'nın yaşlı yetişkinlerde bağışıklık işlevini korumaya yönelik fonksiyonel gıdalarda veya besin takviyelerinde bileşen olarak kullanılabileceğini belirtti.
“YRC2606, yaşlanmayla ilişkili hastalıkların tedavisinde, örneğin yaşlı yetişkinlerde bağışıklık işlevini korumak üzere tasarlanmış fonksiyonel gıdaların veya besin takviyelerinin bir bileşeni olarak yararlı olabilir.” diyen Sasahara, bakterinin kullanım alanlarının araştırılması gerektiğini vurguladı.
Araştırma, Japonya'da yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişikliklerine yönelik çalışmaların sürdüğü bir dönemde yayımlandı. YRC2606'nın insanlarda aynı sonuçları verip vermeyeceği ise bu çalışmayla belirlenmiş değil. Bulgular, fareler üzerinde yürütülen deneysel araştırmaya dayanıyor.




