Gebelikte geçirilen ciddi hastalıkların çocuklarda nörogelişimsel bozukluk riskini artırabileceği biliniyor. Salk Enstitüsü araştırmacılarının fareler üzerinde yürüttüğü yeni çalışma, anne bağışıklık sisteminin aktivasyonu ile fetal beyin gelişimi arasındaki ilişkiye ilişkin epigenetik bulgular ortaya koydu. Araştırmada, bağışıklık sistemi aktive edilen annelerin yavrularında frontal korteks hücrelerinin gen aktivitesi ve metilasyon örüntülerinde binlerce farklılık saptandı. Bulgular, bazı değişikliklerin yetişkinliğe kadar devam edebildiğini gösterdi.
Çalışma, 2 Eylül 2026'da Molecular Psychiatry dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, gebelik sırasında anne bağışıklık sisteminin verdiği tepkinin, gelişmekte olan beyindeki genlerin çalışma biçimini nasıl etkilediğini inceledi. Çalışmada kullanılan modelde, grip enfeksiyonunu taklit eden Poly(I:C) adlı maddeyle anne bağışıklık sistemi aktive edildi.
ANNE HASTALIKLARI İLE NÖROGELİŞİM ARASINDAKİ İLİŞKİ
Anne hastalıkları ile çocukların nörogelişimi arasındaki ilişki, geçmişte grip enfeksiyonları üzerinden araştırıldı. Bilim insanları, gebeliğinin ikinci veya üçüncü üç aylık döneminde grip geçiren annelerin çocuklarında bazı psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğünü belirledi.
Salk Enstitüsü araştırma profesörü ve çalışmanın eş sorumlu yazarı Margarita Behrens, bu ilişkinin annenin enfeksiyona verdiği bağışıklık yanıtıyla bağlantılı olduğuna işaret etti. Behrens, “Epidemiyologlar bu olguyu daha yakın zamanda annelerden alınan kan örneklerini kullanarak analiz ettiklerinde, bunun büyük olasılıkla annenin enfeksiyona verdiği bağışıklık yanıtıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardılar.” dedi.
Araştırmacılar, bu süreçte anne kanındaki IL-6 düzeylerinin yükseldiğini belirledi. Bağışıklık yanıtının bir parçası olan IL-6, iltihabı teşvik eden proteinlerden biri olarak biliniyor. Bu bulgular, grip enfeksiyonu ile nörogelişimsel bozukluk riski arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla kemirgen modellerinin geliştirilmesine zemin hazırladı.
FRONTAL KORTEKSTE GEN AKTİVİTESİ DEĞİŞTİ
Yeni araştırmada, gebeliğin ortasından doğumdan sonraki iki haftaya kadar farelerin frontal korteksindeki nöronlar incelendi. Bilim insanları, anne bağışıklık sistemi aktivasyonunun ardından gen aktivitesinde meydana gelen değişiklikleri ve metilasyon örüntülerini karşılaştırdı.
Metilasyon, genetik kodun üzerindeki kimyasal işaretlerden biri. Bu işaretler, genlerin ne ölçüde ifade edildiğini etkileyebiliyor. Araştırmada, bağışıklık sistemi aktive edilen annelerin yavrularında gen aktivitesi ve metilasyon örüntülerinin sağlıklı annelerin yavrularından farklı olduğu görüldü.
Farklılıklar özellikle derin katmanlı nöronların oluşumuna yardımcı olan genom bölgelerinde yoğunlaştı. Bu hücreler, frontal korteksin gelişiminde görev alan nöronlar arasında yer alıyor.
Araştırmacılar, gelişmekte olan beynin önemli düzenleyicilerinden biri olan Tbr1 adlı transkripsiyon faktörünün bağlandığı bölgelerde doğum sırasında daha fazla metilasyon bulunduğunu belirledi. Tbr1 düzeyleri artmış olmasına rağmen, bu proteinin normalde etkileşim kurduğu bazı genom bölgelerinin aktivitesi azaldı.
Çalışmanın eş birinci yazarı Jessica Arzavala, “Artan metilasyon Tbr1'in derin katmanlı nöronları tanımlama görevini yerine getirmesini engelliyordu.” ifadelerini kullandı.

OTİZMLE İLİŞKİLİ GENLERDE FARKLILIKLAR SAPTANDI
Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçları otizm spektrum bozukluğuyla ilişkili genomik değişiklikleri içeren SFARI Gen Veri Tabanı ile karşılaştırdı. Arzavala, en yüksek güvenilirliğe sahip genlerin yaklaşık yüzde 25'inin araştırma verilerinde de düzensiz şekilde ifade edildiğini belirtti.
Bu bulgu, anne bağışıklık sistemi aktivasyonu ile otizm spektrum bozukluğu arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulduğu anlamına gelmiyor. Çalışma, gebelik sırasında bağışıklık sisteminin verdiği tepkinin, nörogelişimle ilişkili genlerin çalışma biçimini etkileyebileceğini gösteriyor.
Araştırmacılar, doğumdan sonra derin katmanlı nöronların elektriksel aktivitelerini de kaydetti. Analizler, anne bağışıklık sistemi aktivasyonunun fare yavrularında bu nöronların gelişimini etkilediğini ortaya koydu.
EPİGENETİK DEĞİŞİKLİKLER YETİŞKİNLİĞE KADAR İZLENEBİLDİ
Çalışmanın eş sorumlu yazarı Joseph Ecker, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonların nörogelişimsel bozukluk riskini artırabileceğini, ancak bunun her durumda aynı sonucu doğurmadığını belirtti.
Ecker, “Enfeksiyon, nörogelişimin etkilenip etkilenmeyeceğine ilişkin olasılıkları değiştiriyor. Gebelik sırasında hastalanan herkesin nörogelişimsel bozukluğu olan bir çocuğa sahip olacağı anlamına gelmiyor.” dedi.
Araştırma, doğum öncesi bağışıklık sistemi aktivasyonunun beyin gelişimi üzerindeki etkilerinin yalnızca gebelik dönemiyle sınırlı kalmayabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte bilim insanları, epigenetik değişikliklerin beyin gelişiminin hangi aşamasında meydana geldiğini ve gebelik sırasında hangi dönemin daha hassas olduğunu henüz belirleyemedi.
Ecker, “Anne enfeksiyonunun sonuçlarını anlamaya artık daha yakınız, ancak bu hikâyenin yalnızca başlangıcındayız.” değerlendirmesinde bulundu.
Behrens de araştırmanın yeni sorular ortaya çıkardığını belirterek, “Şimdi sorulara daha ayrıntılı yaklaşabiliriz.” dedi. Çalışmanın, anne hastalıklarının fetal beyin gelişimi üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik araştırmalara yeni veriler sağladığı bildirildi.





