Kırklareli'nin Bayramdere köyünde küçükbaş hayvan besiciliği yapan Aynur Öztürk, annesinin kabullenmediği kuzulara evinde bakıyor. Sosyal medyada ilgiyle takip edilen bu hikaye, hayvan sevgisinin ve fedakarlığın güzel bir örneği olarak öne çıkıyor.
KUZULARIN HİKAYESİ
Aynur ve Cem Öztürk çifti, altı yıl önce İstanbul'dan Bayramdere köyüne yerleşerek küçükbaş hayvan besiciliği yapmaya başladı. Bir ay önce, koyunlarından doğan ikiz kuzuların anneleri tarafından kabullenmediğini fark eden Aynur, bu kuzuları eve alarak onlara biberonla bakmaya başladı.
İki kuzuyu evinde, sobanın yanında besleyen Aynur, günlük bakım rutinlerini düzenli olarak yapıyor. Kuzular, evde de Aynur'un peşini bırakmıyor; ona olan bağlılıkları dikkat çekiyor.
BİBERONLA BESLEDİĞİ KUZULARLA DUYGUSAL BAĞ KURDU
Aynur Öztürk, kuzuları süt ve hazır mamalarla besleyerek onların sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlıyor. Kuzular, biberonu gördüklerinde büyük bir mutluluk gösterisi yapıyor, zıp zıp zıplayarak süt içmenin keyfini çıkarıyorlar.
Aynur, kuzularıyla olan ilişkisini şu şekilde tanımlıyor: "Bunlar benim minyatür bebeklerim gibi. İki gün önce onları dışarı saldık, 'Biraz hayvanlar alemine dalsınlar, anlasınlar kendilerinin ne olduğunu' dedik. Ama hâlâ peşimden ayrılmıyorlar. Ben nereye gidersem onlar da oraya geliyorlar."
TOPAÇ VE MIŞTIRPAN
Aynur Öztürk, evinde baktığı kuzulara "Topaç" ve "Mıştırpan" adlarını verdi. Zamanla büyüyen bu kuzular, onun en yakın arkadaşları haline geldi. Aynur, onları kaybetme düşüncesine dayanamadığını ve onların her anını büyük bir sevgiyle izlediğini dile getiriyor.
HAYVAN SEVGİSİ VE AİLE BAĞLARI
Aynur Öztürk, kuzuları beslerken aralarındaki duygusal bağın güçlendiğini belirtiyor. Birçok kez, kuzularının çocuk bezi ile bakımını üstlendiğini, onlara her türlü özeni gösterdiğini vurguluyor. Onlar, sadece evde birer "hayvan" değil, aynı zamanda birer arkadaş haline geldi.
Aynur, "Nereye gitsem aklım evde kalıyor. Onlar bana arkadaşlık ediyor," diyerek, evindeki kuzularla ne kadar güçlü bir bağ kurduğunu anlatıyor.