Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, halk arasında "vitrin hastalığı" olarak bilinen yürürken başlayan baldır ağrısının bacak damar tıkanıklığının en önemli belirtilerinden biri olduğunu belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle yürürken kısa mesafede başlayan ve dinlenince geçen baldır ağrısının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yaklaşık 50-100 metre yürüdükten sonra hastaların baldırlarında şiddetli kramp hissettiğini ve durmak zorunda kaldığını belirten Köksal, hastaların bu sırada ağrının geçmesini beklerken vitrinlere bakıyormuş gibi davrandığını ifade etti.
50 YAŞ ÜZERİNDEKİLER DİKKAT
Bu nedenle rahatsızlığın halk arasında "vitrin hastalığı" olarak bilindiğini aktaran Köksal, özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerin bu belirtileri ciddiye alması gerektiğini vurguladı.
Bacak damar tıkanıklığının en sık sigara kullanan, diyabet ve yüksek tansiyon hastalarında görüldüğünü belirten Köksal, yürümekle başlayan ve dinlenince geçen baldır ağrısı yaşayan kişilerin kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmasının önemli olduğunu söyledi.
HASTALARIN YÜZDE 95’İ AMELİYATSIZ TEDAVİ EDİLİYOR
Erken dönemde yapılan değerlendirmelerle damar darlıklarının tespit edilerek uygun tedavinin planlanabildiğini ifade eden Köksal, gelişen teknoloji sayesinde bacak damar tıkanıklıklarının büyük bölümünün ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirtti.
Köksal, "Günümüzde bacak atardamar tıkanıklıklarının yaklaşık yüzde 95'ini anjiyografik yöntemlerle başarılı şekilde açabiliyoruz. Ancak ileri evre hastalarda ya da özellikle diyabet hastalarında anjiyo ile cerrahi yöntemleri birlikte planlayabiliyoruz." dedi.
SİGARAYI BIRAKMAK TEDAVİNİN BAŞARISINI ARTIRIYOR
Sigara kullanımının hastalığın ilerlemesini hızlandıran en önemli risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çeken Köksal, tedavinin başarılı olabilmesi için sigara ve tüm tütün ürünlerinin tamamen bırakılması gerektiğini söyledi.
Sigara kullanılmaya devam edilmesi halinde yapılan stent ve diğer girişimsel işlemlerin yeniden tıkanma riski taşıdığını belirten Köksal, hastaların tedavi sonrası yaşam tarzı değişikliklerine de dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.




