Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından yürütülen çalışmaya Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Fransa, Almanya, Hindistan ve Türkiye’nin de bulunduğu 18 ülkeden katılımcılar dahil edildi.
Araştırmada farklı nesillerin eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin yaklaşımları ve gelecekte kullanılabilecek teknolojilere yönelik beklentileri incelendi.
ZKUŞAĞINDA YAPAY ZEKA DESTELİ ÖĞRETMENLERE İLGİ
Araştırma sonuçları, Z kuşağının yapay zeka ve yeni nesil eğitim teknolojilerine yönelik ilgisinin diğer yaş gruplarından daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Kişiselleştirilmiş yapay zeka destekli öğretmenleri geleceğin eğitim teknolojileri arasında değerlendiren Z kuşağı katılımcılarının oranı yüzde 18 olarak ölçüldü. Araştırmaya dahil edilen tüm nesillerde ise bu oran yüzde 16 oldu.
Yapay zeka asistanlarının kullanıldığı sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik sınıfları da Z kuşağının ilgi gösterdiği teknolojiler arasında yer aldı.
Bu sistemleri gelecekte öne çıkabilecek eğitim uygulamalarından biri olarak değerlendiren Z kuşağı katılımcılarının oranı yüzde 14 olurken, tüm katılımcılarda oran yüzde 12 olarak belirlendi.

EĞİTİMDE TEKNOLOJİ KULLANIMI SON BEŞ YILDA ARTTI
Z kuşağının eğitim teknolojilerine yönelik ilgisi, geçmiş beş yıldaki teknoloji kullanımına ilişkin yanıtlarında da görüldü.
Araştırmaya katılan Z kuşağı bireylerinin yüzde 68’i, kendi eğitim hayatlarında teknoloji kullanımının son beş yılda arttığını belirtti. Diğer nesillerde bu oran yüzde 55 olarak kaydedildi.
Yapay zeka asistanlarının eğitimde kullanılması, öğrencilerin karmaşık konuları kendi hızlarında incelemesine, ihtiyaçlarına göre açıklamalar almasına ve bireysel seviyelerine uygun çalışmalar yapmasına imkan sağlayabiliyor.
Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri ise eğitim içeriklerinin daha etkileşimli biçimde sunulmasına yönelik kullanım alanları oluşturuyor.
YAPAY ZEKA OKURYAZARLIĞINA İLGİ
Kaspersky, yapay zekanın eğitim süreçlerinde daha fazla kullanılmasıyla birlikte bu teknolojilere yönelik okuryazarlığın da önem kazandığını belirtti.
Şirket, yapay zeka tarafından oluşturulan bilgilerin güvenilir kaynaklardan kontrol edilmesini ve eğitim süreçlerinde insan uzmanlığının korunmasını önerdi.
Kişisel verilerin yapay zeka sistemleriyle paylaşılması konusunda da dikkatli olunması gerektiğine işaret edildi.
Eğitim alanında kullanılan dijital araçların sağladığı imkanların yanında bilgi güvenliği ve veri gizliliği konularının da değerlendirilmesi gerektiği aktarıldı.
Kaspersky, Kaspersky Academy kapsamında kullanıcıların dijital risklere ilişkin farkındalığını artırmaya yönelik "Cyberhygiene" (Siber Hijyen) eğitimi sunuyor. Şirket ayrıca öğretmen ve ebeveynler için yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin çevrim içi eğitim serisi ile aileler ve çocuklara yönelik "Dijital Okul Çantası" rehberini hazırladı.

"YAPAY ZEKA ENTEGRASYONU TEKNOLOJİNİN VARLIĞINDAN FAZLASINI GEREKTİRİYOR"
Kaspersky Akademik İlişkiler Direktörü Evgeniya Russkikh, Z kuşağının dijital teknolojilerin günlük öğrenme sürecinin bir parçası olduğu ortamda yetiştiğini belirtti.
Russkikh, bu kuşağın beklentilerinin eğitimde yapay zeka desteğiyle daha kişiselleştirilmiş ve etkileşimli öğrenme deneyimlerine yöneldiğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu geçiş süreci, algoritmalara aşırı bağımlılığın eleştirel düşünceyi ve bağımsız problem çözme yetisini tehdit ettiği ciddi zihinsel ve eğitsel çıkmazları da beraberinde getiriyor.
Öte yandan, başarılı bir yapay zeka entegrasyonu yalnızca teknolojinin varlığından çok daha fazlasını gerektiriyor. Öğrencilerin ve eğitimcilerin bilgiyi teyit etme, yapay zeka sistemlerinin sınırlarını kavrama ve bu araçları etik ve sorumlu biçimde kullanma becerilerine sahip olması gerekiyor."
Araştırma, Z kuşağının eğitim teknolojilerindeki dönüşümü daha yakından takip ettiğini gösterirken, yapay zekanın eğitim süreçlerine dahil edilmesinde teknoloji kullanımının yanı sıra bilgi doğrulama, veri güvenliği ve sorumlu kullanım becerilerinin de geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.




