Günlük hayatımızda insanlara güvenmek temel bir ihtiyaçtır; ancak bazıları gerçeği kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmeyi bir alışkanlık haline getirmiştir. Yalan söyleyenler, genellikle çatışmadan kaçınmak yerine imajlarını korumak veya başkalarını kontrol etmek için bu yolu seçerler. Uzmanlar, bu kişilerin kendilerini ifade ederken başvurdukları ve dikkat edilmesi gereken 10 dil kalıbını şu şekilde sıralıyor:
YALANCILARIN EN SIK KULLANDIĞI 10 İFADE
"Böyle bir şeyi kim icat edebilir?": Bu ifade, yalan söyleyen kişinin uydurduğu hikayeyi daha inandırıcı kılmak ve üzerindeki şüpheyi dağıtmak için kullandığı bir savunma yöntemidir.
"Beni tanıyorsun": Zor sorularla karşılaştıklarında duygusal tepkiler vererek muhatabını suçlu hissettirme ve dikkati başka yöne çekme amacı taşır.
"Bunu hiç söylemedim": Karşı tarafta kafa karışıklığı yaratarak onun kendi hafızasına ve haklılığına olan güvenini zayıflatmayı hedefler.
"O kadar da ciddi değil": Kişi, kendi hatalı davranışlarını önemsizleştirerek sorumluluktan kaçmaya ve daha fazla sorgulanmayı engellemeye çalışır.
"Bunu demek istemedim": Köşeye sıkıştıklarında veya yakalandıklarında kendilerini haklı çıkarmak için başvurdukları bir tür manipülasyon şeklidir.

"Gerçekten oldu": Hikayelerini gereğinden fazla dramatize edip süsleyerek karşı tarafa güven aşılamaya çalışırlar.
"Bana teşekkür etmesi gereken sensin": Birçok patolojik yalancı, hızla bir kurban zihniyetine bürünerek ilgi çekmeye ve kendini önemli hissettirmeye çalışır.
"Söylemek istediğim buydu": Hikayelerinde veya argümanlarında açık tutarsızlıklar ortaya çıktığında, durumu aceleyle kurtarmak için sıkça bu cümleye sığınırlar.
"Evet, neyse": Suçüstü yakalandıkları anlarda takındıkları aşırı sakin, umursamaz ve omuz silken mesafeli tavırların bir parçasıdır.
"Beni hangi hakla sorguluyorsun?": Kendilerini rasyonel bir şekilde savunmak yerine doğrudan karşı tarafı suçlayıp saldırıya geçerek durumu kendi lehlerine çevirmeye çalışırlar.





