Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, İstanbul'da düzenlenen İstanbul Science Summit 2026 Zirvesi'nde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi ve obeziteyle mücadele konusunda açıklamalarda bulundu.
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı ile The Nutrition Society iş birliğinde gerçekleştirilen zirvede çocukluk dönemi beslenmesi, halk sağlığı ve beslenme eğitimi ele alındı.
Uluslararası bilim insanlarının katıldığı programda konuşan Birinci, sağlıklı beslenmenin yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı olmadığını, toplum sağlığını ve gelecek nesilleri doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
Özellikle çocukluk çağında kazanılan beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlardaki sağlık durumunu etkilediğine dikkat çeken Birinci, şekerli içecekler ve ultra işlenmiş gıdaların yaygın tüketimine karşı uyarılarda bulundu.
TÜRKİYE'DE HER 5 KİŞİDEN BİRİ OBEZ
Obezitenin dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Birinci, Türkiye'deki verilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Birinci, dünyada her 7 yetişkinden birinin, Türkiye'de ise her 5 kişiden birinin obez olduğunu söyledi.
Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında obezite sıklığı bakımından beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Birinci, kadınlarda fazla kiloluluk ve obezite sıklığı açısından ise dördüncü sırada yer aldığını aktardı.
ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Çocukluk çağındaki beslenme sorunlarının gelecekteki sağlık durumunu etkilediğini vurgulayan Birinci, Türkiye'de ilkokul çağındaki çocukların yüzde 9,9'unun obez olduğunu belirtti.
Birinci, konuşmasında 2050 yılına yönelik öngörülere de değinerek çocuklarda obezite oranının artabileceği uyarısında bulundu.
Çocukluk döneminde başlayan obezitenin ilerleyen yaşlarda da devam edebildiğine işaret eden Birinci, erken yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılmasının önemini vurguladı.

ŞEKERLİ İÇECEKLER VE HAZIR GIDALAR GÜNDEMDE
Ultra işlenmiş gıda tüketiminin artması, şekerli içeceklerin yaygınlaşması, ekran başında geçirilen sürenin uzaması ve fiziksel hareketin azalmasının obeziteyle mücadeleyi zorlaştırdığını belirten Birinci, şeker tüketiminin azaltılması gerektiğini söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün serbest şeker tüketiminin günlük enerji alımının yüzde 10'unun altında tutulmasını, mümkünse yüzde 5'in altına indirilmesini önerdiğini hatırlattı.
Birinci, Türkiye'de şekerli içecek tüketimini ve nişasta bazlı şeker kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü de bildirdi.
İŞLENMİŞ GIDALARIN TÜKETİMİNE UYARDI
Birinci, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasında popüler kültürün de etkili olduğunu dile getirdi.
ABD'deki beslenme alışkanlıklarından örnekler veren Birinci, çocukların ve yetişkinlerin günlük beslenmesinde ultra işlenmiş gıdaların önemli yer tuttuğunu ifade etti.
Diyabet ve obezite başta olmak üzere kronik hastalıklarla mücadelede sağlıklı beslenme kültürünün yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

SAĞLIKLI BESLENME TOPLUMSAL SORUMLULUK
Sağlıklı beslenmenin yalnızca bireylerin sorumluluğuna bırakılamayacağını belirten Birinci, gıda sektörünün de bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Birinci, sağlıklı beslenme kültürünün endüstrinin ticari beklentilerine bırakılamayacak kadar önemli olduğunu belirterek konunun halk sağlığı ve gelecek nesiller açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.
Sağlıklı çocukların sağlıklı toplumların temelini oluşturduğunu vurgulayan Birinci, beslenme alışkanlıklarının iyileştirilmesi için toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk taşıdığını kaydetti.





