Ani Ören Yeri sınırları içerisinde bulunan tarihi Ani Köprüsü için restorasyon süreci resmen başladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Türkiye ile Ermenistan arasında bulunan tarihi yapı, iki ülkenin ortak çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırılacak.
Arpaçay Nehri üzerinde konumlanan köprü, geçmişte Doğu ile Batı arasındaki ticaret ve kültürel etkileşimin en önemli geçiş noktalarından biri olarak kullanılıyordu. Bir ayağı Türkiye’de, diğer ayağı Ermenistan sınırında bulunan yapı, Orta Çağ döneminin dikkat çeken mühendislik eserleri arasında gösteriliyor.
ORTAK RESTORASYON İÇİN TARİHİ İŞ BİRLİĞİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında, Ani Köprüsü’nün iki ülke tarafından ortak şekilde restore edilmesi kararlaştırıldı.
Söz konusu iş birliği, yalnızca tarihi yapının korunması açısından değil, kültürel miras alanında bölgesel diyalog ve ortak çalışmalar bakımından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

DÜNYA MİRASI İÇİN ÖNEMLİ GELİŞME
Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, restorasyon sürecinin dünya mirası açısından sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti.
Arslan, protokol kapsamında köprünün iki ülkenin ortak çalışmasıyla restore edileceğini ifade ederek, dünya mirası niteliği taşıyan yapının korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
ANİ, TÜRK-İSLAM TARİHİNİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ
Uzmanlara göre Ani Ören Yeri, yalnızca arkeolojik bir alan değil, aynı zamanda Anadolu’daki Türk-İslam tarihinin önemli başlangıç noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Selçuklu döneminde bölgede camiler, mescitler, hamamlar ve çarşıların inşa edildiğini belirten uzmanlar, Ani’nin çok katmanlı tarihi yapısıyla dikkat çektiğini vurguluyor. Bölgenin, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan önemli kültürel merkezlerden biri olduğu ifade ediliyor.

ORTA ÇAĞ MÜHENDİSLİĞİNİN DİKKAT ÇEKEN ÖRNEĞİ
Arpaçay Nehri üzerine inşa edilen Ani Köprüsü’nün yaklaşık 30 metre açıklığa sahip tek kemerli yapısıyla döneminin ileri mühendislik örneklerinden biri olduğu belirtiliyor.
Kitabesinin günümüze ulaşmaması nedeniyle kesin yapım tarihi bilinmese de mimari özelliklerinin 11. ve 12. yüzyıllara işaret ettiği değerlendiriliyor. Tarihi yapı, 19. yüzyıldaki işgal döneminde büyük zarar gördü ve günümüze yalnızca bazı kalıntıları ulaşabildi.
RESTORASYON BÖLGE TURİZMİNE KATKI SAĞLAYACAK
Uzmanlar, Ani Köprüsü’nün yeniden ayağa kaldırılmasının bölge turizmine önemli katkılar sunacağını ifade ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nin son yıllarda artan ziyaretçi ilgisinin, restorasyon çalışmalarıyla birlikte daha da güçlenmesi bekleniyor.
Tarihi köprünün yeniden inşa edilmesiyle birlikte, bölgenin kültür turizmi açısından daha güçlü bir destinasyon haline geleceği değerlendiriliyor.

2026 KAZI PROGRAMINA DAHİL EDİLDİ
Bölgede yürütülecek çalışmalar kapsamında köprü çevresinde arkeolojik kazılar da gerçekleştirilecek. Restorasyon sürecinin bilimsel çalışmalarla destekleneceği ve yapının özgün mimarisine sadık kalınarak yeniden ayağa kaldırılacağı belirtildi.





