Sanayide 5G, yapay zeka ve otomasyon sistemlerinin kullanımının artmasıyla siber güvenlik riskleri de gündeme geldi.
Organize sanayi bölgelerinde (OSB) üretimin aksamaması ve işletmelerin dijital sistemlerinin korunması için yeni tedbirlere odaklanıldı.
Sanayi kuruluşlarında dijital dönüşümün hız kazanması, üretim süreçlerinde verimliliği artırırken siber saldırılara karşı güvenlik ihtiyacını da beraberinde getirdi.
Özellikle OSB'lerde elektrik, su, doğal gaz ve atık su hizmetlerini yöneten dijital sistemlerde yaşanabilecek bir aksamanın, aynı bölgede faaliyet gösteren çok sayıda işletmeyi etkileyebileceği belirtildi.
Bu sistemlerde meydana gelebilecek kesintilerin üretimin durmasına, teslimatların gecikmesine, nakit akışının bozulmasına ve tedarik zincirinde kayıplara neden olabileceği ifade edildi.
1 Nisan 2026 itibarıyla 5G'nin devreye alınması, fabrikaların üretim hatlarında bu teknolojiden daha fazla yararlanması ve yapay zekanın farklı sektörlerde yaygınlaşmasıyla siber güvenlik önlemlerinin önemi arttı.
Son günlerde internet siteleri ve kurumsal uygulamalarda kullanılan PHP yazılım altyapısında tespit edilen kritik güvenlik açıkları da dijital sistemlerde yaşanabilecek riskleri gündeme taşıdı.
OSB'LERDE SİBER GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILACAK
Sanayi kuruluşlarında siber saldırı risklerinin azaltılması amacıyla kritik sistemlerin belirlenmesi, erişim yetkilerinin sınırlandırılması ve veri yedeklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gibi tedbirler öne çıktı.
Siber saldırı durumunda hangi personelin hangi sorumluluğu üstleneceğinin önceden belirlenmesi ve kriz planlarının hazırlanması da alınabilecek önlemler arasında yer aldı.
OSB'lerde ortak güvenlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) siber güvenlik uzmanlarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Bu kapsamda büyük OSB'lerin kendi güvenlik altyapılarını oluşturması, daha küçük bölgelerin ise ortak hizmet alması seçenekleri değerlendiriliyor.

KOBİ'LERE ORTAK GÜVENLİK DESTEĞİ
OSB'lerin ortak hizmet modeli kapsamında işletmelere siber güvenlik farkındalık eğitimi, tehdit uyarısı, veri yedekleme ve saldırı anında teknik yönlendirme hizmetleri sunabilmesi üzerinde duruluyor.
Türkiye'nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı'nda da siber dayanıklılık, proaktif siber savunma, teknolojinin güvenli kullanımı ve yerli teknolojilerin geliştirilmesi gibi başlıklar bulunuyor.
Siber tehditlere karşı önleyici tedbirlerin yanı sıra saldırıların tespit edilmesi, müdahale kapasitesinin geliştirilmesi ve sistemlerin yeniden çalışır hale getirilmesine yönelik hazırlıkların artırılması amaçlanıyor.
SİBER SALDIRILAR ÜRETİMİ DURDURABİLİR
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sanayide siber güvenliğin üretimin sürekliliği ve rekabet gücü açısından önemli olduğunu söyledi.
Fabrikalarda 5G, yapay zeka ve otomasyon sistemlerinin verimliliği artırdığını belirten Ardıç, birbirine bağlanan sistemlerin güvenliğinin de sağlanması gerektiğini ifade etti.
Dijital sistemlerde yaşanabilecek güvenlik açıklarının üretim ve ihracatı olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Ardıç, "Dijital sistemlerdeki bir güvenlik açığının üretimin durmasına, teslimatların gecikmesine ve ihracatta müşteri kaybına yol açabileceğini dikkate alarak önlemlerimizi almalıyız." dedi.
OSB'lerde enerji ve su gibi ortak altyapılara yönelik siber saldırıların aynı anda çok sayıda işletmeyi etkileyebileceğini aktaran Ardıç, siber güvenliğin yatırım ve üretim planlarının bir parçası olması gerektiğini kaydetti.
"ÖNCELİĞİMİZ KOBİ'LERİN GÜVENLİĞİ OLMALI"
KOBİ'lerin siber güvenlik hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ardıç, şunları söyledi:
"Dijitalleşmeye ayırdığımız her kaynağın yanında, o yatırımı koruyacak güvenlik kapasitesini de oluşturmalıyız. Türkiye'nin ulusal siber güvenlik birikimini fabrikalarımızın günlük işleyişine taşımamız büyük önem taşıyor. Önceliğimiz, KOBİ'lerimizin uzmanlığa ve uygun maliyetli güvenlik hizmetlerine erişimini güçlendirmek olmalı. OSB'lerde ortak siber güvenlik hizmetleriyle erken uyarı, çalışan eğitimi ve olay anında teknik desteği yaygınlaştırabiliriz. Bu ortak hizmet yaklaşımı, kendi bünyesinde uzman istihdam etme imkanı sınırlı olan işletmelerimizin güvenlik kapasitesini geliştirmesine katkı sağlayacaktır. İşletmelerimiz de kritik sistemlerini belirlemeli, erişim yetkilerini sınırlandırmalı, yedeklerinin çalıştığını düzenli olarak test etmeli ve saldırı anında kimin hangi sorumluluğu üstleneceğini önceden tanımlamalıdır."

DİJİTALLEŞME VE SİBER GÜVENLİK BİRLİKTE GELİŞMELİ
ASO olarak üyelerinin siber güvenlik kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Ardıç, yerli ve milli çözümlerin eğitimli personel ve düzenli tatbikatlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
İşletmelerin siber güvenliğinin tedarik zincirinin devamlılığı açısından da önemli olduğunu ifade eden Ardıç, "Dijitalleşmenin sağladığı kazanımları korumak ve üretimin sürekliliğini güvence altına almak için sanayimizin dijitalleşme hızı ile siber dayanıklılığının birlikte yükselmesi gerektiğine inanıyoruz. Üyelerimizin bu alandaki yetkinliklerini geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.




