Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, küresel sıcaklıklardaki artışın hızlandığına dikkati çekerek, yüzyıl sonunda ısınmanın yeniden 1,5 dereceye düşürülmesinin belirsizlikler ve ciddi riskler taşıdığını belirtti.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yayımlanan Emisyon Açığı Raporu'na göre, mevcut politikaların sürmesi halinde küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 2100 yılına kadar 2,8 dereceye ulaşması bekleniyor. Ülkelerin emisyon hedeflerini içeren Ulusal Katkı Beyanları'nı uygulaması durumunda ise artışın 2,6 dereceyle sınırlandırılabileceği öngörülüyor.
Raporda ayrıca, küresel sıcaklık artışının yüzyılın ortalarında 1,7-1,8 dereceye ulaşmasının ardından 2100 yılına kadar yeniden 1,5 dereceye veya altına düşürülmesi senaryosu ele alındı. Bu ihtimalin gerçekleşmesi için sera gazı emisyonlarının 2025 seviyelerine göre 2030'a kadar yüzde 18, 2035'e kadar yüzde 45 ve 2040'a kadar yüzde 69 azaltılması gerekiyor.
KURNAZ, SICAKLIK TAHMİNLERİNİ İYİMSER BULUYOR
Prof. Dr. Levent Kurnaz, raporda yer alan 2,8 derece ve yeniden 1,5 dereceye dönüş senaryolarını fazla iyimser bulduğunu ifade etti.
Küresel sıcaklıklardaki artışın son dönemde hızlandığını belirten Kurnaz, bu hızlanmanın ne kadarının kalıcı olduğunun bilimsel açıdan tartışıldığını söyledi. Kurnaz, 2100 yılında sıcaklık artışının 2,8 dereceyle sınırlı kalabilmesi için yüzyılın geri kalanındaki ortalama ısınma hızının yakın dönemde gözlenen seviyenin altına inmesi gerektiğini vurguladı.
Yenilenebilir enerji ve elektrikli ulaşım alanındaki gelişmelere rağmen küresel karbondioksit salımlarının henüz kalıcı biçimde azalmaya başlamadığına işaret eden Kurnaz, uluslararası iklim işbirliğini zorlaştıran siyasi gelişmelerin de süreci etkilediğini belirtti.

KARBONDİOKSİTİ ATMOSFERDEN UZAKLAŞTIRMAK KOLAY DEĞİL
İklim sisteminde ısınmayı hızlandırabilecek çeşitli süreçlerin bulunduğunu aktaran Kurnaz, buz ve kar örtüsünün azalması, donmuş topraklardan karbon salımı ve ormanların karbon tutma kapasitesini kaybetmesi gibi etkenlere dikkati çekti.
Kurnaz, sıcaklık artışının yeniden 1,5 dereceye düşürülmesinin yalnızca sera gazı salımlarını azaltmakla mümkün olmayacağını, atmosferden de büyük miktarda karbondioksit uzaklaştırılması gerekeceğini söyledi.
Atmosferden yüz milyarlarca ton karbondioksit uzaklaştırmanın büyük yatırımların yanı sıra enerji, arazi, altyapı ve güvenli karbon depolama kapasitesi gerektirdiğini belirten Kurnaz, bu yöntemlerin küresel ölçekte yeterli hızda ve güvenilir biçimde uygulanabileceğinin henüz kanıtlanmadığını ifade etti.
"GERİ DÖNÜŞÜ ZOR SÜREÇLER YAŞANABİLİR"
Bazı iklim süreçlerinin sıcaklıklar daha sonra düşse bile yüzyıllar boyunca devam edebileceğini vurgulayan Kurnaz, yeniden 1,5 derece seviyesine ulaşılmasının yaşanan bütün zararları ortadan kaldırmayacağını kaydetti.
Kaybedilen türlerin, yok olan buzulların ve çöken ekosistemlerin eski haline dönmesinin mümkün olmayabileceğini belirten Kurnaz, iklim politikalarının gelecekte her şeyin planlandığı gibi işleyeceği varsayımına dayandırılmaması gerektiğini söyledi.
Kurnaz, 2,8 derecelik sıcaklık artışının çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, aşılabilecek iklim eşiklerinin geri dönüşü olmayan süreçleri tetiklemesinden endişe duyduğunu dile getirdi.
Kurnaz ayrıca, COP31'de karbon salımlarının azaltılmasına ilişkin net bir karar çıkmayacağını, alınabilecek kararların ise muğlak ifadeler içerebileceğini öngördü.




