Doğumdan sonraki ilk 48-72 saatte uygulanan bazı rutinlerin emzirmenin başlamasını ve sürdürülmesini olumsuz etkileyebileceği bildirildi. Sapienza Roma Üniversitesi öncülüğünde hazırlanan ve 78 bilimsel kaynağın incelendiği kanıt derlemesinde, kolostrumun yetersiz olduğu düşüncesiyle erken mama verilmesi, sağlıklı bebeklerde emziğin rutin olarak kısıtlanması ve elektrikli göğüs pompalarının doğumun ilk günlerinde standart biçimde kullanılması yeniden değerlendirildi. Çalışmanın sonuçları, Journal of Maternal-Fetal & Neonatal Medicine dergisinde yayımlandı.

Araştırmacılar, özellikle sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerde ilk günlere ilişkin beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini belirtti. Anne sütü üretiminin ilk aşamasında miktarın az görünmesinin her zaman yetersiz süt anlamına gelmediği, bebeğin ilk günlerdeki besin gereksiniminin de bu dönemin fizyolojisine göre değiştiği ifade edildi. Amerikan Pediatri Akademisi de sağlıklı term bebeklerde ilk 24 saatte öğün başına ortalama 2-10 mililitre, 24-48 saatte 5-15 mililitre ve 48-72 saatte 15-30 mililitre süt alımının görülebileceğini bildiriyor.

KOLOSTRUM YETERSİZ SÜT ANLAMINA GELMİYOR

Doğumdan sonra üretilen ilk süt olan kolostrum, olgun anne sütünden daha farklı bir yapıya sahip. Miktarı az olsa da yenidoğanın ilk günlerdeki ihtiyaçlarıyla uyumlu bir üretim süreci söz konusu. Sapienza Üniversitesi öncülüğündeki derlemede, sağlıklı term bebeklerde kolostrum miktarının yenidoğanın mide kapasitesi ve beslenme gereksinimleriyle fizyolojik olarak örtüştüğü belirtildi.

Araştırmacılar, süt miktarının yetersiz olduğu düşüncesinin erken dönemde mama başlanmasının yaygın nedenlerinden biri olduğunu belirtiyor. Tıbbi gerekçe bulunmadığı halde uygulanan ek beslenmenin emzirme sıklığını ve meme uyarısını azaltabileceği, bunun da süt üretiminin düşmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte, bebeğin sağlık durumuna bağlı olarak takviyenin gerekli olduğu vakaların ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İlk günlerde süt miktarının zaman içinde artması normal bir süreç olarak kabul ediliyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin yayımladığı güncel bir kaynakta da sütün hacminin artmaya başladığı dönemin genellikle doğumdan sonraki 48-72 saat civarında başladığı, ancak kadınlar arasında farklılık görülebildiği belirtiliyor.

EMZİK KONUSUNDA KATI YASAKLAR YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR

Araştırmanın ele aldığı ikinci başlık emzik kullanımı oldu. Çalışmada incelenen randomize kontrollü araştırmaların sonuçlarına göre, sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerde emzik kullanımının emzirmenin süresini veya yalnızca anne sütüyle beslenme oranını azaltmadığı bildirildi. Bu nedenle doğum servislerinde uygulanan genel emzik yasaklarının mevcut kanıtlarla her durumda desteklenmediği ifade edildi.

Bu bulgu, emziğin her bebek için herhangi bir koşulda sorun oluşturmayacağı anlamına gelmiyor. Türkiye Neonatoloji Derneği'nin sağlıklı term yenidoğan beslenmesine ilişkin rehberinde, emziğin emzirme düzenli hale gelene kadar verilmemesi konusunda dikkatli olunması öneriliyor. Aynı rehberde anne ve bebeğin ayrılması, etkili emmenin sağlanamaması ve erken dönemde mama kullanımının emzirme güçlükleriyle ilişkili olabileceği belirtiliyor.

Dolayısıyla yeni derlemenin önerisi, tüm aileler için tek tip bir uygulama yerine tıbbi durumun değerlendirilmesi ve ebeveynlere kanıta dayalı bilgi verilmesi yönünde şekilleniyor.

Doğum Sonrası Ilk 72 Saatte Emzirme Için Uzmanlardan Uyarı

ELEKTRİKLİ GÖĞÜS POMPALARI İLK GÜNLERDE RUTİN KULLANILMAMALI

Araştırmacıların ele aldığı üçüncü konu ise elektrikli göğüs pompaları. Doğumdan hemen sonra pompa kullanımının süt üretimini artıracağı düşüncesinin her anne için geçerli olmadığı belirtildi. Derlemede, ilk günlerde elektrikli pompaların rutin olarak kullanılmasını destekleyen kanıtların sınırlı olduğu ve bazı durumlarda gereksiz pompa kullanımının düşük süt algısını güçlendirebileceği ifade edildi.

Süt sağımına ihtiyaç duyulduğunda, özellikle bebeğin memeyi etkili kavrayamaması veya anne ile bebeğin geçici olarak ayrı kalması gibi durumlarda elle sağımın ilk seçenek olarak değerlendirilmesi önerildi. Stanford Medicine de etkili ememeyen yenidoğanlarda ilk 24 saat içinde elle sağımın başlanmasını, gerekli durumlarda daha sonra pompanın eklenmesini öneriyor.

Bu yaklaşım, pompanın gereksiz olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle bebeğin doğrudan ememediği veya anne-bebek ayrılığının bulunduğu klinik durumlarda sağım cihazlarının kullanım alanı devam ediyor.

İLK 72 SAATTE PROFESYONEL EMZİRME DESTEĞİ ÖNERİLİYOR

Derlemenin ortak noktası, doğumdan sonraki ilk üç günün doğru bilgi ve uygun destekle geçirilmesi gerektiği yönünde. Araştırmacılar, anne adaylarına hamilelik döneminde kolostrumun normal miktarı, yenidoğanın mide kapasitesi ve doğum sonrasında beklenen fizyolojik kilo değişimleri hakkında gerçekçi bilgi verilmesini öneriyor.

Kontrolsüz D vitamini kullanımı sağlığı tehdit ediyor
Kontrolsüz D vitamini kullanımı sağlığı tehdit ediyor
İçeriği Görüntüle

Süt sağımı gerektiğinde ilk seçenek olarak elle sağımın kullanılması, mama takviyesinin tıbbi gereklilik bulunduğunda yapılandırılmış bir planla uygulanması ve emzik konusunda ailelere tek yönlü yasaklar yerine dengeli danışmanlık verilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Ayrıca doğumdan sonraki ilk 48 saat içinde eğitimli bir laktasyon uzmanından destek alınması gerektiği belirtiliyor.

Emzirme desteğinin doğum sonrasında devam etmesi de klinik rehberlerde yer alıyor. Academy of Breastfeeding Medicine, emzirilen bebeklerin yaşamlarının ilk günlerinde, özellikle taburculuk sonrasında 48-72 saat içinde değerlendirilmesini öneriyor.

Araştırmacılar, elde edilen bulguların emzirmenin ilk altı ay yalnızca anne sütüyle sürdürülmesine yönelik uluslararası hedeflerle çelişmediğini, asıl amacın doğum sonrası bakımın mevcut kanıtlarla daha uyumlu hale getirilmesi olduğunu belirtiyor. İlk günlerde anne ve bebeğin durumuna göre bireysel değerlendirme yapılması, tıbbi gereklilik ile rutin uygulamanın birbirinden ayrılması önerilerin temelini oluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi