Dünya’ya doğru ilerleyen büyük bir asteroit tespit edilirse insanlığın nasıl hareket edeceği uzun süredir tartışılıyor.
Bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalar, en tehlikeli senaryolarda nükleer patlamaların gezegen savunmasında önemli bir seçenek olabileceğini gösteriyor.
Araştırmacılara göre amaç, filmlerde gösterildiği gibi asteroidi tamamen parçalamak değil.
Nükleer bir patlamanın oluşturacağı yoğun enerji kullanılarak gök cisminin yörüngesinin değiştirilmesi hedefleniyor.
ASTEROİDİN YÜZEYİ ANİDEN ISITILACAK
Bilim insanlarının üzerinde durduğu yöntemde nükleer cihazın asteroidin yüzeyinde değil, belirli bir mesafede patlatılması planlanıyor.
Patlama sırasında ortaya çıkan güçlü X ışınlarının asteroidin yüzeyini son derece hızlı şekilde ısıtabileceği belirtiliyor.
Yüzeydeki maddelerin bir bölümünün buharlaşarak uzaya savrulmasıyla ters yönde bir itme kuvveti oluşabileceği düşünülüyor.
Bu etkinin yeterince güçlü olması halinde asteroidin hızında küçük bir değişiklik meydana gelebilir.
Uzmanlara göre çarpışmadan yıllar önce yapılacak küçük bir yörünge değişikliği bile gök cisminin Dünya’yı ıskalamasını sağlayabilir.

LABORATUVARDA ASTEROİD BENZERİ MADDELER TEST EDİLDİ
Araştırmacılar, yöntemin nasıl çalışabileceğini anlamak amacıyla asteroitlerin yapısını taklit eden küçük örnekler üzerinde deneyler gerçekleştirdi.
Yüksek enerjili ışınıma maruz bırakılan örneklerin yüzeyinde hızlı bir buharlaşma meydana geldiği ve bunun gök cismini hareket ettirebilecek bir itme etkisi oluşturduğu gözlemlendi.
Deneyler küçük ölçekli olsa da elde edilen sonuçların çok daha büyük asteroitlere yönelik gezegen savunma modellerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
AMAÇ ASTEROİDİ PARÇALAMAK DEĞİL
Uzmanlar, büyük bir asteroidin doğrudan patlatılarak parçalanmasının ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
Kontrolsüz şekilde parçalanan bir gök cismi, Dünya’ya yönelen çok sayıda büyük parçaya dönüşebilir.
Bu nedenle nükleer seçenekte temel hedef asteroidin yok edilmesi değil, kontrollü biçimde yönünün değiştirilmesi olarak öne çıkıyor.
Bilim insanları, özellikle çok büyük asteroitler veya çarpışmaya kısa süre kala tespit edilen gök cisimleri için nükleer yöntemin güçlü seçeneklerden biri olabileceğini değerlendiriyor.
DART GÖREVİ YÖRÜNGE DEĞİŞİKLİĞİNİN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİ
Gezegen savunmasında nükleer olmayan yöntemler üzerinde de çalışmalar sürüyor.
Bir uzay aracının doğrudan asteroide çarptırılması, bu yöntemlerin başında geliyor.
NASA’nın DART görevi, bir uzay aracının asteroide çarparak yörüngesinde değişiklik oluşturabileceğini daha önce göstermişti.
Ancak bilim insanları, daha büyük veya daha geç tespit edilen asteroitlerde çok daha güçlü müdahalelere ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.

NÜKLEER SEÇENEK SON ÇARE OLABİLİR
Araştırmacılar, nükleer patlamaların gezegen savunmasında ilk seçenek olarak değerlendirilmediğini vurguluyor.
Erken tespit edilen asteroitlerde daha kontrollü yöntemlerin kullanılabileceği ifade ediliyor.
Ancak Dünya için ciddi tehdit oluşturan büyük bir asteroidin geç fark edilmesi durumunda nükleer yöntemin insanlığın elindeki en güçlü seçeneklerden biri olabileceği belirtiliyor.
Bilim insanları, gelecekte yapılacak deneyler ve gelişmiş bilgisayar simülasyonlarıyla nükleer patlamaların farklı büyüklük ve yapıdaki asteroitler üzerindeki etkisini daha ayrıntılı biçimde araştırmayı hedefliyor.




