Gastroözofageal reflü hastalığı, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan ve yaşam kalitesini etkileyebilen sindirim sistemi rahatsızlıkları arasında yer alıyor.

Uzmanlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavilerinin çoğu hastada etkili olduğunu belirtirken, bazı vakalarda farklı tedavi yöntemlerinin gündeme gelebildiğini ifade ediyor.

Son yıllarda ameliyatsız reflü tedavisi olarak bilinen endoskopik fundoplikasyon yöntemi, minimal invaziv yaklaşımıyla dikkat çeken uygulamalar arasında gösteriliyor.

Smile Pro lazer ile göz tedavisinde yeni dönem
Smile Pro lazer ile göz tedavisinde yeni dönem
İçeriği Görüntüle

ENDOSKOPİK FUNDOPLİKASYON NEDİR

Endoskopik fundoplikasyon, reflü tedavisinde kullanılan ve cerrahi kesi gerektirmeyen modern yöntemlerden biri olarak tanımlanıyor. İşlem sırasında ağız yoluyla ilerletilen endoskopik sistemler aracılığıyla mide girişindeki kapak mekanizması yeniden düzenleniyor.

Bu yöntemle mide asidinin yemek borusuna kaçışının azaltılması ve reflü şikayetlerinin kontrol altına alınması hedefleniyor.

Günümüzde en yaygın uygulanan tekniklerden biri ise Transoral Incisionless Fundoplication (TIF) yöntemi olarak öne çıkıyor.

TIF YÖNTEMİ VE ESOPHYX CİHAZI

TIF yöntemi, özel olarak geliştirilen EsophyX cihazı kullanılarak uygulanıyor. Endoskopiye entegre edilen bu sistem sayesinde mide ile yemek borusu arasındaki bariyer güçlendiriliyor. İşlem sırasında mide kapağına özel dikişler uygulanarak anatomik yapı yeniden oluşturuluyor.

Uzmanlar, yöntemin ileri düzey endoskopik deneyim gerektirdiğini ve bu nedenle genellikle ileri endoskopi merkezlerinde uygulandığını belirtiyor. Tedavi başarısında hasta seçimi ve işlemin gerçekleştirildiği merkezin deneyiminin önemli rol oynadığı ifade ediliyor.

Ramazan’da Reflüye Iyi Gelen Beslenme Alışkanlıkları (2)

HIZLI İYİLEŞME SÜRECİ SUNUYOR

Endoskopik fundoplikasyon işlemi genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Minimal invaziv yapısı sayesinde cerrahi kesi gerektirmeyen yöntemde iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu belirtiliyor.

Hastaların çoğu aynı gün veya ertesi gün taburcu edilirken, işlem sonrasında günlük yaşama dönüş süresinin de daha kısa olduğu kaydediliyor. Uzmanlar, her tedavi yönteminde olduğu gibi bu uygulamanın da kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi