Kütahya’nın yetiştirdiği önemli mutasavvıf ve şairlerden Sunullah Gaybi eserleriyle Türk tasavvuf edebiyatında önemli bir yer edindi.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Gaybî’nin Kütahya’da dünyaya geldiği biliniyor. Babası, Kütahya’da müftülük yapan ve “Müftî Derviş” olarak tanınan Ahmed Efendi’ydi.
Çocukluk ve gençlik yıllarını Kütahya’da geçirdiği değerlendirilen Gaybi, 1649 yılında İstanbul’a giderek Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi’ye bağlandı. İbrahim Efendi’nin 1655 yılındaki vefatının ardından ise Kütahya’ya döndü.

SADE VE ANLAŞILIR TÜRKÇE KULLANDI
Sunullah Gaybi 17. yüzyılda yaşamış mutasavvıf ve şairdir.
Eserlerinde “Gaybî” mahlasını kullanan şair, Türk tasavvuf şiirinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Şiirlerinde tasavvufun temel konularını ele alan Gaybi sade ve anlaşılır Türkçe kullanmasıyla da dikkati çekti.
Edebiyat tarihçisi Mehmet Fuad Köprülü tarafından Yunus Emre takipçileri arasında gösterildi.

YAZDIĞI ESERLER
Sunullah Gaybi hem manzum hem de mensur çok sayıda eser kaleme aldı.
Başlıca eserleri arasında Divan, Sohbetnâme, Tarîku’l-hak fî teveccühi’l-mutlak, Rûhu’l-hakîka, Bîatnâme, Risâle-i Halvetiyye ve Bayramiyye, Mekârimü’l-ahlâk fî tarîki’l-uşşâk, Akāidnâme, Risâle-i İlm ü Amel ve Risâle-i Esmâ bulunuyor.
Divanı 115 manzumeyi içerirken, Sohbetnâme adlı eserinde ise 1649-1655 yılları arasında İbrahim Efendi’den dinlediği sözleri bir araya getirdi.
Sunullah Gaybî’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmiyor.
Son eserlerinden Risâle-i Esmâ’yı 1676 yılında kaleme alması nedeniyle bu tarihten sonra hayatını kaybettiği kabul ediliyor.

KABRİ MUSALLA MEZARLIĞINDA
Gaybî’nin türbesi Kütahya’daki Musalla Kabristanında bulunuyor.
Türbe, bugün de Kütahya’nın önemli manevi ve kültürel değerlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.




