Türkiye'nin mal ihracatı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 8,5 arttı. OECD verilerine göre bu oran, aynı dönemde yüzde 5,9 yükselen G20 ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Türkiye'nin hizmet ihracatı da ikinci çeyrekte yüzde 7,6 artış gösterdi.
İSTANBUL (AA) - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası ticaret istatistikleri, G20 ülkelerinde mal ticaretinin yılın ilk üç ayına göre hızlandığını ortaya koydu.
Cari dolar bazında ve mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, G20 ülkelerinin mal ihracatı ikinci çeyrekte yüzde 5,9, mal ithalatı ise yüzde 6,7 arttı.
Türkiye'nin mal ihracatı ise ilk çeyrekteki yüzde 1,8'lik düşüşün ardından ikinci çeyrekte yüzde 8,5 yükseldi. Böylece ülkenin ihracatındaki çeyreklik artış, G20 ortalamasını 2,6 puan aştı.
TÜRKİYE'NİN MAL İHRACATI 73 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ
Türkiye'nin mevsimsellikten arındırılmış mal ihracatının parasal büyüklüğü, ilk çeyrekteki 67,3 milyar dolardan ikinci çeyrekte 73 milyar dolara çıktı.
Mal ithalatı ise aynı dönemde 95,7 milyar dolardan 95,2 milyar dolara geriledi.
G20 üyeleri arasında mal ihracatında en yüksek artış yüzde 20,4 ile Hindistan'da kaydedildi. Hindistan'ı yüzde 19,3 ile Güney Kore, yüzde 13,5 ile Kanada ve yüzde 12,2 ile Meksika izledi.
Türkiye'nin yüzde 8,5'lik ihracat artışı, OECD tablosunda yer alan birçok büyük ekonominin üzerinde gerçekleşti. Avustralya'nın ihracatı yüzde 8,4, İngiltere'nin yüzde 6,6, Çin'in yüzde 4,7, ABD'nin yüzde 3,9, Avrupa Birliği'nin yüzde 3,9, Brezilya'nın yüzde 3,7, Almanya'nın yüzde 2,1, Fransa ve İtalya'nın ihracatı ise yüzde 1,8 arttı.
Türkiye, bu verilerle G20 ekonomileri arasında mal ihracatındaki çeyreklik artış bakımından üst sıralarda yer aldı.
HİZMET İHRACATI DA İKİNCİ ÇEYREKTE ARTTI
Türkiye'nin dış ticaretindeki yükseliş hizmetler alanına da yansıdı. OECD'nin öncü tahminlerine göre G20 genelinde hizmet ihracatı ikinci çeyrekte yüzde 3,4, hizmet ithalatı yüzde 2,5 arttı.
Türkiye'nin hizmet ihracatı, ilk çeyrekteki yüzde 7,3'lük düşüşün ardından ikinci çeyrekte yüzde 7,6 yükseldi. Bu artış, G20 ortalamasının iki katından fazla oldu.
Hizmet ithalatındaki yükseliş ise yüzde 0,3 ile sınırlı kaldı.
KÜRESEL TİCARETTE TOPARLANMA VE BELİRSİZLİK BİRLİKTE SÜRÜYOR
Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, G20'de mal ithalatının yüzde 6,7, mal ihracatının yüzde 5,9 artmasının küresel ekonomide talebin tamamen zayıflamadığını gösterdiğini belirtti.
Al, "Özellikle bilgisayar, yarı iletken ekipmanı, elektronik ve makine ticaretindeki artış üretim ve yatırım faaliyetlerinin sürdüğüne işaret ederken, hizmet ticareti ulaştırma, seyahat ve dijital hizmetlerden destek alıyor." dedi.
Küresel ticaretin Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve ticaret politikalarındaki belirsizlikten etkilendiğini ifade eden Al, ikinci çeyrekteki hızlanmanın kalıcı bir toparlanmanın kesin işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Al, mevcut görünümü güçlü ancak jeopolitik ve ekonomik şoklara açık bir ticaret genişlemesi olarak değerlendirdi. Teknoloji yatırımlarının sürmesinin, sanayi ve hizmet kanallarında küresel ticareti desteklediğini belirtti.
TÜRKİYE İÇİN PAZAR ÇEŞİTLENDİRMESİ VE LOJİSTİK GÜNDEMDE
Al, korumacılığın ticaret hacmini azaltmakla sınırlı kalmadığını, ticaretin yönünü, maliyetini ve bileşimini de değiştirdiğini söyledi.
"ABD, AB, Çin, Hindistan ve diğer büyük ekonomiler tarifeler, sübvansiyonlar, ihracat kontrolleri ve yerli üretim teşvikleriyle stratejik sektörleri koruyor." diyen Al, firmaların tedarikçilerini çeşitlendirdiğini, üretimin bazı aşamalarını başka ülkelere taşıdığını ve alternatif pazarlara yöneldiğini kaydetti.
Al, "Bu nedenle küresel ticaret hacmi artarken aynı anda jeoekonomik parçalanma da derinleşebiliyor. Mevcut hızlanma serbest ticaret düzenine geri dönüşten ziyade, güvenlik kaygılarının, stratejik bağımlılıkların ve devlet destekli sanayi politikalarının giderek daha fazla belirlediği yeni bir ticaret yapısına işaret ediyor. Dolayısıyla ticaretin büyümesi ile korumacılığın güçlenmesi günümüz uluslararası ekonomik düzeninde birbirini zorunlu olarak dışlayan gelişmeler değildir." ifadelerini kullandı.
Türkiye açısından Çin, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki rekabetin ekonomik alan oluşturma fırsatı sunduğunu belirten Al, bu merkezlerden birini seçmek yerine aralarındaki rekabetten yararlanılması gerektiğini ifade etti.
AB ile Gümrük Birliği'nin Türkiye için avantaj sağladığını belirten Al, anlaşmanın güncellenmesinin iki taraf açısından yeni ticaret ve yatırım imkanları oluşturabileceğini söyledi. Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin beşinci büyük mal ticaret ortağı olduğunu aktaran Al, 2025'te mal ihracatının yüzde 42,7'sinin AB ülkelerine yapıldığını vurguladı.
Al, "Buna ABD, Körfez, Afrika ve Asya pazarlarında çeşitlenme eklenmelidir. Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer jeopolitik kırılmalar Orta Koridor'un önemini artırıyor. Veriler bu yönde adımlar atıldığını gösteriyor. Lojistik altyapının, stratejik üretim kapasitesinin ve pazar çeşitlendirmesinin güçlendirilmesi Türkiye’nin ekonomik güvenliği açısından önem taşıyor. Böylece ticaret politikası, dış politika ve güvenlik stratejisiyle giderek daha doğrudan birleşiyor." değerlendirmesinde bulundu.
İTHALAT ARTIŞINDA ÜRETİM VE ENERJİ ETKİSİ
İkinci çeyrekteki ticaret verilerini değerlendiren Al, elektronik, yarı iletken ekipmanı, makine ve yüksek teknoloji ürünlerindeki ithalat artışının üretim ve yatırım talebindeki hareketliliği desteklediğini belirtti.
Enerji ithalatındaki yükselişte fiyat etkisinin de rol oynadığını dile getiren Al, yeni tarifeler, ihracat kontrolleri ve diğer ticaret kısıtlamalarına ilişkin beklentilerin bazı ekonomilerde stoklamayı ve ithalatın öne çekilmesini teşvik ettiğini söyledi.
Al, "Bu nedenle yüzde 6,7’lik ithalat artışı, küresel talepteki canlanma ile ticaret politikası kaynaklı öne çekilmiş alımların birlikte etkilediği bir görünüm sunuyor. Sonraki çeyrekler bu iki etkinin ağırlığını daha açık gösterecektir. Bu ayrım, politika yapıcılar açısından özellikle önemlidir." dedi.



