Fransa’da sıradan bir postacının yıllar süren emeği, bugün dünyanın dikkat çeken sıra dışı yapılarından birine dönüştü. Hiçbir mimarlık eğitimi almayan Ferdinand Cheval, posta dağıtımı sırasında topladığı taşları kullanarak hayalindeki sarayı kendi elleriyle inşa etti.

Teknoloji devlerine milyonluk ceza
Teknoloji devlerine milyonluk ceza
İçeriği Görüntüle

Cheval’in 33 yıl boyunca sürdürdüğü çalışma, yalnızca kişisel bir hayalin gerçekleşmesini değil, farklı kültürlerden izler taşıyan benzersiz bir yapının ortaya çıkmasını sağladı.

Günümüzde “İdeal Saray” olarak bilinen eser, Fransa’nın önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.

TEK BİR TAŞLA BAŞLAYAN 33 YILLIK HİKAYE

Cheval’in sıra dışı hikayesi 1879 yılında posta dağıtımı sırasında ayağına takılan ilginç şekilli bir kireç taşıyla başladı. Taşın görüntüsünden etkilenen postacı, kendi hayalindeki yapıyı oluşturma fikrine kapıldı.

Her gün yaklaşık 30 kilometre yürüyerek posta dağıtan Cheval, mesaisi sırasında karşısına çıkan farklı taşları toplamaya başladı. İlk dönemlerde taşları ceplerinde taşıyan postacı, daha sonra sepet ve el arabası kullanarak topladığı malzemeleri evine götürdü.

KARTPOSTALLARDAN İLHAM ALDI

Mimarlık eğitimi bulunmayan Cheval, tasarım konusunda posta dağıtımı sırasında karşılaştığı kartpostallardan ve dergilerdeki görsellerden yararlandı. Dünyanın farklı bölgelerine ait yapıların fotoğraflarını inceleyerek kendi sarayının tasarımını şekillendirdi.

Yapının mimarisinde Hindu tapınaklarından Doğu kültürlerine, Orta Çağ kalelerinden İsviçre dağ evlerine kadar farklı coğrafyalara ait unsurlar bir araya getirildi. Dış cephede ise hayvan figürleri, mitolojik karakterler ve çeşitli süslemeler kullanıldı.

Postacının 33 Yıllık Emeği Kendi Sarayını Inşa Etti

10 BİN GÜNLÜK ÇALIŞMAYLA TAMAMLANDI

Cheval, topladığı taşları çimento, kireç, harç ve tel kullanarak bir araya getirdi. Gündüzleri posta dağıtımına devam eden postacı, geceleri gaz lambasının ışığında inşaat çalışmalarını sürdürdü.

Yaklaşık 10 bin günlük emeğin ardından yapı 1912 yılında tamamlandı. Böylece tek bir insanın yıllarca devam ettirdiği çalışma, farklı mimari anlayışların bir araya geldiği dikkat çekici bir esere dönüştü.

ÜNLÜ SANATÇILARIN DA İLGİSİNİ ÇEKTİ

İdeal Saray, zaman içerisinde yalnızca ziyaretçilerin değil, sanat dünyasının da ilgisini çekti. Yapının sıra dışı mimarisi ve farklı kültürlere ait unsurları bir araya getirmesi, eserin sanat çevrelerinde tanınmasını sağladı.

Pablo Picasso ve André Breton gibi dünyaca tanınan sanatçıların da yapıya ilgi gösterdiği biliniyor. Cheval’in herhangi bir mimarlık eğitimi olmadan ortaya çıkardığı eser, zamanla özgün mimari anlayışın dikkat çeken örneklerinden biri haline geldi.

ÖLÜMÜNDEN SONRA KORUMA ALTINA ALINDI

Cheval, hayatının ilerleyen döneminde sarayının içerisine gömülmek istedi ancak bu isteği yasal nedenlerle kabul edilmedi. Bunun üzerine kendi mezarını da benzer bir anlayışla yerel mezarlıkta inşa etti.

1924 yılında hayatını kaybeden Ferdinand Cheval’in yıllar süren emeği ise ölümünden sonra daha geniş çevrelerce kabul gördü. İdeal Saray, 1969 yılında Fransa Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınarak tarihi eser statüsüne alındı.

Bugün ziyaretçilerini ağırlayan yapı, mimarlık eğitimi olmayan bir postacının 33 yıllık azmiyle ortaya çıkardığı sıra dışı eser olarak dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi