Londra merkezli Henley & Partners tarafından Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine dayanarak hazırlanan endeks, 20 yıllık tarihinde bir ilke sahne oldu. Bir zamanlar zirvede yer alan ABD, 180 ülkeye vizesiz erişimle Malezya ile birlikte 12. sıraya geriledi. Uzmanlar, bu düşüşün arkasında Brezilya’nın vize muafiyetini kaldırması ve Çin ile Vietnam gibi ülkelerin yeni vize politikalarında ABD’ye yer vermemesi gibi faktörlerin olduğunu belirtti.

ASYA ÜLKELERİ ZİRVEYE AMBARGO KOYDU

Sıralamanın ilk üç basamağında Asya ülkelerinin hakimiyeti dikkat çekiyor. Singapur’u 190 ülke ile Güney Kore ve 189 ülke ile Japonya takip ediyor. Avrupa ülkeleri ise listenin 4. ve 5. sıralarında kümelenmiş durumda.

Liste Açıklandı Dünyanın En Güçlü Pasaportları (1)

TÜRK PASAPORTU 51. SIRADA

Dünyanın en güçlü pasaportları sıralamasında Türkiye, 113 ülkeye vizesiz seyahat imkanı ile 51. sırada yer aldı. Türkiye’nin enerji ve diplomasi alanındaki hamlelerine rağmen küresel hareketlilik endeksindeki yeri geçtiğimiz yıla oranla stabil bir seyir izledi.

Liste Açıklandı Dünyanın En Güçlü Pasaportları (4)

ÇİN VE BAE'DEN REKOR YÜKSELİŞ

Son on yılın en büyük başarı hikayelerine Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) imza attı.

BAE: 42. sıradan 8. sıraya yükselerek büyük bir sıçrama gerçekleştirdi.

Çin: 2015 yılında 94. sıradayken, 37 yeni ülkeyle yaptığı vize anlaşmaları sayesinde 2025 yılında 64. sıraya kadar tırmandı.

Dünyanın en yüksek IQ'suna sahip ülkeleri belli oldu
Dünyanın en yüksek IQ'suna sahip ülkeleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

Liste Açıklandı Dünyanın En Güçlü Pasaportları (3)

2025 YILI EN GÜÇLÜ PASAPORTLAR SIRALAMASI

  1. Singapur (193 ülke)
  2. Güney Kore (190 ülke)
  3. Japonya (189 ülke)
  4. Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre (188 ülke)
  5. Fransa, İrlanda, Hollanda, Finlandiya (187 ülke)

Listenin en sonunda ise sadece 24 ülkeye vizesiz giriş hakkı bulunan Afganistan yer aldı. Onu Suriye ve Irak takip etti. Henley & Partners Başkanı Christian H. Kaelin, bu değişimin sadece bir sıralama farkı değil, küresel "yumuşak güç" dinamiklerindeki köklü dönüşümün bir yansıması olduğunu vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ