Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Akıncılar Mahallesi’nde, anne ve kızın el birliğiyle hayata geçirdiği küçük bir pide salonu, son dönemde bölgenin dikkat çeken adreslerinden biri haline geldi. Yıllar önce Muş’tan mevsimlik işçi olarak gelen ve daha sonra bu mahalleye gelin olan Bediha Bal, mutfakta edindiği deneyimi kızı Esra Cura ile birlikte kalıcı bir işe dönüştürdü. Uludağ’ın eteklerinde yer alan kırsal mahallede açılan bu mütevazı işletme, hem doğal lezzetleri hem de samimi atmosferiyle şehirden gelen misafirlerin de uğrak noktası olmaya başladı. Anne-kızın hikâyesi, kırsalda üretmenin ve birlikte başarmanın güçlü bir örneğini sunuyor.
EV MUTFAĞINDAN ODUN ATEŞİNE UZANAN LEZZET YOLCULUĞU
Üç çocuk annesi Bediha Bal, Akıncılar Mahallesi’nde yıllar boyunca bağ ve bahçe işleriyle uğraşırken, mutfaktaki hünerlerini de hiç bırakmadı. Evinde kendi açtığı hamurlarla yaptığı pide ve lahmacunlar, misafirlerinden sürekli övgü aldı. Zamanla bu ilgiyi bir fırsata dönüştürmek isteyen Bal, mahallede atıl durumda bulunan bir dükkânı kızıyla birlikte baştan sona yeniledi. Bugün odun ateşinde pişirilen pide, lahmacun, börek ve güveçler; ev yapımı salça, tarhana ve sirke gibi doğal ürünlerle birlikte sunuluyor. Bal, kadın emeğinin mutfakta fark yarattığını vurgularken, eşinin de özellikle yoğun günlerde destek verdiğini dile getiriyor.
KIZININ İŞİNİ BIRAKIP ANNESİNİN HAYALİNE ORTAK OLMASI
Anne Bediha Bal’ın hayalini gerçeğe dönüştüren en önemli adımlardan biri, kızı Esra Cura’nın verdiği cesur karar oldu. İlçedeki bir mobilya firmasında satış elemanı olarak çalışan Cura, annesiyle ortak bir iş kurabilmek için görevinden ayrıldı. Herkesin bu kararı desteklemediğini belirten Cura, “Yapamazsınız, gelen olmaz” diyenlere kulak asmadıklarını söylüyor. Açtıkları günden bu yana Bursa ve İnegöl merkezden gelen misafirleri ağırladıklarını ifade eden Cura, lezzet ve misafirperverliğe güvenmenin karşılığını aldıklarını dile getiriyor. Anne-kız birlikte çalışmanın hem zorluklarını hem de keyfini paylaşıyor.




