Türkiye’nin önemli tarım ürünlerinden biri olan fındıkta ihracat rakamları dikkat çekici seviyelere ulaştı. 2025-2026 ihracat sezonunun ilk 8 ayında elde edilen gelir, sektörün küresel pazardaki gücünü bir kez daha ortaya koydu.
2025-2026 SEZONUNDA GELİR 1,7 MİLYAR DOLARI AŞTI
Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından paylaşılan verilere göre, 1 Eylül 2025 ile 30 Nisan 2026 tarihleri arasını kapsayan dönemde Türkiye, toplam 135 bin 12 ton fındık ihracatı gerçekleştirdi. Bu ihracat karşılığında elde edilen gelir ise 1 milyar 776 milyon 416 bin 816 dolar olarak kayıtlara geçti. Açıklanan rakamlar, fındığın Türkiye ekonomisine sağladığı katkının sürdüğünü gösterirken, sektörün dış ticaretteki stratejik önemini de pekiştirdi.
GEÇEN YILA GÖRE MİKTAR AZALDI GELİR DÜŞTÜ
Aynı birliğin verilerine göre, bir önceki sezonun aynı döneminde 237 bin 862 ton fındık ihraç edilmiş ve 1 milyar 941 milyon 807 bin 104 dolar gelir elde edilmişti. Bu yıl açıklanan veriler, ihracat miktarında belirgin bir düşüş yaşandığını ortaya koyarken, toplam gelirde de gerileme olduğunu gösterdi. Buna rağmen fındık, Türkiye’nin en yüksek döviz getirisi sağlayan tarım ürünleri arasında yer almaya devam etti.

KARADENİZ EKONOMİSİNDE STRATEJİK ÜRÜN OLMAYA DEVAM EDİYOR
Karadeniz Bölgesi’nin temel geçim kaynaklarından biri olan fındık, üretimden ihracata kadar geniş bir ekonomik zinciri besliyor. Yoğun emek gerektiren üretim süreci, bölge istihdamına önemli katkı sağlarken, ihracat gelirleri de ülke ekonomisine döviz girdisi oluşturuyor. Uzmanlar, üretim miktarı ve küresel talebe bağlı olarak fiyat dalgalanmalarının yaşanabileceğini, ancak Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki lider konumunu koruduğunu vurguluyor.
KÜRESEL TALEP VE FİYAT DENGESİ BELİRLEYİCİ OLDU
Sektör temsilcileri, ihracat miktarındaki düşüşe rağmen elde edilen gelirin yüksek seviyelerde kalmasında küresel talep ve fiyat dengesinin etkili olduğunu ifade ediyor. Özellikle Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardan gelen talebin devam etmesi, Türkiye’nin fındık ihracatındaki güçlü konumunu sürdürmesini sağladı. Önümüzdeki dönemde üretim, rekolte ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerin ihracat performansı üzerinde belirleyici olması bekleniyor.


