Yüce Dinimiz İslam; insana Rabbini tanıtmak, var oluş gayesini bildirmek, dünya ve ahiret saadetini temin etmek için gönderilmiştir. İslam, Kur’an’ın rehberliğinde, Peygamberimizin örnekliğinde şekillenmiş değerler ve kurallar bütünüdür. Müminler öteden beri bu değerlere sımsıkı sarılmış, bu kurallara uyarak İslam’ı doğru anlamak, doğru anlatmak ve doğru yaşamak için gayret göstermiştir. Ne var ki hak, hakikat ve istikamet dini olan İslam’ı, dünyevi çıkarları uğruna istismar etmeye çalışanlar da dünden bugüne var olagelmiştir.

Din istismarı, dinin manevi otoritesini kullanarak maddi kazanç, güç, şöhret ve makam elde etmektir. Dini istismar edenler, Allah’la ve Peygamberimizle görüştüklerini iddia ederek insanların iradelerini teslim almaya yeltenir. Hatasız ve masum oldukları yalanıyla kendilerini hakikatin yegâne temsilcisi gibi göstermeye çalışır. Sözde keramet ve rüyalarla, bidat ve hurafelerle saf Müslümanları yönetmek ister. Şifa dağıtma, kısmet açma vaadiyle insanların çaresizliklerinden menfaat devşirir. Bilhassa gençleri hedef alarak toplumun heyecanını, hayal ve ideallerini, dinî inanç ve duygularını sömürür.Din istismarcıları, kendileri gibi düşünmeyenleri dışlar, mutlak itaat göstermeyenleri

ötekileştirir hatta tekfir eder. Kendilerine kayıtsız şartsız bağlılığı şart koşarak aile, millet, kültür ve kimlik bağlarını zayıflatır. Menfaati uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü, hırsızlığı, şantajı, şiddeti meşru görür. Sonuçta hem kendisi sırat-ı müstakimden sapar, hem de başkalarını saptırır.

Yüce Rabbimiz En'am Suresi 153.ayeti kerimesin de “Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun; başka yollara sapmayın. Sonra onlar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte sakınasınız diye Allah bunları size emretti. ” buyurmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz (Sav) ; “Sözlerin en doğrusu, Allah’ın kitabıdır.

Rehberliğin en güzeli, Muhammed’in rehberliğidir.” buyurarak tek kaynağımız ın kitap ve sünnet olduğunu belirtmektedir.

Din istismarı karşısında her birimize düşen, ferasetli ve basiretli davranmaktır. İstismar hareketleriyle samimi gayretleri birbirinden ayırt etmek için teyakkuzda olmaktır. Yüzyıllardır bu topraklarda dinî hayatımızı besleyen güçlü ve güvenilir maneviyat damarlarımızı tanımaktır. İslam’ı tahrif ve istismar etmek isteyenlerin bir amacının da köklü Anadolu irfanına zarar vermek olduğunu unutmamaktır.Şu da bir gerçektir ki inancı ve dinî değerleri üzerinden insanları aldatmak nasıl din istismarı ise iftira, hakaret ve ithamlarla Müslümanların tamamını zan altında bırakmak, İslam hakkında korku ve nefret oluşturmak da aynı şekilde din istismarıdır.

Din istismarına karşı en etkili koruma, Kur'an ve Sünnet temelli "sahih (doğru) dini bilgi" ile donanmaktır. Din istismarı, maddi veya manevi çıkarlar uğruna dini değerleri araçsallaştırmaktır. Doğru din anlayışının temel prensipleri şunlardır:Sahih Bilgiye Bağlılık: Bilginin kaynağı Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) sünnetidir. Doğru bilgi şeffaftır, sorgulanabilir ve vahye dayanır.

Akıl ve İrade: İslam, aklı ve iradeyi esas alır. Doğru din anlayışında kişi, din adına kendisine söylenenleri akıl süzgecinden geçirir; körü körüne teslimiyet veya aracılık (ruhbanlık) yoktur.

Ahlak ve Samimiyet: Dinin özü samimiyettir. Gösterişten uzak, ibadetleri ahlaki bir olgunluğa dönüştüren bir yaşam tarzını benimser.

Orta Yol (Vasat Ümmet): Aşırılıklardan, şiddetten ve hurafelerden uzak; her konuda adaleti, merhameti ve dengeyi gözeten bir yaklaşım sergiler.

Nasıl korunabilirim?

Kütahya’da orman emvali taşıyan araçlara denetim
Kütahya’da orman emvali taşıyan araçlara denetim
İçeriği Görüntüle

Son ve mükemmel dinin mensupları olarak, Cenab-ı Hak bize akıl ve irade ihsan etmiştir.

Dinimizin değişmez ilkeleri, kültürümüzün değerleri ve 14 asırlık sağlam bir ilim geleneğimiz vardır. Bunların kıymetini bilelim ve hazinelerimizi heba etmeyelim. İstismara fırsat vermemek için dinimizi uzman kişilerden, iyi niyetli ve sağlam kaynaklardan öğrenelim. Ölçümüz daima Kur’an-ı Kerim’in değişmez hakikatleri ve Peygamberimizin sünnet-i seniyyesi olsun.

Hazırlayan: Uzman Vaiz Semiha Yüksel.

Kaynak: D.İ.B

Kaynak: HABER MERKEZİ