Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nişanın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi halinde, nişanlıların veya ailelerinin verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenebileceğine hükmetti.
Kararda, nişan yüzüğü diğer ziynet eşyalarından ayrı değerlendirilirken, bilezik ve kolye gibi altınların veren kişiler tarafından geri talep edilebileceği belirtildi.
Karara konu olayda, evlilik hazırlığı yapan çift düğüne kısa süre kala nişanı bozdu.
Bunun üzerine gelin adayı Aile Mahkemesi'ne başvurarak nişan sırasında verilen çeşitli hediyelerin ve yapılan bazı harcamaların karşılığını talep etti.
Davada züccaciye eşyaları, bohça, damat kıyafeti, nişan masrafları, saat ve yüzük için farklı miktarlarda talepler ileri sürüldü.
NİŞAN HEDİYELERİ İÇİN KANUN HÜKMÜNE İŞARET ETTİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, değerlendirmesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun nişanlılığa ilişkin hükümlerine dayandı.
Buna göre nişanlılığın evlenme dışında bir nedenle sona ermesi halinde, nişanlıların birbirlerine veya anne, baba ya da onlar gibi davranan kişilerin diğer nişanlıya verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebiliyor.
Kararda, bu tür davalarda hediyelerin iadesi için tarafların kusurunun aranmayacağı belirtildi. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında nişan yüzüğü dışında kalan altın, takı ve ziynet eşyalarının alışılmışın dışında hediye olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Bu kapsamda nişanlıların birbirlerine ya da ailelerin diğer nişanlıya verdiği ziynet eşyaları, nişanın bozulması halinde veren kişiler tarafından geri istenebilecek.

DOSYADA 120 GRAM BİLEZİK VE ALTINLAR YER ALDI
Yargıtay'ın incelediği dosyada, nişan töreninde davalı-karşı davacıya 6 adet 22 ayar ve toplam 120 gram bilezik, 22 gramlık tuğralı kolye, 22 ayar 5 gram tektaş yüzük ile 22 ayar 5 gram alyans takıldığı belirlendi. Bu eşyaların verildiği ve sonrasında iade edilmediği tanık anlatımlarıyla da ortaya konuldu.
İlk Derece Mahkemesi, söz konusu ziynetlerin toplam bedeli olan yaklaşık 67 bin TL'nin karşı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
Yüksek Mahkeme, ziynet eşyalarının iadesine ilişkin değerlendirmeyi esas itibarıyla yerinde bulurken nişan yüzüğü konusunda farklı bir sonuca ulaştı.
Nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki hediyeler kapsamında bulunmadığı kabul edildiği halde iadesine karar verilmesini hukuka uygun bulmadı ve bu bölümün bozulmasına karar verdi.
HEDİYELERİN VERİLDİĞİ HER TÜRLÜ DELİLLE KANITLANABİLECEK
Kararda, hediyelerin verildiği ve iade edilmediği iddiasının her türlü delille ispatlanabileceği de belirtildi.
Yargıtay, kanunda aksi yönde bir hüküm bulunmadığı sürece tarafların kendi haklarını dayandırdıkları olayları ispatlamakla yükümlü olduğunu vurguladı.
Somut dosyada ziynet eşyalarının varlığı ve iade edilmediği yönündeki değerlendirmede tanık beyanları dikkate alındı.
Böylece nişan sırasında verilen altın ve takıların iadesine ilişkin uyuşmazlıkta delillerin nasıl değerlendirileceğine ilişkin de karar oluşturuldu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nişan yüzüğünün iadesine ilişkin hükmü bozarken, alyans ve karşı davadaki maddi tazminat talebinin saat dışındaki bölümlerine yönelik temyiz itirazlarını reddetti. Kararın ilgili bölümleri kadın yararına bozuldu.
Karar, nişanın evlilikle sonuçlanmaması halinde hangi hediyelerin geri istenebileceğine ilişkin değerlendirmede, alışılmışın dışındaki ziynet eşyaları ile nişan yüzüğünün aynı kapsamda ele alınmadığını ortaya koydu.





