İlişkilerde anlaşmazlık yaşamak oldukça yaygın. Ancak bazı çiftler sorunlarını sakin bir şekilde konuşabilirken bazıları küçük meseleler nedeniyle bile büyük tartışmalar yaşayabiliyor. Tartışma sırasında kullanılan dil ve tekrarlanan suçlayıcı ifadeler, anlaşmazlığın daha da büyümesine neden olabiliyor.
Çiftler üzerine çalışan bir psikoloğun önerdiği yöntem ise kişinin tüm tartışmada haksız olduğunu kabul etmesi değil, kendi sorumluluğundaki kısmı açıkça üstlenmesi. “Kısmi kabul” olarak tanımlanan bu yaklaşım, tarafların asıl meseleye odaklanmasına yardımcı olabiliyor.
“O KISIMDA HAKLISIN” DEMEK YETERLİ OLABİLİR
Kısmi kabulün temelinde, gerçekten hata yapılan noktayı açıkça dile getirmek yatıyor. Örneğin şu ifadeler kullanılabiliyor:
“Haklısın, o konuda hata bendeydi.”
“Bu konuda haklısın, sana söylemeyi unuttum.”
“Seninle konuşmadan böyle bir karar vermemeliydim.”
Burada amaç, tartışmanın tamamında geri adım atmak değil, yalnızca kişinin kendi hatasını kabul etmesi. Psikoloğa göre bu yaklaşımın, karşı tarafın hatasını kanıtlama ve kendini savunma ihtiyacını azaltmaya yardımcı olması mümkün.

NEDEN İŞE YARAYABİLİYOR?
Tartışma sırasında taraflar çoğu zaman yalnızca duygularını anlatmakla kalmıyor, kendi bakış açılarının doğru olduğunu da kanıtlamaya çalışıyor. Karşı tarafın kendisini dinlemediğini düşünen kişi sesini yükseltebiliyor veya geçmişte yaşanan sorunları yeniden gündeme getirebiliyor.
Kişinin hatalı olduğu noktayı kabul etmesi, bu karşılıklı savunma döngüsünü hafifletebiliyor. Böylece taraflar birbirlerinin kişiliğine yönelik suçlamalar yerine, anlaşmazlığın asıl nedenine odaklanabiliyor.
KABUL ETTİKTEN SONRA “AMA” DEMEYİN
Yöntemin etkili olabilmesi için kullanılan ifadelerin samimi ve açık olması gerekiyor. Örneğin, “Haklısın, bu konuda hata bendeydi ama sen de…” demek, yapılan kabulün ardından yeniden suçlamaya geçildiği izlenimini yaratabiliyor.
Bunun yerine hatayı açıkça belirtmek ve hemen ardından karşı tarafı suçlamamak öneriliyor. “Tamam, tamam, ben hatalıyım!” gibi isteksiz ifadeler yerine, “Bunu annenin yanında bu şekilde söylememeliydim” gibi somut cümleler kullanmak daha yapıcı bir iletişim sağlayabiliyor.

TARTIŞMANIN BAŞINDA KABUL ETMEK ÖNEMLİ
Psikoloğun dikkat çektiği bir diğer nokta ise zamanlama. Kısmi kabulün, tartışma büyümeden ve taraflar geçmişteki sorunları sıralamaya başlamadan yapılması öneriliyor.
Kişi tartışmanın genelinde kendisini haklı görse bile, gerçekten hata yaptığı küçük bir noktayı kabul edebilir. Küçük hataların sürekli görmezden gelinmesi, sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, kabul edilmeyen meseleler ilerleyen tartışmalarda yeniden gündeme gelebiliyor.
Kendi hatalarını zamanında kabul etmek, çiftlerin geçmişteki anlaşmazlıkları tekrar tekrar konuşmak yerine mevcut soruna odaklanmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yaklaşım her tartışmayı tek başına çözmez; sağlıklı iletişimde karşılıklı dinleme ve saygı da önem taşır.



