Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ), 2025-2026 akademik yılına "İlk Dersim Filistin" temasıyla başladı.

DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda “Filistin Türkiye’nin Neyi Olur?” konusuyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Filistin meselesinin yalnızca bölgesel bir sorun değil, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir mesele olduğunu belirtti.

Filistin ve Kudüs’ün tarihi süreci hakkında bilgiler veren ve Türkiye’nin bu konuda tarihi ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığını dile getiren Kızıltoprak, şunları söyledi:

“Filistin davası, aslında bizim kimliğimizin ve vicdanımızın bir parçasıdır. Bu meseleye kayıtsız kalmak, kendi değerlerimize kayıtsız kalmaktır. Bugün Kudüs'ün ihtiyaç duyduğu tek kabul edilebilir belgenin Hazreti Ömer'in tesis ettiği adalet düzeni, Selahattin Eyyubi'nin tesis ettiği kardeşlik ve hoşgörümüz. Yavuz Sultan Selim'in başladığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın Muhteşem Süleyman'ın imar faaliyetleriyle koruma altına aldığı Kudüs düzeni ve aziz atalarımızın 1200 yıl Eyyubi'ler ve Osmanlılar devriyle de olursak Türklerin 8 asır boyunca tesis ettikleri adalet düzenidir. Kudüs'ün ihtiyaç duyduğu şey dostluktur, kardeşliktir, barıştır. Kudüs'ün arzu ettiği huzuru, barışı, kardeşliği getirecek Hazreti Ömer'in anlayışıdır. Ve o anlayışa sahip çıkmaktır.”

Kudüs Rum Ortodoks Patriği Theofilos Giannopoulos’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Hazreti Ömer'in Kudüs'ü fethinin ardından Bizans İmparatorluğu adına şehri yöneten Patrik Sophronios'a verdiği emannamenin (güvence belgesi) yazılı olduğu tabloyu takdim etmesine de değinen Kızıltoprak, şöyle devam etti:

“Bu İslam tarihindeki en önemli belgelerden birisidir. Siyaset bilimi, idare bilimi açısından en önemli belgedir bu. Uluslararası hukuk açısından da Kudüs'ün hukuku açısından da en önemli belge budur. Kral Hezekiel döneminde Milattan Önce 700 yılında bulunan yazıt, bir teknik bir rapor. Ama bu güvence belgesine baktığımızda burada bir hukuk var. Anayasa medeni gibi bir metin var ve uluslararası hukuka müteakip hükümler var. Kudüs Rum Ortodoks Patriği Theofilos Giannopoulos neden bu belgeyi bir Hristiyan devlet başkanına vermedi? Neden Trump'a götürüp vermedi? Bu belgeyi Sayın Cumhurbaşkanımıza verme ihtiyacını neden hissetti? Biliyor ki bu mevcut Netanyahu rejimi kaldığı müddetçe Hristiyanların yaşama hakkı yok. Yaşam hakkını, kendi dinini, ibadetini özgürce yapmak için bir makama ihtiyaç duyuyoruz. Onların ve onların gölgesi altına, şemsiyesi altına, çatısı altına girmeye ihtiyaç duyuyor. Ve bu ihtiyacını karşılamak için Putin'e gitmiyor, Trump'a gitmiyor. Çevresinde de birçok ülke lideri var. Onlar Hazreti Ömer'in varisleri olduğunu söylüyorlar. Niye onlara gitmiyor? Cumhurbaşkanımıza geliyor. O da biliyor ki gerçekten Hazreti Ömer'in adaletini sağlayan Kudüs tarihinde Türklerdir.”

Kütahya’da sezonun ilk ulusal sualtı hokeyi şampiyonası
Kütahya’da sezonun ilk ulusal sualtı hokeyi şampiyonası
İçeriği Görüntüle

Osmanlı ve Türk tarihinde bir antisemitizm ve yahudi düşmanlığının olmadığını da vurgulayan Kızıltoprak, “Bizim kültürümüze, medeniyetimizde haksızlığa, soykırım yapana, katliam yapana, haksız kan dökene, bozgunculuk yapana karşı bir dik duruş var. O dik duruşu sergileyenlerden birisi Sayın Cumhurbaşkanımız olduğu için Giannopoulos, “Zamanın Hazreti Ömer'i sensin” mesafesinde o uluslararası hukukun en önemli belgesi emannameyi getiriyor. Ve dünyaya da şunu söylüyor. “Kudüs'te bir haksızlık var. Kudüs'te bir katliam var. Bu katliamdan dönüş elzemdir. Bunu yapacak bir makam vardır. O da İstanbul, onu yapacak bir lider var, o da Türklerin lideridir” demek istiyor.” ifadelerini kullandı.​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​

Muhabir: Bünyamin DOĞAN