Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından hayatı tamamen değişen Gülizar Subaşı, yaşadığı acıları iyiliğe dönüştüren isimlerden biri oldu. Malatya’da yıkılan evlerinden son anda kurtulan ve ardından Mardin’e yerleşen iki çocuk annesi Subaşı, yeni hayatında hem öğretmenlik yapıyor hem de gönüllülük faaliyetlerine katılıyor.

Deprem sürecinde kendisine uzanan yardım elinden etkilenerek Türk Kızılay gönüllüsü olan Subaşı, bu kez aynı desteği başkalarına sunmak için harekete geçti. Ramazan ayında 20 kız çocuğu için kendi imkânlarıyla bayramlık hazırlayan Subaşı’nın hikâyesi, zorlu bir sürecin ardından yeniden ayağa kalkmanın güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.

DEPREMDEN SONRA YENİ BİR HAYAT KURDU

Gülizar Subaşı, 6 Şubat depremlerinde hem evini hem de birçok yakınını kaybetti. Battalgazi’deki evlerinin yıkılmasıyla büyük bir yıkım yaşayan Subaşı, enkaz altında kalmaktan son anda kurtuldu. Yaşadığı bu travmatik sürecin ardından Mardin’in Artuklu ilçesine yerleşerek hayatına yeniden yön vermeye çalıştı.

Başlangıçta evinde terzilik yaparak geçimini sağlayan Subaşı, daha sonra Aile Destek Merkezi’nde (ADEM) dikiş öğretmeni olarak görev almaya başladı. Bu süreç, onun hem mesleğini sürdürmesini hem de topluma yeniden entegre olmasını sağladı. Depremin yarattığı boşluğu üretimle ve dayanışmayla doldurmaya çalışan Subaşı, kısa sürede çevresine de ilham veren bir isim haline geldi.

GECELERİ DİKTİĞİ BAYRAMLIKLARLA ÇOCUKLARI SEVİNDİRDİ

Subaşı’nın en dikkat çeken çalışması ise ramazan ayında gerçekleştirdiği gönüllülük faaliyeti oldu. Türk Kızılay’dan aldığı ilhamla harekete geçen Subaşı, yetim ve ihtiyaç sahibi kız çocukları için bayramlık kıyafet dikmeye karar verdi. Kumaşları kendi imkânlarıyla temin eden Subaşı, her bir çocuk için özenle hazırlanan setler oluşturdu.

Hazırlanan bayramlıklar yalnızca bir kıyafetten ibaret değil. Her set içinde etek, tişört, çorap, kilotlu çorap, saç bandanası ve toka yer aldı. Gündüzleri öğretmenlik yapan Subaşı, geceleri sahura kadar dikiş makinesinin başında çalışarak bu kıyafetleri tamamladı. Ortaya çıkan sonuç ise hem çocukların hem de gönüllülerin yüzünü güldüren anlamlı bir tablo oldu.

“İYİLİĞİ GÖRDÜM, ŞİMDİ BEN YAPIYORUM”

Deprem sürecinde Türk Kızılay’ın sahadaki çalışmalarından etkilendiğini belirten Subaşı, bu deneyimin kendisini gönüllülüğe yönlendirdiğini ifade etti. Yaşadığı zor günleri unutmadığını ancak bu süreci başkalarına destek olarak aşmaya çalıştığını dile getiren Subaşı, iyiliğin yayılması gerektiğine inanıyor.

Kütahya Porselen’den duygu dolu 18 Mart programı
Kütahya Porselen’den duygu dolu 18 Mart programı
İçeriği Görüntüle

“İnsanları mutlu etmek istediğim çok proje var” diyen Subaşı, bu çalışmanın sadece bir başlangıç olduğunu söylüyor. Özellikle kız çocuklarına ayrı bir hassasiyetle yaklaştığını belirten Subaşı, onların yüzündeki tebessümün her şeye değdiğini ifade ediyor. Ona göre herkes, elinden gelen katkıyı sunarak bu dayanışma zincirinin bir parçası olabilir.

GÖNÜLLÜLÜKLE BÜYÜYEN DAYANIŞMA

Türk Kızılay Artuklu Şubesi de Subaşı’nın çalışmasını takdirle karşılayan kurumlar arasında yer aldı. Şube Başkanı Şehmus Arı, gönüllü desteğinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, bu tür çalışmaların toplumda iyiliği yaydığını vurguladı.

Ramazan ayında farklı sosyal projeler yürüttüklerini ifade eden Arı, Subaşı’nın hikâyesinin gönüllülüğün en güzel örneklerinden biri olduğunu söyledi. Çocuklara bayramlıkların dağıtıldığı anlarda duygusal anlar yaşandığını belirten Arı, herkesin kendi alanında katkı sunabileceğine dikkat çekti.

Kaynak: AA