ABD’de gerçekleştirilen bir araştırma, bebeklerde ilk dişlerin çıkma zamanının, annenin gebelik sürecindeki hormon seviyeleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.
Bilim insanları, hamilelik döneminde salgılanan bazı hormonların, çocukların diş çıkarma sürecini hızlandırabileceğini veya geciktirebileceğini değerlendiriyor.
Araştırma kapsamında 142 anne ve çocukları, hamilelik döneminin son haftalarından itibaren iki yaşına kadar düzenli olarak gözlemlendi.
Çalışmada annelerden alınan tükürük örneklerinde kortizol (stres hormonu), östradiol, progesteron, testosteron, T3 ve T4 gibi hormonların seviyeleri incelendi.
HORMON SEVİYELERİ DİŞ ÇIKARMA HIZINI ETKİLİYOR
Araştırmanın sonuçlarına göre, özellikle stres ve metabolizma ile ilişkili hormon düzeylerinin, bebeklerin diş çıkarma zamanlamasında belirleyici rol oynayabileceği tespit edildi.
Annelerde yüksek seviyede kortizol, östradiol, progesteron, testosteron ve T3 hormonlarının bulunması, çocuklarda dişlerin daha erken veya daha hızlı çıkmasına neden olabiliyor.
Bu bulgular, diş gelişiminin yalnızca genetik faktörlerle değil, anne karnındaki hormonal ortamla da şekillendiğine işaret ediyor.
Araştırmacılar, hamilelik dönemindeki hormonal değişimlerin, bebeğin ağız ve diş gelişimini dolaylı olarak etkileyebileceğini vurguluyor.
DEPRESYON VE ANKSİYETE BELİRLEYİCİ DEĞİL
Araştırmada, gebelikte depresyon veya anksiyete tanısı konulan annelerle ilgili de değerlendirmeler yapıldı.
Ancak bu psikolojik durumların tek başına bebeklerde diş çıkarma zamanlaması üzerinde anlamlı bir etki göstermediği belirlendi.
Uzmanlar, hormon seviyelerinin stres kaynaklı olsa da, duygusal durumun tek başına belirleyici olmadığına dikkat çekti.
DİŞ ÇIKARMA GELİŞİM GÖSTERGESİ OLARAK ÖNEMLİ
Diş çıkarma dönemi, bebeklerin genel gelişiminde önemli bir biyolojik gösterge olarak kabul ediliyor.
Uzmanlar, erken veya gecikmiş diş çıkarmanın bazı gelişimsel farklılıklara ya da sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtiyor.
Araştırma sonuçları, gelecekte gebelik sürecinde yapılan hormonal analizlerin, bebek gelişimi hakkında daha detaylı bilgi sunabileceğini gösteriyor.
Bilim insanları, bu tür çalışmaların anne-bebek sağlığı alanında yeni yaklaşımların önünü açabileceğini ifade ediyor.