Ekonomi

30 bin lira altın kuralı nasıl işleyecek?

30 bin lira üzeri altın işlemleriyle ilgili merak edilenleri Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Candaş Atalay yanıtladı.

Abone Ol

Altın fiyatlarının yükselmesiyle birlikte kamuoyunda çeşitli soru işaretleri yeniden gündeme geldi.

Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlar arasında, “Devlet yastık altındaki altınlara el koyacak mı?” sorusu sıkça dile getirilmeye başlandı.

Altın piyasasına ilişkin son düzenlemeler, birçok kişi tarafından yanlış yorumlanırken, uzmanlar bu konuda kamuoyunu bilgilendirdi.

“VATANDAŞIN ALTININA KİMSE EL KOYAMAZ”

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Candaş Atalay, yürürlükteki mevzuatın vatandaşın altınına el konulmasına izin vermediğini vurguladı.

Kamuoyunda dolaşan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Atalay, devletin bireysel mülkiyete müdahale etmesini sağlayacak herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığının altını çizdi.

DÜZENLEMELERİN AMACI KORKUTMAK DEĞİL, KORUMAK

Altının Türkiye’de yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda ekonomik bir güvence olduğunu belirten Atalay, yapılan düzenlemelerin vatandaşları zorlamak ya da tedirgin etmek amacı taşımadığını ifade etti.

Alınan kararların, hem vatandaşın hem de sektör temsilcilerinin ileride yaşayabileceği olası mağduriyetleri önlemeyi hedeflediğini söyledi.

30 BİN LİRA ÜZERİ ALTIN İŞLEMLERİ NEDEN KAYIT ALTINDA?

Son dönemde tartışmaların odağında yer alan 30 bin lira üzeri altın alım-satımı uygulamasının yanlış anlaşıldığını dile getiren Atalay, bu düzenlemenin yalnızca kayıt altına alma amacı taşıdığını belirtti.

Kuyumcuların bu tutarın üzerindeki işlemlerde kimlik bilgisi almakla yükümlü olduğunu ifade eden Atalay, uygulamanın altın satışını engellemediğini, ek bir vergi getirmediğini ve mülkiyet hakkına müdahale etmediğini vurguladı.

DEVLET ALTIN PİYASASINDA NEYİ HEDEFLİYOR?

Türkiye’de altına olan talebin hızla arttığını belirten Atalay, özellikle çeyrek ve yarım altın gibi darphane üretimi sarrafiye ürünlerde zaman zaman arz sıkıntısı yaşandığını söyledi.

Bu durumun, yetkisiz ve merdiven altı üretimlerin artmasına neden olduğunu ifade ederek, darphane dışında bu tür altınların basılmasının suç olduğunu hatırlattı.

KAYITSIZ ALTINLAR PİYASA İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR

Darphane üretimi altınlarda sertifika, seri numarası ve ayırt edici işaret bulunmadığını belirten Atalay, bu nedenle gramaj, ayar ve saflık bilgilerinin kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Yapılan düzenlemelerin temel hedefinin, altın piyasasında şeffaflığı artırmak olduğunu ifade etti.

YÜKSEK TUTARLI ALTIN BOZDURULABİLİR Mİ?

“100 bin liralık altınım var, bozdurabilir miyim?” sorusuna net yanıt veren Atalay, bu işlemlerin herhangi bir sorun yaşanmadan yapılabileceğini belirtti.

Kuyumcuların yalnızca kimlik bilgisi alarak işlemi kayıt altına aldığını, altının kaynağının sorgulanmadığını ve bunun tamamen vatandaşın kişisel mülkü olduğunu vurguladı.

İKİNCİ EL BİLEZİKLERDEKİ RİSKLERE DİKKAT

Altın piyasasındaki en büyük riskin ikinci el bilezikler olduğunu belirten Atalay, bu alandaki işlemlerin çoğu zaman belgesiz yapıldığına dikkat çekti.

Bileziklerin iç ayarının kesilmeden tespit edilemediğini belirten Atalay, ilerleyen yıllarda bozdurulmak istenen ürünlerde düşük ayar çıkması halinde vatandaşın ciddi mağduriyet yaşayabileceğini söyledi.

Fatura, sertifika veya ödeme kaydı bulunmayan durumlarda hak aramanın neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Atalay, satıcıların da çoğu zaman sabit bir tedarikçiyle çalışmadığı için sorumluluk kabul etmediğini ifade etti.