Kültür Sanat

Kütahya’nın işgal yılları ve kültürel mirası konuşuldu

Kütahya’nın işgal yılları ve o yıllardan bugüne uzanan tarihi yapıları Rum Kilisesi ve Rum Hamamı ile ilgili bilgiler veren Arkeolog Metin Türktüzün, tarihi yapıların bakımsız bırakıldığını bildirdi.

Abone Ol

Kütahya Kültür ve Sanat Derneği (KÜSAD) geleneksel “Cumartesi Dinletileri” gerçekleştirildi.

Arkeolog Metin Türktüzün, “İşgal yıllarında Kütahya” başlıklı konferansta, kentin yakın tarihi ve bugüne ayakta kalan tarihi yapıları anlattı.
Kütahya’nın işgal yıllarındaki sosyal yapısı hakkında bilgiler veren Türktüzün, Rum Kilisesi ve Rum Hamamı üzerine değerlendirmeler yaptı.

Aya Haralambos ve Başmelekler Kilisesi’nin 1834 yılında inşa edildiği aktaran Türktüzün, “Avlusunda bulunan çan kulesi ise 1885 yılına ait bir yapı. 19. yüzyılda bölgede yaşayan Ortodoks Rum topluluğunun ibadet mekânı olarak kullanılan yapı üç nefli planı, ahşap galerileri, apsis bölümü ve zengin iç mimari detaylarıyla dikkat çekiyor.” diye konuştu.

“İKİ FARKLI İNANÇ SİSTEMİNİ TAŞIYAN NADİR ESERLERDEN”

Kilisenin taş ve ahşap işçiliğiyle dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli eser olduğunu bildiren Türktüzün, Kurtuluş Savaşı’nın ardından bir süre cami olarak kullanıldığını ve bu süreçte mihrap ile minber eklendiğini söyledi.

Kilisenin bu yapısıyla iki farklı inanç sisteminin izlerini bir arada taşıyan nadir eserlerden biri haline geldiği vurgulayan Türktüzün, “Zaman içerisinde ilgisizlik, bilinçsiz kullanım ve define aramaları nedeniyle özgün yapısında ciddi zararlar oluştu. Yapının kamulaştırılarak restore edilmesi ve yeniden işlev kazandırılması büyük önem taşıyor.

RUM HAMAMI İÇİN RESTORASYON ÇAĞRISI

Programda ele alınan bir diğer önemli yapı ise halk arasında “Gavur Hamamı” olarak bilinen Rum Hamamı oldu.

Lala Hüseyin Paşa Caddesi üzerinde bulunan avlulu kagir hamamın, 1893 yılında Kütahya’da yaşayan Rum tebaa tarafından inşa edildiği, mübadele sonrasında ise Türkler tarafından kullanılmaya başlandığı aktarıldı.

1970’li yıllara kadar hamam işlevini sürdüren yapının daha sonra terk edildiği ifade edildi.

Hamam ile ilgili bilgiler paylaşan Türktüzün, soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden oluştuğunu kubbeli ana mekânında göbek taşı bulunduğu ve sıcaklık kubbesinde toplam 43 ışıklığın yer aldığını dile getirdi.
Türktüzün, Rum Hamamı’nın restore edilerek “Kültür ve Semt Evi” olarak yeniden işlevlendirilmesinin mümkün olduğunu kaydetti.

KÜLTÜREL MİRAS GELECEĞE TAŞINMALI

Konferans boyunca vurgulanan ortak mesaj, Kütahya’nın tarihi ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği oldu.

Günümüzde atıl durumda bulunan bu eserlerin her geçen gün daha fazla zarar gördüğü, bu nedenle ilgili kurumlar tarafından bir an önce ele alınarak restore edilmesi gerektiği ifade edildi.

Hazır durumda bulunan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin talep edilmesi halinde ilgili kurumlarla paylaşılabileceği de belirtildi.
Program sonunda katılımcılar, Kütahya’nın tarihi ve kültürel mirasına ışık tutan bu tür etkinliklerin devam etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.