Doğal yürüyüş temposu yüksek olan 80 yaş ve üzerindeki bireylerin bilişsel gerileme yaşama olasılığının daha düşük olduğu belirlendi. ABD'de yürütülen ve bulguları Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada, yürüyüş hızı ile beyin sağlığı arasındaki ilişki incelendi.
Çalışma, hızlı yürüyen yaşlı yetişkinlerde bilişsel bozukluk gelişme riskinin yaklaşık yüzde 50 daha düşük olduğunu ortaya koyarken, araştırmacılar bunun neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını vurguladı.
Araştırma, Stony Brook Üniversitesi Rönesans Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Joe Verghese liderliğinde gerçekleştirildi. Çalışmada, 80'li yaşlardaki katılımcıların doğal yürüyüş hızları, bilişsel performansları ve beyin sağlıklarına ilişkin veriler karşılaştırıldı. Değerlendirmelerde Sağlık ve Emeklilik Araştırmaları Uluslararası Ağı (HRS-INS), LonGenity Çalışması ve RUSH Hafıza ve Yaşlanma Projesi'nin verilerinden yararlanıldı.
Araştırmacılar, katılımcıları yürüyüş hızlarına göre iki gruba ayırdı. Doğal temposu yüksek olanlar "süper yürüyücüler", daha yavaş yürüyenler ise diğer grupta değerlendirildi. Bilişsel testler, manyetik rezonans görüntüleme (MR) sonuçları ve demansla ilişkili beyin patolojilerine ait bulgular birlikte analiz edildi.
HIZLI YÜRÜYÜŞ BEYİN SAĞLIĞIYLA İLİŞKİLENDİRİLDİ
Araştırmanın sonuçlarına göre hızlı yürüyen katılımcılar yalnızca bilişsel testlerde daha başarılı sonuçlar vermedi. Aynı zamanda beyin yapılarının da daha sağlıklı olduğu belirlendi. Bu gruptaki bireylerin bilişsel gerileme geliştirme olasılığı, daha yavaş yürüyen akranlarına göre yaklaşık yarı yarıya daha düşük çıktı.
Prof. Dr. Joe Verghese, araştırma bulgularını değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
"Çalışmamız, 80 yaş ve üzerindeki hızlı yürüyen yaşlı yetişkinlerin yaşıtlarına göre bilişsel bozukluk geliştirme riskinin yaklaşık yarı yarıya daha düşük olduğunu gösterdi. Şaşırtıcı olan ise demansla ilişkili beyin patolojileri benzer düzeyde olmasına rağmen bilişsel işlevlerini daha iyi koruyabilmeleriydi.
Bu durum, beyin fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olan dayanıklılık mekanizmalarına sahip olabileceklerini düşündürüyor. Araştırmamız neden-sonuç ilişkisini ortaya koymuyor ancak hareket kabiliyeti ile beyin sağlığı arasında yakın bir ilişki bulunduğunu gösteren bulguları destekliyor."
YÜRÜYÜŞ HIZI ERKEN UYARI İŞARETİ OLABİLİR
Araştırmacılar, yürüyüşün sanıldığından çok daha karmaşık bir süreç olduğuna işaret etti. Düzenli yürüyebilmek için beynin dengeyi sağlaması, hareketleri planlaması, görsel bilgileri işlemesi, kasları yönetmesi ve sinir sistemiyle sürekli iletişim kurması gerekiyor.
Bu nedenle yürüyüş hızındaki küçük değişimlerin yalnızca kas gücündeki azalmayı değil, beyindeki yaşlanmaya bağlı değişimleri de yansıtabileceği değerlendiriliyor. Hafıza problemleri ortaya çıkmadan önce yürüyüş temposunda görülen yavaşlama, bilişsel gerilemenin erken belirtilerinden biri olarak kabul edilebiliyor.
Araştırmada, yürüyüş hızının tek başına demans tanısı koyduracak bir ölçüt olmadığı da vurgulandı. Ancak bu verinin rutin sağlık kontrollerinde ek bir değerlendirme aracı olarak kullanılabileceği ifade edildi.
YÜRÜYÜŞ HIZI TEK BAŞINA YETERLİ GÖRÜLMÜYOR
Bilim insanları, yürüyüş hızını etkileyen farklı sağlık sorunlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Eklem rahatsızlıkları, kalp-damar hastalıkları, genel fiziksel kondisyon ve kas gücü gibi etkenlerin yürüyüş temposunu değiştirebildiği hatırlatıldı.
Prof. Dr. Joe Verghese, yaşlı bireylerde yürüyüş hızındaki belirgin yavaşlamanın hafıza sorunlarıyla birlikte görülmesi halinde ayrıntılı bir klinik değerlendirme yapılmasının uygun olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Yürüyüş hızı yaşlı sağlığı uygulamalarında uzun süredir genel sağlık durumunu gösteren basit ve düşük maliyetli bir ölçüm olarak kullanılıyor. Yaşlı bireyin kendisi ya da doktoru yürüyüşte belirgin bir yavaşlama fark ederse ve buna hafıza sorunları eşlik ediyorsa daha kapsamlı bir klinik değerlendirme yapılmalıdır."
FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNERİLMEYE DEVAM EDİLİYOR
Araştırmacılar, elde edilen bulguların hızlı yürümeye çalışmanın doğrudan demans riskini azalttığını göstermediğini belirtti. Çalışmanın gözlemsel yapısı nedeniyle yalnızca yürüyüş hızı ile beyin sağlığı arasındaki ilişki değerlendirilebildi.
Bununla birlikte düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşlanma üzerindeki olumlu etkilerinin birçok araştırmayla desteklendiği ifade edildi. Aerobik egzersizler, kas güçlendirme çalışmaları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi damar hastalıklarının kontrol altında tutulması, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sosyal yaşamın sürdürülmesi hem hareket kabiliyetinin hem de bilişsel işlevlerin korunmasına katkı sağlayan yaşam alışkanlıkları arasında gösteriliyor.
Araştırmacılar, yürüyüş hızının yaşlı bireylerde beyin sağlığına ilişkin erken ipuçları verebilecek kolay uygulanabilir göstergelerden biri olduğunu, bu alandaki neden-sonuç ilişkisini ortaya koyacak yeni çalışmaların ise devam ettiğini bildirdi.