Sağlık

Gece kuşlarına uyarı: Kalp krizi ve inme riski artıyor

Bilimsel bir araştırma, gece geç saatlerde aktif olan bireylerde kalp krizi ve inme riskinin yüzde 16 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Abone Ol

Gece geç saatlerde daha enerjik hisseden ve uyku düzenini bu doğrultuda şekillendiren “gece kuşları” için dikkat çeken bir araştırma yayımlandı. Harvard Tıp Fakültesi ve Brigham ve Kadın Hastalıkları Hastanesi tarafından yürütülen kapsamlı çalışma, biyolojik saat ile günlük yaşam temposu arasındaki uyumsuzluğun kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını gösterdi. Araştırmaya göre, geç saatlerde aktif olan bireylerin kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma riski, toplumun genel ortalamasına kıyasla daha yüksek. Uzmanlar, bu durumun kaçınılmaz olmadığını ancak modern yaşamın gece kuşları için önemli zorluklar barındırdığını vurguluyor.

BİYOLOJİK SAAT VE GÜNLÜK HAYAT ARASINDAKİ ÇATIŞMA

İnsan vücudunun iç düzenini belirleyen circadian ritim, yalnızca uyku ve uyanıklık döngüsünü değil; kalp atış hızı, tansiyon, hormon salınımı ve metabolizmayı da doğrudan etkiliyor.

Araştırmacılar, her bireyin biyolojik ritminin farklı çalıştığını ancak gece geç saatlerde zihinsel ve fiziksel olarak daha aktif olan kişilerin, erken kalkanlara göre daha fazla sağlık riski taşıdığını belirtiyor. Çalışmanın lideri Sina Kianersi, bu uyumsuzluğun sağlıklı alışkanlıkların sürdürülmesini zorlaştırdığını, özellikle düzenli beslenme ve yeterli uyku konusunda sorunlar yarattığını ifade ediyor.

“SABAH İNSANLARINA GÖRE TASARLANMIŞ BİR DÜNYA”

Northwestern Üniversitesi’nden Kristen Knutson’a göre, gece kuşları sabah insanlarına göre şekillenmiş bir dünyada yaşamaya çalışıyor. Erken başlayan iş saatleri, sabah saatlerinde yapılan yoğun aktiviteler ve sosyal düzen, gece yaşayan bireyler için ciddi bir stres kaynağı oluşturuyor. Bu durum yalnızca kronik uykusuzluğa yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda metabolik dengenin bozulmasına da neden oluyor.

Uzmanlar, vücudun sabah erken saatlerde yüksek kalorili öğünleri tolere etmekte zorlanmasının, uzun vadede kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.